Gülsuyu\

Gülsuyu'da neler oluyor?

Halk kendisini savunmuyorsa, dışarı çıkmıyorsa kendine devrimci diyenler de bu birlikteliği örmek için uğraşmalı, halkın örgütlenmesini sağlamalı.

Uğur Volkan

Yaklaşık iki ay önce başlayan saldırılarda dört kişi, sonra on bir kişi son olarak da  bir genç yaşamını yitirdi. İstanbul, Maltepe'nin Gülsuyu mahallesi, devletin yıllardan beri girmek istediği, kentsel dönüşüm alanı olan fakat bunu başaramayınca mahalledeki gençleri uyuşturucuya ve çeteleşmeye sürükleyerek halkı oradan göndermek için bir çaba sarf ettiği bir mahalle. Gülsuyu halkı başlarda kendini geri çekse de en son Hasan Ferit'in ölümünden sonra sokaklara  döküldü. Günlerce cenazeyi sokaklarda bekledi. Yas ilan etti; kepenkleri kapattı.

HASAN FERİT'İN ARDINDAN  

Peki bu olaylar gerçekleşirken bu yürüyüşü düzenleyen derneğin hiç mi suçu yok? Tabii ki var. Gülsuyu'nda "solcular" halkı değil kendilerini örgütlüyor;  evet yürüyüşün yapılması çok iyi ama bunun halk için yapıldığının unutulmaması gerekir. Halk kendisini savunmuyorsa, dışarı çıkmıyorsa kendine devrimci diyenler de bu birlikteliği örmek için uğraşmalı, halkın örgütlenmesini sağlamalı. Ama Gülsuyu'nda durum tersidir, kendine devrimci diyen kendini halkın yerine koyup, halka kendi mücadelesini dayatır. Çünkü devrimcinin görevi halkını uyandırıp sokağa çıkarmaktır sömürüye ve savaşa dur dedirtmektir. Halk kendi hakkını arayacak elbette ama o derneğin de şöyle bir eksikliği var, o kadar olaya karşı yanına halkı ve diğer kitle örgütlerini almadan yürüdü 15-20 kişi ile ve beklenen oldu. Çeteler bir gece  önceki gibi tekrar saldırdı, fatura bu kez  ağırdı. Armutlu'dan çıkıp gelen bir genç yaşamını kaybetti. Halbuki burada halk örgütlenmiş olsaydı halkla beraber hareket edilseydi Hasan'ın buraya  gelmesine gerek kalmazdı. Hasan öldü, sıra cenazeye geldi. Hastaneden alınan cenaze Hasan'ın evine Armutlu'ya götürüldü. Oradan Gülsuyu mahallesine getirilmesi gibi bir plan vardı. Ne var ki polis izin vermedi ve cenaze üç gün yerde kaldı. Bu arada Gülsuyu'nda halk kendini borçlu hissettiği Hasan'a sahip çıktı. Yoğun halk kitleleri milletvekilleri ve kitle örgütlerinin katılım gösterdiği bir eyleme karşı koyamayan hükümet geri adım attı ve cenazenin Gülsuyu'na gelmesine izin verildi. Halk meydanlarda karşıladı Hasan'ını. "Hasan Ferit Gedik Ölümsüzdür " pankartı ile öldüğü yere yüründü. Karanfiller bırakıldı vurulduğu yere. Hasan'ın da istediği gibi, şarkılarla, marşlarla uğurlandı Hasan son yolculuğuna...


POLİS KATİLLERİ KORUYOR

Daha yirmi bir yaşındaydı, halkı için, halkının çocukları zehirlenmesin diye Armutlu'dan çıkıp Gülsuyu Mahallesi'ne geldiğinde. Önceki gün ayağından vurulan arkadaşı için yürüyüşe gelmişti. Mahalle platformlarının ortak sloganını haykırıyordu "Uyuşturucuya ve çeteleşmeye hayır!"  Gülsuyu'nda uyuşturucu çeteleri  tarafından ateş açıldı kitleye ve Hasan Ferit'e isabet etti  kurşunlar.  Onunla beraber dört arkadaşı yaralandı.
O gece Hasan'ın  02:50 de ölümü açıklandı.
Hiç kuşku yok ki Hasan'ın katili polisti. O gece hastaneye doktormuş gibi girip Hasan'ın kanlı elbiselerini yok eden polisti katil. Katil polis diyoruz çünkü polis Gezi direnişçilerine operasyon üstüne operasyon yaparken bir kez olsun uyuşturucu çetelerine operasyon yapmadı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net