Muhalifler çatışıyor, rejim güç kazanıyor

Muhalifler çatışıyor, rejim güç kazanıyor

Arap coğrafyası Sudan’dan Mısır’a, Suriye’den Filistin’e önemli gelişmelerin yaşandığı bir haftayı daha geride bıraktı.

Arap coğrafyası Sudan’dan Mısır’a, Suriye’den Filistin’e önemli gelişmelerin yaşandığı bir haftayı daha geride bıraktı. Suriye, Arap basının başgündemi olmaya devam ediyor. Arap basını, Suriye Devlet Başkanı Esad’ın Halk TV’deki röportajında sarf ettiği “Türkiye teröristleri desteklemenin bedelini ağır ödeyecek” sözlerini manşete taşıdı.  Diğer gündemdeki konu Suriye’de muhalif olarak tanınan güçler arasındaki çatışma. Suriye’de en güçlü 6 isyancı grup perşembe günü, el Kaide’nin Türkiye sınırındaki Azaz şehrinden geri çekilmesini talep eden ortak bir bildiri yayımladı. Görünen o ki çatışmalar şiddetlenerek devam edecek.

HANASER REJİMİN ELİNE GEÇTİ

Bu arada Suriye ordusu ikmal yolu bakımından çok kritik bir bölgeyi daha ele geçirdi. Ele geçen bölge Hama ile Halep arasında ana bağlantıyı sağlayan Hanaser bölgesi. Birçok gazetede yer alan haber “Ordunun son zamanlardaki en önemli başarısı.” olarak değerlendirildi. Suriye’de kullanılan kimyasal silahlarla ilgili Rus kaynaklardan  “Suudi Arabistan Siyah Operasyon Timi” tarafından yapıldığı ifade edildi.

BEŞİR’İN REJİMİ SALLANIYOR

Sudan’da yapılan zamlar nedeniyle gerçekleşen gösteriler ikinci haftasını geride bıraktı. Diğer Arap ayaklanmalarında olduğu gibi rejim şiddetini artırdıkça Sudan halkının kararlılığı ve kitleselliği artıyor. Mısır’da yayınmlanan Al Ahram gazetesinden  Asma El Huseyni gerçekleşen bu gösterilerin sadece zamlarla ilgili olmadığını, Beşir rejiminin yıllardan beri devam eden uygulamalarına karşı bir birikimin ürünü olduğunu yazdı. El Huseyni’nin tespitlerinin bir bölümü şöyle; “Başkaldırı, yaygın enflasyona karşı bir protesto şeklinde başladı. Bu en son gösteriler çok kararlı ve yaygın olarak gerçekleşti. Sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları muhalefete katıldılar. Hareket her zamankinden daha çok devam eden petrol savaşlarına, iki yıl önce Güney Sudan’ın ayrılmasına sesin yükseltilmesini sağladı.  Ülke genelinde Darfur, Güney Hortum, Mavi Nil, Doğu, Kuzey ve Merkez Sudan’da ayaklanmalara yol açan rejimin politikalarının da kapsamlı kınaması için ses yükseldi.”

BAHREYN’DE MUHALİFLERE CEZA YAĞDI

Üçüncü yılına giren gösterilerle ilgili Bahreyn Mahkemeleri, “terör suçlusu” olarak nitelendirdiği muhaliflere ceza yağdırdı. Lübnan’da yayın yapan Al Meyadin televizyonunun verdiği haberde devam eden mahkemelerde onlarca tutuklunun 5 ile 15 yıl arasında ceza aldığı bildirildi. Muhalefetten bir sorumlu bu mahkumiyet kararını “muhalifleri cezalandırmak ve katilleri beraat ettirmek” olarak yorumladı.

HAMAS TEKRAR İRAN EKSENİNDE

Arap coğrafyasında diğer bir önemli gelişme Filistin’de yaşandı. Al Ahbar’dan Nahed Hatr Filistin meselesinde kağıtların yeniden karıldığını yazdı. Hatr yazısında “Stratejik anlamda Hamas bitti. Kaderini, Katar-Türk-İhvan projesi ile bir tuttu, bu projenin gerilemesi ve düşmesi ile kendisi de gerileyip düştü. Onu ayakta tutabilecek bir ağ kaldı o da İran-Hizbullah’tır.”dedi.

TAHRİR İHVAN’A YASAK

Geçtiğimiz cuma Mursi yanlıları bir kez daha alanlara inmek istedi. Güvenlik güçleri protestoların öncesinden Tahrir, Nahda ve Adeviye meydanlarının tüm girişlerini kapattı. Mısır El Yavm Güvenlik Güçlerine silah kullanma yetkisi verildiğini yazdı.  Güvenlik güçlerinin alanlara doğru yürümek isteyen kitleye saldırması sonucu en az dört kişinin öldüğü onlarca kişinin de yaralandığı bildirildi. Rusya El Yavm, Mısır İçişleri Bakanı Yardımcısı Seyid Şefik’in dört kişinin dördünün de Kahire’de öldürüldüğünü söylediğini aktardı.


EL KAİDE’YE AZEZ’DEN GERİ ÇEKİL ÇAĞRISI

Al Ahbar


Suriye’de en güçlü 6 isyancı grup perşembe günü, el Kaide’nin Türkiye sınırındaki Azaz şehrinden geri çekilmesini talep eden ortak bir bildiri yayınmladı. Yine ayrı bir bildiride Suriye merkezindeki isyancılar Irak ve Şam  İslam Devleti (ISIL)’ne Humus ilini terk etmesi için çağrı yaptı. Bu bildiriler, Azez şehrinde ISIL militanları ile ana isyancı grup “Kuzey Fırtınası” arasında henüz yeni başlayan çatışmaların ortasında geldi. 6 isyancı grup tarafından kamuoyuna yapılan bu açıklamalardan saatler önce yüzlerce ISIL militanı Azez yakınlarında Türkiye sınır noktasına doğru ilerliyordu. Ahrar Şam, Liva Et Tevhid ve İslam Ordusu gibi büyük İslamcı grupların hepsi “ISIL’daki kardeşlerimiz askerlerini ve araçlarını hemen ana merkezlerine geri çekmelidir” çağrısında bulunan bildiriyi imzaladı. Açıklama aynı zamanda ISIL ile Azez’deki “Kuzey Fırtına Tugayı” arasında “acil bir ateşkes” için çağrıda bulunuyor. Diğer imzacı üç grup; Şukür Eşşam, Furkan Tugayı ve Liva El Hak. Bildiride, iki taraf da çatışmayı durdurmazsa ve ISIL geri çekilmezse ne olacağı belirtilmiyor.İki grup arasında bir ateşkes için İsyancı gruplar tarafından yapılan bir önceki girişim başarılı olmadı. Hepsi İslamcı olan tüm imzacı gruplar Ana Muhalefet Ulusal Koalisyonunu veya yurt dışında faaliyet yürüten herhangi bir diğer grubu tanımadıklarını söylüyor. Perşembe günü yayımlanan bildiri Suriye ana isyancı gruplar tarafından bu güne kadar muhalefetin elindeki bölgeleri ele geçirmeye çalışan ISIL’a yapılan en güçlü uyarı. Bu çatışmalar nedeniyle Türk yetkililer, muhalefetin elindeki isyancılar ve siviller için hayati öneme sahip Salema Sınır Kapısını kapattılar.


KULLANILAN KİMYASAL SUUDİLERİN İŞİ

Rusya Al Yavm

Rusya Diplomatik kaynakları bir Rusya haber ajansına, Suriye başkentinin kenar mahallelerinde gerçekleşen kimyasal saldırının bir “Suudi Arabistan Siyah Operasyon Timi” tarafından yapıldığını söyledi. Diplomatik çevrelerden bir kaynak Interfax’a, “Çeşitli kaynaklardan elde edilen bir dizi veriye dayanarak resmin parçaları bir araya getirilebilir. Doğu Gota’daki kimyasal provokasyon Liva Al İslam grubunun desteği ile hareket eden Suudilerin Ürdün üzerinden gönderdiği bir siyah operasyon timi tarafından yapıldı” dedi. Liva Al İslam; Suudi Arabistan merkezli Selefi bir din adamının oğlu tarafından yönetilen Şam yakınlarında faaliyet yürüten İslami bir grup. Grup, Temmuz 2012’de Şam’da gizli bir hükümet toplantısının bombalamasının sorumluluğunu üstlenmişti. Bu saldırıda, Savunma Bakanı Davud Racha, Yardımcısı Asıf Şevket ve Müdür Yardımcısı Hasan Türkmeni de dahil olmak üzere üst düzey Suriyeli yetkililerden birçok kişi öldü.


BAHREYN; MUHALİFLERE CEZA YAĞIYOR

Al Meyadin


Bahreyn yargısı 4 vatandaşı hakkında  yıl hapis cezası kararı verdi. Kararın gerekçesi terörist çete oluşturmak ve patlayıcıya sahip olmak. Hafta içerisinde gerçekleşecek mahkemelerde mahkum sayısının 91’e yükselmesi bekleniyor. Muhalefetten bir sorumlu bu mahkumiyet kararını “muhalifleri cezalandırmak ve katilleri beraat ettirmek” olarak yorumladı. Bahreyn adli makamları Al Manama bölgesinde gerçekleşen ve bir temizlik işçisinin yaralandığı patlama nedeniyle 4 kişiye 15 yıl hapis cezası verildiğini açıkladı.  Bakanlık dört kişiyi terör örgütü kurmakla suçladı.  Ceza Mahkemesi aralarında Diraz köyü bombalamasıyla itham edilen 37 kişiye 5 ile 15 yıl arasında ceza verdi. Bahreyn Ceza Mahkemesi birkaç gün önce, terörist bir grup olarak nitelendirdiği 14 Şubat Koalisyonuna üye  50 kişiye yine 5 ile 15 yıl arasında ceza vermişti.


SUDAN REJİMİ SALLANIYOR

Asma EL-HUSEYNİ Al Ahram


Muazzam sayıda Sudanlı, gerçek mermilere karşı göğüs germek için sokaklara döküldü. Beşir, barışçıl gösterilere karşı baskıyı ve şiddeti artırırken durumun ciddiyetinden habersiz veya kayıtsız görünüyor. Hartum’daki güvenilir bir kaynağa göre 210 kişi öldürüldü. Bu sayı resmi rakamları çok aşıyor. Yüzlerce kişi de yaralandı veya tutuklandı. Başkaldırı, yaygın enflasyona karşı bir protesto şeklinde başladı. Geçen iki yıldır diğer protestolar olsa da onların hepsi acımasızca bastırıldı. Bu en son gösteriler çok kararlı ve yaygın olarak gerçekleşti. Sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları muhalefete katıldılar. Hareket her zamankinden daha çok devam eden petrol savaşlarına, iki yıl önce Güney Sudan’ın ayrılmasına sesin yükseltilmesin sağladı.  Ülke genelinde Darfur, Güney Hortum, Mavi Nil, Doğu, Kuzey ve Merkez Sudan’da ayaklanmalara yol açan rejimin politikalarına da kapsamlı kınaması için sesi yükseldi.  Ulusal uzlaşma için küçük bir umut var ancak demokratik dönüşümün belirtisi yok. Enflasyon ve işsizlik yükseliyor. Sudan parasının değeri düştü. Yolsuzluk almış başını gidiyor. Yönetici sınıf ile yoksulluk sınırının altında yaşayan halkın büyük çoğunluğu arasındaki gelir uçurumu her zamankinden daha fazla göze batar durumda. Sudanlı Gazeteci ve Siyasi Aktivist Rabah Sadık Al Ahram Weekly’ye, “Sudan halkı onurlarının ayaklar altına alındığını hissettikleri için protesto eylemlerine çıktılar. Beşir ve partisinin liderlerinin halkın acısı ile ilgili hiçbir fikirleri yok. Bu son selde halkı boğulmaya terk ettiklerinde çok net olarak ortaya çıktı ” dedi. Ayaklanmayla ilgili birkaç olası senaryo var. Birincisi, ayaklanma bastırılacak. Rejim milisleri, savunmasız sivillere karşı acımasız şiddeti, terör taktikleri ve ırksal ve mezhepsel bölünmeyi teşvik eden entrikaları ile bastırması. İkinci bir senaryo, halk ayaklanması iktidardaki rejimi süpürmesi ve tam teşekküllü bir devrime dönüşmesi.


HİZBULLAH-HAMAS, KAĞITLAR YENİDEN KARILIYOR

Nahed Hatr Al Ahbar

HAMAS hareketinden bir yetkili, İran ve Hizbullah ile ilişkilerin yeniden başlaması, destek vb. konularda uzlaşı için görüşmelerin gerçekleştirildiğini ilan etti. İki yıldan uzun süredir Hamas ilk defa, bilinçli olarak, Mukavemet ekseni ile görüşmelerinin içeriği ile ilgili bilgi verdi. Hamas, Suriye rejiminin devrilmesi üzerine oynadı ama hayal kırıklığına uğradı. Hamas, Mısır’da Müslüman Kardeşler rejimine oynadı ve Mısır halkının karşısında bir pozisyon aldı. Bu rejim de devrildi ve kalıntıları şiddete-terörizme yöneldi. ‘‘Sultan Recep Tayyip Erdoğan’’ üzerine oynadı ama Sultan; muhalefetin ve Kürtlerin baskılarından sonra sendeledi. Hamas, bölgesel ve uluslararası düzeylere oynayarak ağırlığını Ürdün’e taşımak istedi ama karşısına, ‘‘konfederal yapıdan ve alternatif vatan projesinden’’ endişe duyan Ürdün ulusal uzlaşısı çıktı ve Hamas yerinde durmak zorunda kaldı.Stratejik anlamda Hamas bitti. Kaderini, Katar-Türk-İhvan projesi ile bir tuttu, bu projenin gerilemesi ve düşmesi ile kendisi de gerileyip düştü. Onu ayakta tutabilecek bir ağ kaldı o da İran-Hizbullah’tır.

www.evrensel.net