Demokratikleştiremediklerimizden misiniz?

Demokratikleştiremediklerimizden misiniz?

Başbakan ve ekibi sonraki ‘demokrasi’ paketleri için ne hissediyorlar bilemiyoruz ama Türkiye halkları hükümetin geleceğini hiç iyi hissetmiyorlar galiba.

Murat Aslan

Bir paket ‘açılım’landı ve hayatımız değişti. Demeyi çok isterdik. Haftalarca beklediğimiz ‘demokrasi paketi’, bu hayali kuranların hevesini kursağında bıraktı. Aslında başbakan 20 maddelik paketini açıklamadan önceki 45 dakikalık konuşmasında, bizim gibi ‘bir takım’ kesimlerin neden bu pakete karşı çıkacağını açıkladı. Yine de birkaç kelam etmeden olmazdı. Biz de paket üzerine bir şeyler söyleyelim.

Bu paket sürecinde birçoğumuzun aklına Acun’un programındaki kutular gelmiştir. Bu sefer paketi açıklayacak 1 numara başbakanımız, paketin içindekini çok büyük hissetmiş olacak ki; günler öncesinden tarih verip, ‘bağzı’ gazetelerin en büyük yöneticilerine konferans verdi.

‘İLERİ DEMOKRATİK  DEMOKRASİ’

On yıllardır süren tartışmalara son veriliyor. 11 yıllık çalışmanın ürünü. Demokrasi tarihimizde önemli bir adım…

Böylesi öneme sahip bir paketin AKP ile birlikte yerleşen demokrasi kavramlarına yenilerini eklemesi kaçınılmaz. Örneğin artık, ‘İleri demokratik demokrasi’ çağına geçtik. Hükümetimiz artık alanlara çıkan marjinal gençliğin karşısına 5-10 bin ‘demokratik’ gençlik koyabilir mesela. Tabi seçimler yaklaşırken karizmatik lider nitelemesi yetmeyebilir. Evet, tahmininiz doğru: ‘Demokratik’ karizmatik lider…
·Ana dilde eğitim,
·KCK tutukluların serbest bırakılması,
·Cemevilerinin ibadethane olarak kabul edilmesi,
·Terörle mücadele kanununun kaldırılması.
Bunlar paket öncesi kamuoyunda oluşan beklentilerdi.
·Nevşehir Üniversitesi’ne Hacı Bektaş-ı Veli ismi verilmesi,
·Parası olana ana dilde eğitimin mübahlaşması
·Kamuda türbana özgürlük
Bunlar da pakette açıklanan maddeler...

İşte yukarıda sıraladığımız tüm bu maddeler ‘muasır’ medeniyetlerle aramızdaki kırmızı çizgilerimizi bir kez daha ortaya koyuyor.

Başbakan bir de darbeci zihniyetten bahsetti. Fakat keşke yurdumuzdaki darbeci % 17 lik kesimi de ele alsaydı. Bu oran son seçimde sandığa gitmeyen anti-demokratik kesimin oranı. Ee sandığa gitmediklerine göre ‘ileri demokratik demokrasi’ye çomak sokacak darbecilerdir.

Bir diğer demokrasi hamlesi, kapalı mekanlardaki eylem ve etkinliklerin sürelerinin gece 23.00’dan 24.00’a kadar uzatılmasıydı. On yıllardır süren tartışmalara bir son vermesi açısından çok önemliydi!

BİR PAKETİ DAHA  GERİDE BIRAKTIK

Yer isimlerinin iadesinin, yıllardır fiili olarak bu isimleri kullananlara bir demokrasi harikası olarak yutturulmak istenmesi, onlarla dalga geçmek değilse neden o baba şairimiz aklımıza geliyor. O bu memlekette neye ne dendiğini mahkemede çok güzel dile getirmişti hatırlarsak.
Bitmedi! Bir demokrasi hamlesi de, birkaç harfin daha yasallaşması oldu. Daha ne olsun. Fakat şunu da ekleyelim: Özgürlük tanımını amerikan sözlüklerinden öğrenenlerin bu hamlesi klavyeler için pek de hayra alamet değil. Ne diyelim, #direnklavye…
Bir paketi daha geride bıraktık. Başbakan bu son değil dedi. Sonun başlangıcı mı acaba? Neyse… Başbakan ve ekibi sonraki ‘demokrasi’ paketleri için ne hissediyorlar bilemiyoruz ama Türkiye halkları hükümetin geleceğini hiç iyi hissetmiyorlar galiba.


DEMOKRATİK MEDYA

Hükümetin lügatımıza kattığı bir diğer kavram da ‘demokratik’ medya elbette. Neymiş efendim, başbakan bazı gazete ve televizyonları çağırmamış. Ne diyordu ‘demokratik’ bir gazetemiz yenilendiği gün manşetinden: “Önce demokrasi”. İşte bu… Şimdi başbakan bu gazeteyi çağırmayıp da, yenilendiği dönem başbakanın portresini koyup eleştirenleri mi çağıracaktı. Yahut başbakan yurda döndüğünde penguen belgeselleri yayınlayanları mı! Kimilerininse ‘özgür’lüğünün bu toplantıya fazla geldiğini biliyoruz. Medyamız da payına düşen demokratikleşmeyi değerlendirilmeli. (Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net