\

'Yapabilecekleri en büyük şey beni tutuklamaktı'

DHKP-C’ye yönelik olduğu iddiasıyla 18 Ocak’ta gerçekleştirilen operasyonda tutuklanan ve aralarında Yurt Gazetesi Muhabiri Sami Menteş’in de olduğu 29 kişi hakkında açılan dava 10 Ekim’de görüldü. Yurt Gazetesi Muhabiri Sami Menteş, Cemil Onur Çelikdağ, Duygu Yücel, Ulaş Doğan ve Tahsin Sağtıcı tahliye edildi. Sami Menteş henüz 21 yaşında iken gözaltına alındı. İlk duruşmasına ise tutuklandıktan yaklaşık dokuz ay sonra çıktı. Dünyanın en genç tutuklu gazetecisi Sami Menteş yaşadıklarını gazetemizle paylaştı.

Cihan Çelik

DHKP-C’ye yönelik olduğu iddiasıyla 18 Ocak’ta gerçekleştirilen operasyonda tutuklanan ve aralarında Yurt Gazetesi Muhabiri Sami Menteş’in de olduğu 29 kişi hakkında açılan dava 10 Ekim’de görüldü. Yurt Gazetesi Muhabiri Sami Menteş, Cemil Onur Çelikdağ, Duygu Yücel, Ulaş Doğan ve Tahsin Sağtıcı tahliye edildi. Sami Menteş henüz 21 yaşında iken gözaltına alındı. İlk duruşmasına ise tutuklandıktan yaklaşık dokuz ay sonra çıktı. Dünyanın en genç tutuklu gazetecisi Sami Menteş yaşadıklarını gazetemizle paylaştı.

9 ay boyunca cezaevindeydin nasılsın, neler hissediyorsun?

Buruk bir özgürlük oldu, arkadaşlar hâlâ içerde. Çünkü onlarında tahliye olması gerekiyordu. Bu dosya gerçekten boş bir dosyaydı. İçinde sadece basın açıklamaları, öğrenci eylemleri olan bir dosya. Sadece biraz daha insanlara öğrencilere gözdağı verilmesi gerekiyordu. Ben tahliye oldum. O arkadaşların da tahliye olması gerekiyordu. Buruk bir özgürlük var içimde.

Nasıl gelişti süreç. Neden gözaltına alındın ve tutuklandın?

Ben bir haberin peşindeydim Hrant Dink’in duruşmalarına giren Av. Hakan Karadağ’ın intiharı yani intihar ettiği söyleniyor. Onun ölümünü araştırıyordum ben. Kendisi Çağdaş Hukukçular Derneğinin eski yöneticisiydi. Bilgi almak içinde ÇHD ile görüşmeye başladım. İlk görüşmeyi yaptık. Görüşmenin akşamında gözaltına alındım.

Savcılık sorgusunda neler soruldu?

8 tane basın açıklaması bulmuşlar 2010 ile 2011 yılları arasında. Bunların içerisinde YÖK protestosu var, okulda açılan soruşturmalara karşı, parasız eğitim için yapılan eylemler var. 16 Mart katliamında yapılan eylemler var. Bunlar bir insanı örgüt üyesi yapmaya yeterli görüldü. Savcı sadece bunları katıldın mı diye sordu. Evet dedim. Sorgum bitti. “Bunlar demokratik hakkım, basın açıklamasında herhangi bir sorun yaşanmadı, polis müdahale bile etmedi” dedim. “Tamam yeter, çık dışarı” dedi ve tutukladı.

Gazetecilerin yargılandığı davalarda haberleri delil olarak yer alıyor iddianamede. Sende de öyle oldu sanıyorum.. Hangi haberlerin yer aldı? ve İddianamede ne ile suçlanıyordun?

İsnad edilen suç terör örgütü üyeliği. Bu iddianamede aynı zamanda benim bilgisayarımda olan haber fotoğrafları var. İki yıllık yapılan telefon dinlemesi var. Bu telefon dinlemelerinden de arkadaşlarımla yaptığım görüşmeler örgüt ilişkisi olarak nitelendirilmiş. Gazi Mahallesi’nde polis merkezine yapılan canlı bomba eyleminin fotoğrafları vardı. Eylemden sonra çekilen fotoğraflar. İddianamede bunlar olay yerinin keşfi, olay yerinde yer alan polislerin tespit edilmesi gibi iddialarla fotoğraflar değerlendirilmiş. Daha sonra Çağlayan Adliyesi önünde Grup Yorum’un yapmış olduğu basın açıklamaları bunlar da yine iddianamede suç olarak yöneltildi.

Savunmanda ‘cezaevi için gazetecilerin staj yeri’ dedin. Neden böyle hissettin?

Türkiye’de bunun gerçekliği bu. Gerçekten Türkiye’de hapishaneler gazetecilerin stajı olarak görülüyor. Bunun nedeni de şu: Terörle mücadele yasası diye bir yasa var. Aslında bu toplumla mücadele yasası. Siyasi iktidar kimi susturmak isterse ya da kimi kendisine karşı olarak görüyorsa bu yasanın arkasına sığınıp insanlara böyle davalarla hapishanelerle gözdağı vermeye bir boyunduruk altına almaya çalışıyor. Baktığımız zaman yüzlerce gazeteci hapishanelerde, yüzlerce gazetecinin hâlâ yargılamaları var. Şöyle bir algı da gelişti, tutuklanmadan gazeteci olamıyorsunuz bu ülkede.

Başbakan Erdoğan gazetecilerin, gazetecilik görevlerinden değil, ‘terör’ örgütü üyeliğinden ya da başka suçlarla yargılandığını söyledi. Sen ne düşünüyorsun?

Ben tutuklandıktan birkaç gün sonra grup toplantısında da demişti o gazeteci değil terörist diye. Düşmanlaştırmaya çalışıyorlar içerdeki gazetecileri. Yaptıkları zulmü haklı göstermeye çalışıyorlar. Faili meçhul cinayetlerle susturuluyordu eskiden gazeteciler. Şimdide itibarları katledilmeye çalışılıyor.

Dünyanın en genç tutuklu gazetecisiydin.. 62 gazeteci hâlâ cezaevinde. Neler söylemek istersin?
Bizim en büyük eksikliğimiz birbirimizle olan dayanışmamızın eksikliğiydi. Bence yavaş yavaş her şeyinde farkına varmaya başlıyoruz. Gezi süreci büyük bir kırılma yarattı, dayanışma ruhunu ortaya çıkardı. Ben elimizde olduğunu düşünüyorum. Diğer gazetecilerin özgürlüğü de bizim elimizde, içerde bulunan diğer tutuklu öğrencilerin özgürlüğü de bizim elimizde. Eğer biz yan yana gelebilirsek, birbirimize sahip çıkabilirsek onları da özgürlüğüne kavuşturabileceğimize inanıyorum

Bundan sonrası için geleceğe dair ne düşünüyorsunuz?
Benim korkularım vardı. Kimi zaman tutuklamaktan kimi zaman başka bir şeyden. 9 ay içerde kaldıktan sonra o korkularımda törpülendi. Yapabilecekleri en büyük şey beni tutuklamaktı. Bunu da yaptılar. Bunun ötesinde artık bir şey yok. Biraz daha korkusuzum daha cesurum. Kaldığım yerden devam edeceğim. (İstanbul/EVRENSEL)


 

www.evrensel.net