Devrim canlı yayınlanacak

Devrim canlı yayınlanacak

Gezi Parkı’nda başlayıp ülkenin her yerine yayılan ‘Haziran Direnişi’ hayatımızdaki pek çok şeye etki etti. Bu anlamda durumumuzu Gezi’den önce Gezi’den sonra diye tarif etmeye başladık. Haziran direnişinin en fazla etki ettiği alanlardan bir tanesi de bir bütün halinde medya oldu. Direniş sonrası burjuva medya ciddi itibar(!) yitirirken, alternatif medya organlarına ilgi bir hayli arttı. Direnişle birlikte daha geniş kitlelerce tanınmaya ve izlenmeye başlanan medya organlarından birisi de ‘Nabermedya’ oldu.

Elif Baydur

Gezi Parkı’nda başlayıp ülkenin her yerine yayılan ‘Haziran Direnişi’ hayatımızdaki pek çok şeye etki etti. Bu anlamda durumumuzu Gezi’den önce Gezi’den sonra diye tarif etmeye başladık. Haziran direnişinin en fazla etki ettiği alanlardan bir tanesi de bir bütün halinde medya oldu. Direniş sonrası burjuva medya ciddi itibar(!) yitirirken, alternatif medya organlarına ilgi bir hayli arttı. Direnişle birlikte daha geniş kitlelerce tanınmaya ve izlenmeye başlanan medya organlarından birisi de ‘Nabermedya’ oldu.

Biz de Nabermedya ekibinden Mehmet Şimşek’le Nabermedya’nın hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıktığından medyanın genel durumuna kadar uzun bir shbet gerçekleştirdik. Bu sohbeti Genç Hayat okurlarıyla paylaşıyoruz.

MERKEZSİZ MEDYA AĞININ PARÇASI

Nabermedya kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Nabermedya, doğrudan demokratik çokluk hareketinin ve paralelinde oluşan merkezsiz medya ağının parçası olan yatay bir kolektiftir.

Merkezi otoriteyi ve medyatik bürokrasiyi işlevsiz kılmaya başlayan yeni iletişim kanallarından biridir. Bilginin mülkiyetine ve sansüre karşı özgür paylaşımı ve yaratıcı ifade özgürlüğünü savunur. Nefret söylemine ve özcü ayrımcılığa karşı durur.
Aynı zamanda sömürülen, yabancılaştırılan, iradesiz bırakılan, akıllarına hükmedilen, canlarına kastedilen, haklarına tecavüz edilen, aşağılanan, çepere itilen, ezilen, madun vb. sesi kısılmışların, kendi seslerini birbirlerine duyurabilmelerini ve başka bir dünyayı birlikte kurabilmelerini kolaylaştırmak amacıyla sorulmuş açık bir sorudur.

Nabermedya hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıktı?

2011 yılındaki Madrid ve Atina halk meclislerinde ve meydan işgallerinde medya gruplarında çalışan Naberpravda, Türkiye’ye döndükten sonra, livestream.com/revoltistanbul adresinde Boğaziçi Starbucks işgalinin toplantılarını canlı yayınlayarak çalışmalarına devam etti. Katıldığı ve desteklediği bütün eylemlerde canlı yayın yapmaya çalışan naberpravda, bundan daha fazla zamanını canlı yayın kullanımının merkezsizleşip, yaygınlaşması için atölyeler vb. kurma çalışmalarına harcadı. Geçen seneki açlık grevleri sürecinde canlihaberizmir kuruldu ve Naberpravda’yla güçlerini birleştirerek isimsiz bir kolektif kurdular. Bu sene içinde yapılan ‘Yeni medya ve dijital aktivizm’ seminerlerinde, 1 Mayıs canlı yayını hazırlıkları sırasında, koordinasyon kanalının daha geniş bir kitleye ulaşabilmesi için Nabermedya adının kullanılmasına karar verildi.


İSTESELER DE DOĞRU HABER YAPAMAZLAR!

Çalışma şekliniz nedir? Neler yapar Nabermedya?

Çalışma şeklimiz çok açık bir ayrıma dayanıyor. Polis hattının arkasında ilerleyen hedefçi muhbirler, anadalga medya şirketlerinin maaşlı köleleridir. İsteseler de doğru haber yapma imkanları engellenir. Bu hattın karşısında duran halkın barikatının arkasında kendi kişisel telefonlarıyla, tabletleriyle haber ulaştırmaya çalışan insanlardır vatandaş haberciler.

Vatandaş habercilerin yatay örgütlenmesinden doğan, yani lidersiz ve hiyerarşisizlik esasına dayanan bu yapıya ‘merkezsiz medya ağı’ diyoruz. Naber medya alanlardan canlı yayın yaptığı gibi çoklu yayınların koordinasyonu için de çaba harcar. Taktik medya kurulumları, canlı montaj ve video ninja gibi yeni kavramları gerçekleştirir. Canlı yayınları arşivler, halkın yazdığı kendi tarihini, sansürcü yapılara karşı koruma altına alır. Atölyeler, forumlar vb. çalışmalarla medya okuryazarlığını arttırmaya çalışır.


DÖNÜM NOKTASI...

Esas dönüm noktası ise 31 Mayıs–1 Haziran 2013 tarihi oldu. O güne kadar, iki sene içerisinde 200 bin izleyici ağırlayan Nabermedya’nın livestream kanalı revoltistanbul, tek bir günde 1.5 milyon izleyiciye ulaştı. Sebebi ise çok açık: Ülkenin kültürel merkezi, askeri taktikler kullanarak saldıran polisin gaz bombaları bitene kadar, sabır ve kararlılıkla direnen halk tarafından işgal edildi. Bu sırada halkın o güne kadar en ciddiye aldığı haber kanalları penguen belgeseli gösteriyordu. İnsanlar haber alma ihtiyacıyla interneti açtıkları zaman, bir yanda ne kadar güvenilir olduğu (“Kesin bilgi, teyitli!!!” yazsa bile) belli olmayan facebook ve twitter iletilerini, bir yandan da doğrudan alandan canlı yayın yapan Nabermedya kolektifini gördüler. Gezi Parkı’nda atölyelere 31 Mayıs’tan önce başlayan Nabermedya, 1 Haziran’dan itibaren barikat arkasında beraber çalıştığı pek çok yoldaş buldu. Her yerde olduğu gibi Türkiye’de de halk kendi medyasına ihtiyaç duydu ve bunu kurmaya başladı. Şimdi ihtiyacımız olan şey ise bütün otoritelerden kurtulmak ve gasp edilen hayatlarımızı geri almak.

YAPTIKLARI HABERLERE GÜVENİLMİYOR

Merkez medyayı eleştiriyor musunuz? Eleştiriyorsanız, bunların sebepleri nelerdir?

Yapısal olarak halka karşı, devlet ve patronların çıkarlarına göre programlanmış, yalanları açığa çıkmış, modası geçmiş ve işlevsiz bir organdan bahsediyorsunuz merkez medya derken. Bir senede dünya genelinde internet canlı yayıncılığına %35 pazar payı kaptırdılar. Kısa süre sonra esameleri okunmaz hale gelecek. Zaten şuanda da yaptıkları haberlere güvenilmiyor.

Biz bu süreci hızlandırmaya ve her alanda olduğu gibi medyada da merkezi dağıtmaya çalışıyoruz.

Merkez medyanın kullandığı dil, sansür ve çıkar ilişkileriyle kontrol altında tutulur. Alternatifsiz olarak sunulduğu dönemde, kitlelerin manipülasyonu için çok etkili bir araçtı. Bugün kendi medyamızı kurarken, merkez medyanın dilinden kurtulup kendi dilimizi ve söylemlerimizi yaratıyoruz.

KÜTÜPHANELERİ KAMUSALLAŞTIRMAK İSTİYORUZ

Geleceğe dair planlarınız var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle alanlardan canlı yayın koordinasyonuna devam edeceğiz. Bunu yaparken de daha çok insana ulaşıp dahil etmeye çalışacağız. Bu alanda gönüllü olanlarla gerekli teknik bilgi ve donanımı paylaşmaya açığız ve alt yapısal olarak hazırız.
Bunun dışında da birçok planımız var ve ancak paylaşılırsa gerçekleşebilecek planlar bunlar. Örneğin Aaron Schwarz’ın başladığı işi bitirmek ve bütün kütüphaneleri korsan yoluyla kamusallaştırarak herkesin erişimine açmak istiyoruz. Bunu yapabilmek için her üniversitede ‘scan birimleri’ kurulup, kütüphanelerin sistematik olarak kamusal ve dijital ortama taşınmasını,  online okuma ve tartışma grupları kurulmasını ve bütünüyle özgürleşmiş otonom bir eğitim alanı kurulmasını planlıyoruz.

‘Temsiliyet teslimiyettir’ diyor ve Dziga Vertov grubunun kırk yıl önce herkesin kendi tarihçisi olması için yaptığı çağrıyı yeniliyoruz. Jean Luc Godard’ın kameralı telefonların artışından sonra herkesin bir auteur olduğunu söylediğini hatırlatıyoruz.

Devrim canlı olacak.

Nabermedya bir seri atölye hazırlıyor. Atölyeler; canlı yayın, canlı montaj, taktik medya kurulumları ve merkezsiz medya ağları üzerine olacak. Atölyelerden biri Aralık ayında alternatif medya şenliklerinde olacak. Öncesi ve sonrasında da talep olması halinde grup atölyeler yapmaya açığız. İletişim için [email protected] adresine mail atabilir ve @revoltistanbul’u twitter’da takip edebilirsiniz.


 ÖZGÜRLÜK KULESİ

Amerika’daki yoldaşlarımızın Freedom Tower (özgürlük kulesi) adını verdikleri bir icatları var. Bu kule basit bir kurulumla ve düşük bir maliyetle kendi çevresine sansürsüz, filtresiz ve takipsiz internet yayan bir kutu ve bir antenden oluşuyor. Bu kulelerin yayılmasıyla internetin alt yapısı merkezsizleşiriliyor ve Türk Telekom benzeri şirketler işlevsizleşiyor. Buna paralel olarak sosyal medya yavaşlayıp, insanların kendi sunucusu olabildiği kesişme noktalarından oluşan komünal medya ağları kuruluyor. Bütün bunlar internetin ve bilgi akışının, devletin ve şirketlerin denetiminden kurtarılması potansiyelini taşıyorlar.

www.evrensel.net