08 Ekim 2013 16:52

Yeter'i katletme emrini verenler de yargılansın

Süleyman Yeter’in gözaltında işkenceyle öldürülmesine ilişkin açılan ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Terörle Mücadele Şubesi Komiser Yardımcısı Ahmet Okuducu’nun sanık olduğu davanın ikinci duruşması görüldü.

Yeter\'i katletme emrini verenler de yargılansın
Paylaş

Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter’in 7 Mart 1999 tarihinde gözaltında işkenceyle öldürülmesine ilişkin açılan ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Terörle Mücadele Şubesi Komiser Yardımcısı Ahmet Okuducu’nun sanık olduğu davanın ikinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesinde İstanbul 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Davada tutuklu sanık polis Ahmet Okuducu hazır bulunurken, duruşmaya Süleyman Yeter’in 30’a yakın avukatı katıldı. Yeter ailesinin avukatı Keleş Öztürk duruşmada gerçeğin ortaya çıkmasını isteyenlerin engellenmeye çalışıldığını belirterek, işkenceyi kanıtlamaya çalışan bilim insanlarının hedef alındığını ifade etti. Öztürk, “Yeter’in işkence ile öldürüldüğü açıktır. Darpları gösteren 26 yara ve ekimoz tespit edilmiştir. Bunu yapan TİM 3 görevlileridir” diyerek, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde faaliyet gösteren ‘TİM 3’ün’ o dönemde gerçekleştirdikleri birçok işkence nedeniyle yargılandığını anımsattı. Benzer davalarda iç hukuk yollarından sonuç alınamaması neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde de Türkiye’nin mahkum edildiğini belirten Keleş, sanığın ifadesinde de çelişkiler bulunduğunu kaydetti.

SÜRE İSTEDİLER

Sanık Ahmet Okuducu’nun avukatı ise, mevcut Adli Tıp Raporu’na itiraz ederek, kendileri bir rapor hazırlayacaklarını belirterek süre istedi. Mahkeme heyeti ise, son defa süre verdiğini belirterek, suç şüphesinin varlığı ve sanığın uzun süre kaçmış olması nedeniyle sanığın tutukluluk halinin devamıyla, mahkemenin 22 Ekim’e ertelenmesine karar verdi.  

Duruşmanın ardından Yeter’in avukatlarından Ercan Kanar, adliye önünde açıklama yaptı. “Bu davanın özelliği, devletin bütün birimlerinin suçun faillerini koruması oldu” diyen Kanar, BM prensipleri ışığında emir verenlerin de suçlu olduğunu ve yargılanması gerektiğini belirterek suç duyurusunda bulunduklarını ancak devletin suçluları koruduğunu ifade etti. Sanığın yakalanması için kırmızı bülten talep ettiklerini ancak bunun gerçekleşmediğini dile getiren Kanar, “Kırmızı bülten zamanında çıksaydı, bu dava bu kadar uzamayacaktı” diye konuştu. Sanık avukatlarının Adli Tıp Raporu’na daha önceden bir itirazları bulunmadığına dikkat çeken Kanar, mahkemenin baskı altında kalmadan uluslararası hukuk belgelerine uygun karar vermesi gerektiğine işaret etti. (İstanbul/DİHA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Katılımsız demokratikleşme

SONRAKİ HABER

Yemen’de savaşın bilançosu 100 bini aşkın ölüm

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa