08 Ekim 2013 06:00
Son Düzenlenme Tarihi: 28 Mart 2016 18:19

Konferans sona erdi: Anneler barış istiyor

Diyarbakır’da yapılan 2. Barış Anneleri Konferansı farklı şehirlerden yüzlerce anneyi bir araya getirdi. Barış anneleri, barış talebini tekrarladı.

Konferans sona erdi: Anneler barış istiyor

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş

Faruk AYYILDIZ

Diyarbakır’da yapılan 2. Barış Anneleri Konferansı farklı şehirlerden yüzlerce anneyi bir araya getirdi. Kimi gerilla, kimi de polis ya da asker çocuğunu savaşta kaybetmiş. Hâlâ çocuğu dağda ya da askerde olan anneler de var. Onların gözü kulağı ‘barış’ta. Annelerin söyleyecek çok sözü var. Yaşadıkları acıların, ödedikleri bedellerin fazlasıyla politikleştirdiği Rojavalı, Roboskîli annelere, gerilla ve asker annelerine kulak verdik.

ASKER ANNESİ: ARTIK BARIŞ OLSUN

Latife Savran asker annesi. 1992’de Amasya’da askerlik yaptığı sırada ölen oğlu İskan Savran için ‘intihar’ etti dendiğini belirtiyor. Ancak oğlunun öldürüldüğüne inanıyor. “Oğlum evliydi, çocukları vardı” diyor. Oğlunun askerde dokuzuncu ayını bitirdikten sonra yaşamını yitirdiğini söyleyen Savran, “Telefonla aradı. ‘Bizi öldürecekler’ dedi. Amcasını gönderdim. ‘Çocuğumuzu verin. Hastadır, eve götüreceğiz’ demiş ama vermemişler. Bir süre sonra da cenazesi geldi. Benim oğlumu Kürt diye öldürdüler. Devlet katilleri bulmuyor ama ben bulacağım” diyor. Savran’ın acısı oğluyla sınırlı değil. “Akrabamız İlyas Savran, Erdoğan’ın döneminde askere gitti. 40 gün olmuştu ki İstanbul’da öldürüldü. Onun için de ‘intihar’ dediler. Neden sadece Kürtler intihar ediyor. Biz artık barış istiyoruz” diyor.

GERİLLA ANNESİ: TEK İSTEĞİMİZ BARIŞ

Hubab Kayar gerilla annesi. Oğlu Murat, 1988 yılında Bagok Dağı’ndaki bir çatışmada yaşamını yitirmiş. “Erdoğan vicdanlı olsa elini analara uzatır, barışı getirirdi ama yapmadı. Biz barış, kardeşlik istiyoruz. Asker, polis, gerilla anaları ağlıyor. Anaların hepsi birdir” diyor. Bu sırada oğlu askerde yaşamını yitiren Latife Savran’a sarılan Kayar, “O asker, ben gerilla anasıyım. İkimiz de barış istiyoruz. Pakette tüm haklarımız tanınsın diye bekledik ama paketten bir şey çıkmadı. Yine de ölüm istemiyoruz” diyor.

‘GÖZÜMÜZ HEP TELEVİZYONDA’

Çocuğunu Roboskî Katliamı’nda yitiren Kadriye Encü, “648 gündür çocuklarımızın başındayız. Gözümüz televizyonlarda Erdoğan’ın bu konuda bize sevindirici bir haber vermesini bekliyoruz. Bu katliamın faillerinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz” diyerek başlıyor sözlerine. Şimdiye kadar bombaları atan uçak pilotlarının ifadelerinin dahi alınmadığını hatırlatan Encü, “Neden yargı önüne çıkarılmadılar” diye soruyor. Encü, Erdoğan’ın paketinden olumlu bir şey çıkar mı diye televizyon karşısına geçtiklerini ancak hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi.   “Erdoğan neden bombalanarak vücutları parçalanan çocuklarımızın katillerini ortaya çıkarmıyor” diye soran Fehime Encü ise çocuklarının katilleri ortaya çıkarılmadan çözüm sürecine inanmayacaklarını belirtiyor.

‘YETER ERDOĞAN’

“Başbakan’ı kınıyorum. Utan, gözlerini aç” diyen Leyla Encü, “Utanmıyor musun bu boş paketi açıklayıp, Kürtlerin önüne koymaya” diyen Encü, “Biz iki yıldır evimizi kapatmışız, gece gündüz, oruç, bayram demeden çocuklarımızın mezarı başındayız. Direniyoruz. Yeter Erdoğan” diyor.

Diyarbakırlı Barış Annesi Zekiye Yılmaz, demokratikleşme paketinin tek olumlu maddesinin ‘andımız’ın kaldırılması olduğunu belirterek, “Ben Kürt’üm. Nasıl Türk olurum? Bu çok saçmaydı. Kaldırılması iyi oldu” dedi. KCK tutuklularının en önemli gündemleri olduğunu ancak pakette tutuklular ve dağdakiler ile ilgili bir şey olmamasını eleştiren Yılmaz, “Pakete kundur (kabak) dersem kundura hakaret olur” dedi.

‘ERDOĞAN ELİNİ ÇEKSİN’

Konferansa katılmak için Rojava’dan gelen Hanife Hasen, Rojava için Kürtlere birlik çağrısı yaptı. “Birliği sağlarsak o sınırlar engel olamaz bize” diyen Hasen, “Eskiden sınır yoktu. O taraf da Kürt’tü bu taraf da. Bu topraklar Kürtlerin topraklarıdır. Aramıza sınır koydular ama biz mücadelemizle iki tarafı birleştirdik. Tayyip Erdoğan yaşamımızdan elini çeksin, bu kan dursun” dedi. Ne Kürtlerin, ne Türklerin, ne de Arapların ölmesini istediklerini söyleyen Hasen, “Evlatlar hepimizindir. Annelerin yüreği yanmasın artık. Türk, Arap, Kürt, Ermeni hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz. Analar elini birbirine uzatmalı ki bu kan dursun” dedi.  (Diyarbakır/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Ağaçlı Yol’da öğrencilerin alın teri var

SONRAKİ HABER

'Facebook'un paylaştığı kullanıcı bilgileri, açıklanandan daha fazla'

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa