Irak tezkeresi süreci sabote ediyor

Irak tezkeresi süreci sabote ediyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) PKK güçlerine karşı Irak Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyon düzenlemesini içeren tezkerenin süresi 17 Ekim’de doluyor. “Çözüm süreci”, “Demokratikleşme” söylemini dilinden düşürmeyen AKP Hükümeti, sınır ötesi operasyon yetkisini bir yıl daha uzatmak için tezkereyi Meclise göndermeyi seçti.

Sultan Özer

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) PKK güçlerine karşı Irak Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyon düzenlemesini içeren tezkerenin süresi 17 Ekim’de doluyor. “Çözüm süreci”, “Demokratikleşme” söylemini dilinden düşürmeyen AKP Hükümeti, sınır ötesi operasyon yetkisini bir yıl daha uzatmak için tezkereyi Meclise göndermeyi seçti. 10 Ekim Perşembe günü görüşülmesi düşünülen tezkereye tepkiler var. BDP Grup Başkan Vekili Buldan ve AKP’li Galip Ensarioğlu ve Akil İnsanlar Heyeti’nden Öztürk Türkdoğan, tezkerenin çözüm süreciyle çeliştiğine dikkat çekti.

‘BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU’

Irak Kürdistan Bölgesine yönelik askeri müdahalenin önünü açan tezkerenin süresinin uzatılmak istenmesine tepki gösteren BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan da, “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedi. Tezkerenin süreçle kesinlikle bağdaşmadığını vurgulayan Buldan, “Barış ve müzakere, diyaloğunun devam ettiği bir süreçte, savaş, güvenlikçi politikalar bizleri kaygılandırıyor” dedi. Buldan, bir tarafta görüşmeler yapılıp, “Bu savaş nasıl biter, Kürt sorunu nasıl çözülür?” diye bakarken, diğer taraftan savaş tezkeresinin süresinin uzatılmak istenmesinin süreçle kesinlikle bağdaşmadığını dile getirdi. Tezkerenin Mecliste görüşülecek olmasının doğru ve mantıklı olmadığını belirten Buldan, AKP’yi güvenlikçi politikalardan uzaklaşmaya, tezkereyi geri çekmeye çağırdı. Buldan, milletvekillerine de “Savaş tezkeresine onay vermeme, çözümsüzlük politikalarına ortak olmama” çağrısında bulundu. BDP Genel Merkezi de yaptığı açıklamada, tezkereye ilişkin kaygılar dile getirdi.

‘SÜREÇ SEÇİMLERDEN DAHA KIYMETLİDİR’

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu da tezkerenin süreçle bağdaşmadığını söyledi. Ensarioğlu, Kürt sorununun merkezinin Türkiye olduğunu belirterek, “Sorunun çözümü ile ilgili bir irade başlatılmıştır. Bu süreçte dikkat ederseniz içeride de dışarıda da operasyon yok. O nedenle de bu tezkerenin bir anlamı da yok” dedi. PKK güçlerinin sınır dışına çıkmaktan imtina ettiğini, devletin de tezkereyi koz olarak elinde tutmak istediğini vurgulayan Ensarioğlu, “Tezkerenin kullanılmayacağını da herkes biliyor” dedi. Sürecin çok önemli olduğunu ve sahip çıkmak gerektiğini belirten Ensarioğlu, karşılıklı güvensizliğe dikkat çekti. Bu güvensizliği bir tarafa bırakıp, PKK’nin silahlı güçlerini sınır ötesine çekmesi gerektiğini belirten Ensarioğlu, PKK güçlerinin nerede olduğu bilindiği halde operasyon yapılmadığını, bunun da süreçle ilgili olduğunu söyledi. Karşılıklı güvensizliğin nedenini seçim sürecine bağlayan Ensarioğlu, “Seçim süreci maalesef güven ortamını zedeliyor. Oysa süreç seçimlerden daha kıymetlidir. O nedenle de bu kıymete binaen konuşmak gerekiyor” dedi.

‘TÜRKİYE GÜVENLİKÇİ POLİTİKALARI BIRAKMALI’

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı ve Akil İnsanlar Heyeti Üyesi Öztürk Türkdoğan, gelinen aşamada hükümetin yeniden tezkereye ihtiyaç duymasının anlamsız olduğunu söyledi. Tezkerenin barış ve çözüm sürecinin ilerlemesi bakımından sorun yaratacağını vurgulayan Türkdoğan, artık tezkereye ihtiyaç duyulmaması gerektiğini ifade etti. Barış sürecinin ilerleyebilmesi bakımından güvenlikçi politikalar yerine barışçı ve özgürlükçü politikalara ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Türkdoğan, hükümetin bu tezkereyi tehdit unsuru olarak kullanmak istediğine dikkat çekti. Tezkereyi yadırgadığını belirten Türkdoğan, tezkerenin psikolojik gerginlik yaratacağı uyarısı da yaptı. Türkdoğan, “Parlamentoda milletvekilleri bu tezkereyi kabul etmezler” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net