Değişimin öznesi olmalıyız

Değişimin öznesi olmalıyız

Doğduk… Çok geçmeden, doğruyu yanlışı öğrenemeden aldılar annemizin o sıcak kucağından bizi. ‘Anaokulu’ diye adlandırdıkları yere bıraktılar. Hadi öğren hayatı dediler, iyi geçin arkadaşlarınla…

Eda Özdemir

Doğduk… Çok geçmeden, doğruyu yanlışı öğrenemeden aldılar annemizin o sıcak kucağından bizi. ‘Anaokulu’ diye adlandırdıkları yere bıraktılar. Hadi öğren hayatı dediler, iyi geçin arkadaşlarınla…

Biz neredeyse iki cümleyi yan yana getiremezken İstiklal Marşı’nı öğretmeye çalıştılar. İstemiyoruz diyemedik, çünkü cevap veremezdik. Öyle bir hakkımız yoktu bizim. Saygısızlık olurdu bu, ayıplanırdık.

Büyüdük biraz, kalbimiz büyüdü, bedenimiz de büyüdü tabi. Sustuklarımız da büyüdü epey…

ALİ DE İP ATLASIN!

Bize anlatmadılar Ali’nin nasıl top oynadığını, Ayşe’nin nasıl ip atladığını… Öğretmediler ki, hep ezberlettiler. Ali hep top oynar, Ayşe hep ip atlardı. İp atlayan Ali görünce inanmazdık, tuhaf gelirdi. Çünkü Ali sadece top oynayabilirdi. Öyle ezberlettiler bizlere. Bir de öyle bir sistemdi ki, kendi ezberlettikleri dışındaki her şey yanlıştı. Olmazdı, olamazdı. Bu böyle olmaz diyemezdik. Epey büyümüştük artık, iyice köleleştirilmeye çalışılıyorduk. Sanayi bölgelerine yakın okullarda okutuluyorduk. Sistemin istediği kıvama gelmiştik. Söylenenleri kabul eden, itiraz edemeyen, konuşamayan köleler…

Yaptıkları bunca şey yetmezmiş gibi bir de 4+4+4 ‘ü çıkardılar. Kendilerine göre çok doğru bir sistemdi bu. Tabi yaptıklarının kaç gencin hayatına mal olduğunun farkında bile değillerdi. Farkında olanlar da bizim yaptığımız en iyi şeyi yapıyorlardı. Susuyorlardı, konuşamazlardı ki…Sistem sürekli değişiyordu. Sınavın biri geliyordu, biz daha onu anlayamadan iptal edilip diğerine geçiliyordu.

Okul yönetmelikleri değişiyordu sürekli…

AMACINIZ MEZUN ETMEMEK Mİ?

Sanki her şey bitmiş gibi saçımızla, kılık kıyafetimizle yargılanıyorduk. Ama yine bir şey söyleyemiyorduk. İşler artık iyice çığrından çıkmıştı. Ettiğimiz tek lafla uzaklaştırılıyorduk okuldan… Yine sustuk biz.

Yakın zamanda yine değişti her şey… Devamsızlıklar 10 güne çekildi, ders geçme puanları yükseltildi, sözlü notları kalktı. Sanki öğrenciyi mezun edip bir yere yerleştirmek değildi dertleri. Okulda biraz daha tutup sisteme biraz daha köle yetiştirmek…

Olan bunca şey hep sustuğumuz için oldu. Konuşmadığımız, hakkımızı aramadığımız, bu böyle olmaz diyemediğimiz için oldu. Sistem başardı, çok iyi köleler yetiştirdi. Ama artık yetmez mi? Çünkü biz susmayacağız. Böyle gitmez diyeceğiz. Bu gidişe dur demenin zamanı geldi. Susmayalım, göz yummayalım.

Artık yeter. Hayatın akışına müdahale zamanı...

www.evrensel.net
ETİKETLER Eda Özdemir4+4+4