Çingeneye ‘hırsız’, LGBT bireye ‘sapık’ deniyor

Çingeneye ‘hırsız’, LGBT bireye ‘sapık’ deniyor

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya Kulübü tarafından düzenlenen ve bu sene ilki gerçekleştirilen Medya Günleri başladı. “Medya ve Etik”, “Medyada Nefret Söylemi” ve “İfade Özgürlüğü” konularının konuşulduğu oturumlara çok sayıda iletişim bölümü öğrencisi katıldı.

 

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya Kulübü tarafından düzenlenen ve bu sene ilki gerçekleştirilen Medya Günleri başladı. “Medya ve Etik”, “Medyada Nefret Söylemi” ve “İfade Özgürlüğü” konularının konuşulduğu oturumlara çok sayıda iletişim bölümü öğrencisi katıldı.

Medyada Nefret Söylemi oturumunda konuşma yapan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ülkü Doğanay, karamsar bir tablo çizmek zorunda kaldığını ifade ederek, “Bugünkü ırkçılığın en önemli özelliği kendini medyadaki söylemleri ile belli etmesi.  Irkçı söylemlerin yaygınlaştırılmasında çok belirleyici bir rolü var medyanın. Irkçılığı satır aralarında yakalamanız mümkün, popüler kültür programlarında bunu daha net görebiliriz” dedi.

DİZİLERDE ‘ÖTEKİ’ KAVRAMI

Başta diziler olmak üzere çeşitli TV programlarından örnekler veren Doğanay, örnek olarak dizilerde yabancı kadınların kötü kadın ve aileleri bölmeye çalışan biri olarak gösterildiğini, ayrıca suçlu, hizmetli ve hayat kadını gibi rollerde de oynatıldığına dikkat çekti. Yine bu kadınların ancak ‘Türk’ olduklarında iyi birisi olabileceği mesajı verilmeye çalışıldığını ifade eden Doğanay bu kadınların kurtarıcılarının ise yine Türk erkekleri olduğunu ifade etti. 

Çingenelerin adam kaçıran, zorbalık yapan gruplar olarak lanse edildiğine değinen Doğanay yine dizilerde Kürt kadınların ‘Kürtlükleri’ gizlenerek tanıtıldığını ve yardıma muhtaç ve ‘medenileşmeye’ çalışan birileri olarak tanıtıldığını dile getirdi.  Medyadaki bu söylemlerin düzelebileceğini düşündüğünü de belirten Dolunay, ancak bunun ana akım medya ile olamayacağını Gezi Parkı eylemleri ile önemi keşfedilen alternatif medya sayesinde sağlanacağını söyledi. 

Siyah Pembe Üçgen Derneğinden LGBT Bireyi Demet Yanardağ da LGBT’lerin basında da yok sayıldığını ya da verildiğinde sapık, psikopat, pislik, kaçak ve ailesi tarafından kovulmuş biri olarak verildiğini hatırlattı. 

Medyada çıkan LGBT Bireyleri ile ilgili haberlerin istatistiklerini de veren Yanardağ, aylık 350 civarında haber yapıldığını ancak bunun sadece 20 tanesini yerel medyada kendisine yer bulduğunu bunların ise yüzde yetmişinin olumsuz, yüzde otuzunun ise olumlu olduğunun bilgisini verdi. 

LGBT BİREYLERİNE DE ÖZGÜRLÜK VERİLMELİ

Demokratikleşme paketi ile ilgili görüşlerini de açıklayan Yanardağ sözlerine şunları söyledi “Uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz bir nefret suçları yasası vardı. Kocaman bir paket geldi önümüze ama paketin işi boş çıktı. Bizimle alakalı bir nefret suçları yasası çıkmadı. Kapsamına baktığımızda genelde İslamofobi ve türban konusu işlenmişti. Çıkarılmak istenen yasaya göre kadına laf söylemek nefret değil ama başörtüsüne laf söylemek nefret. Bu hangi mantığa sığıyor. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ifadesinin geçmemesinin sebebi bizleriz. İktidar bu ibareyi koyarsak eş cinseller de bundan faydalanır diye düşünüyor. Ondan dolayı bize her türlü nefret kusulabilir, iktidarın görüşü bu şekilde. Türbana özgürlük ama LGBT bireylerine de özgürlük verilmeli”.

ALANKUŞ UNUTULMADI

Medya Günleri’nin mimarı olan ancak Gezi Parkı eylemlerine destek verdiği için sözleşmesi yenilenmeyerek üniversiteyle ilişkisi kesilen İletişim Fakültesi Eski Dekanı Sevda Alankuş da unutulmadı. 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Yrd. Doç. Dr. Yeşim Kaptan, konuşmasında üzüntüsünü dile getirerek, “Sözleşmesi feshedilmeseydi bu konuşmayı Sevda Alankuş yapacaktı” dedi.

Medya Kulübü Başkanı Çağrı Öner de eski dekanları Alankuş’u anarak, “Diplomalarımızı elinden alamayacağımız için üzgünüz” dedi.

Kulübün Sevda Alankuş için hazırladığı “Teşekkür Plaketi”ni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gökçen Karanfil aldı. Ardından Sevda Alankuş’un, “Üniversite eğitimi karşılıklı bir süreçtir ve aslen sınıf dışındaki etkileşimdir. İzmir Ekonomi Üniversitesindeki yaşadığım dönemim bunun en güzel örneği oldu” ifadelerinin yer aldığı mesajı okundu. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net