Yatağan işçileri: Sesimizi duyurmak için yürüyoruz

Yatağan işçileri: Sesimizi duyurmak için yürüyoruz

Muğla’daki termik santral ve kömür sahalarının özelleştirmesine karşı mücadele eden enerji ve maden işçilerinin yürüyüşünün Ankara’dan önceki ilk durağı Aydın oldu. İşçilere büyük destek vardı.

Yoldaş Taş

Muğla’daki termik santral ve kömür sahalarının özelleştirmesine karşı mücadele eden enerji ve maden işçilerinin yürüyüşünün Ankara’dan önceki ilk durağı Aydın'ın Çine ilçesi oldu.
Daha önce, Gençlik ve Spor Bakanlığına ait kapalı spor salonunda konaklamak için yetkililer ile görüştüklerini ve olumlu yanıt aldıklarını belirten sendika yetkilileri daha sonra bilmedikleri bir nedenle buranın işçilere verilemeyeceğini öğrenince geceyi bir düğün salonunda geçirdiler.

POLİS  ENGELLEMEK İSTEDİ

Çine’den Aydın’a hareket eden 250 enerji ve maden işçisi, Aydın-Muğla kara yolu üzerinde araçlarından inip yaptıkları 5 kilometrelik yürüyüşün ardından Sevgi Yolu’na ulaştı. Muğla-Aydın otoyolu üzerinde saat 11.00 sıralarında harekete geçen işçiler, yol kenarından tek sıra halinde düdük çalarak Adnan Menderes Bulvarı’nın girişine kadar ulaştı. Adnan Menderes Bulvarı’nın girişinde işçileri barikat ile karşılayan polis, işçilerin kaldırımdan yürümesini istedi. Yoldan yürümek isteyen işçiler ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Az sayıdaki polisinin müdahalesi yetersiz kaldı. Uyarılara aldırış etmeyen işçiler, yürüyüşlerine yoldan devam etti.

AYDIN HALKI KARŞILADI

Atatürk Kent Meydanı önünde Muğla’dan gelen işçileri Aydın’daki sendikalar, siyasi partiler ve vatandaşlar karşılayarak işçilere destek verdi. 5 kilometrelik yürüyüşün ardından Sevgi Yolu’na ulaşıldı. Türk-İş, KESK, İHD, HDP, EMEP, TKP, CHP, İP ve Emek Gençliği’nin oluşturduğu bin kişilik bir grubun karşıladığı işçiler adına bir basın açıklaması gerçekleştiren Maden-İş Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin Aydınlılara seslenerek Muğla’dan, Milas’tan,Yatağan’dan selam getirdiklerini belirterek “Henüz arıtma tesisisin devreye girmediği, hemen her gün Yatağan’da hava kirliliğini ve bunun sonu olarak ‘Zehirleniyoruz’ diye feryat ettiğimiz, öfkelendiğimiz dönemlerde bile ‘kapatılmasın’, ‘satılmasın’, ‘insan sağlığına zarar vermemesi için önlemler alınsın’ dediğimiz kurumlarımız, santrallerimiz ellerimizden alınmak isteniyor. Kapatılmasını istemiyorduk çünkü biliyorduk ki bizim 30 yıldır yaşamaya alıştığımız vazgeçemeyeceğimiz ‘engelli çocuklarımızdı’ bunlar” dedi.

‘DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ’

Bu ocak ve santrallerin kurulması için köylülerin elinden arsalarının, tarlalarının istimlak edildiğini hatırlatan Girgin; “Yerimiz, yurdumuzdan köyümüzden, anılarımızı bırakarak ayrıldık kara elmas için. Hiç şikayet etmedik çünkü biliyorduk ki buradaki emekçilerin tek geçim kaynağı buydu. 6 aydır özelleştirme kararının her an çıkarılması öngörüsü ile basın açıklamaları ve sayısız eylemsellik düzenledik. Son 40 gündür özelleştirme kararının resmi gazetede yayımlanmasından beridir, biz de maden ve enerji işçileri olarak söylemlerimize ve eylemlerimize hız verdik, sesimizi her platformda duyurmaya çalıştık ancak sonuç alamadık. Sesimizi daha gür bir şekilde duyurmak için Ankara’ya yürüyoruz. Biz Ankara’ya sadece kendi işimiz, aşımız için gitmiyoruz, biz geleceği satılmaya çalışılan çocuklarımız için gidiyoruz. Biliyoruz ki yalnız burada çalışan işçilerin değil Akdeniz’in Toros Dağları’ndaki yetimlerden ve Fırat Nehri’nin kıyısındaki yoksul köylüye kadar tüm halkın hakkı vardır bu santrallerde” diye konuştu. Sadece kamuda değil enerji  sektöründe de taş üstünde taş bırakmamaya çalışan iktidarın yanlışından dönene kadar mücadelelerinin sürceğini dile getiren Girgin, “Direne direne kazanacağız” diye konuştu.

‘ÖZELLEŞTİRME İLLETİNDEN KURTULANA KADAR DEVAM’

Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz işçilerden Cemal Yaşar santrallerin 86-87 yıllarında enerji üretimine başladığını hatırlatarak, “Çalışan babalarımızın, ağabeylerimizin 92’den bu yana özelleştirmeye izin vermediklerini biliyoruz. Biz de onların yolunda giderek  bugün aşımızın, ekmeğimizin küçülmesini isteyen sermayenin bir avuç akbabalarına karşı çıkıyoruz. Evde bizden ekmek bekleyen eşimize,çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sağlamak için bu mücadeleye başladık, artık kaybedecek hiçbir şeyimiz yok, sonuna kadar mücadele edecek ve özelleştirme denilen bu illetten kurtulanana kadar direneceğiz” dedi.

Afyonkarahisar, Yeniköy Termik Santrali’nde çalışan maden işçisi olduğunu dile getiren Ramazan Kaya “Üniversite mezunuyum fakat iş bulamadığım için madende çalışmaya başladım. Devletin bu tür özelleştirmelerinden dolayı gençliğin an az 30 yılı çalındı. Siyasetçiler ‘Enerji üretim sektörünü özelleştiren vatan hainidir’ diyorlardı. Dünden bugüne ne değişti çok merak ediyoruz. Özelleştirmenin sadece bizim sıkıntımız olmadığının farkındayız, bu yürüyüş ile özelleştirmenin bir halk karşıtı politika olduğunu tüm Türkiye’ye duyurmaya çalışacağız” diye konuştu. (Aydın/EVRENSEL)

www.evrensel.net