05 Ekim 2013 13:00

Başbakanda akıl tutulması!.. AKP’de dağınıklık!..

Başbakanda akıl tutulması!.. AKP’de dağınıklık!..
Paylaş

Kemal Bülbül

AKP Hükümeti mi dağınık? Aleviler mi?... Başbakan; “Aleviler bir araya gelmiyor. Farklı şeyler söylüyorlar. Alevilerin büyük bir çoğunluğu cemevini ibadethane olarak kabul etmiyor!” Gibi akıllara ziyan açıklama yapıyor. “Hükümet Sözcüsü” Hüseyin Çelik; “Alevilere dair başka bir paket açacağız.” Diyor… Bakan Faruk Çelik “Alevi Açılımı devam ediyor.” Diyor… Dün (04 Ekim 2013) Radikal gazetesine bir demeç veren “Gümrük Bakanı” Hayati Yazıcı “Cemevine ibadethanedir veya değildir demek devletin hakkı değil!” diyor. Daha önce de “İç Anadolu bölgesi AKP Milletvekilleri” toplantısında AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan Başbakan’a “cemevleri ibadethanedir.” demiş ve Başbakan’dan azar işitmişti. AKP’yi kim temsil ediyor? Bu demeçlerden HANGİSİ DOĞRU?.. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?..” AKP’deki bu parçalı politikanın, akıl tutulmasının, tutarsızlığın, gayrı ciddiliğin, dağınıklığın sebebi nedir? Aleviler, devşirme akılla “Cami, Cemevi Projesi” yapan bir Hoca Efendi dışında BİR ARADADIRLAR, Başbakanın dediği gibi

ALEVİLERİN BİRLİK SORUNU YOKTUR!     

Valilere, kaymakamlara, emniyet müdürlerine, jandarma komutanlarına “Alevilerin Aşure etkinliklerine, cemlerine katılın, izleyin!” diye talimat veren Hükümet yetkilileri kendi içlerinde 40 parçaya ayrılmış durumda. Başbakan, devleti demokratikleştirmek, çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı Türkiye gerçeğinin anayasal gereğini yapmak yerine “AKP Devleti” kuruyor! Her fırsatta “Dindar nesil yetiştireceğiz!” diyen Başbakan’ın “Dindarlığı” Diyanet İşleri Başkanlığının Devlet Dinidir. Devlet ve Hükümet; dini, inancı, sosyal yaşamı, kılık kıyafeti, ne yenip içileceğini… vb. vb. tanımlamak, belirlemek hakkına ve yetkisine sahip değildir. Devletin ve Hükümetin görevi yaşamı kolaylaştırmak, farklı etnik ve inançsal kimliklerin haklarını güvence altına almak, farklılıklara saygı duymaktır. Yaşamın her alanına müdahale etme hakkını ve yetkisini kendinde bulan Başbakan, Şeyhül İslam’a özenip fetva veriyor. “Aleviler Müslüman değil mi?” diye soran ve soruyu da kendisi cevaplayıp “Elbette Müslüman’dırlar!” diyen başbakan provokasyon peşindedir. Aleviler, Alevidir! Başbakanın görevi hakikati saptırmadan Alevilerin kendilerini tanımladıkları biçimde Aleviliği tanımak ve inançsal, kültürel haklarını yasal güvenceye kavuşturmaktır. Başbakanın görevi ve sorumluluğu inançları tanımlamak değil, TANIMAKTIR! Başbakan “Alevilik nedir?” tartışması yapamayacağı gibi “İslam nedir?” “Sünnilik nedir?” tartışması da yapamaz! Başbakan “İlahiyatçı” değildir! Başbakan “İmam hatip lisesi” ders kitabı bilgileri ile din ve inanç tartışması yapmaya çalışıyor ve komik oluyor!..  Başbakan devletin geleneksel, katı ve statükocu Türk, Sünni/İslam aklı ile politika yapıyor.  Bu politika DİB vesayetiyle oluşmuştur. Bu politika bitti! İflas etti! Diyanet İşleri Başkanlığının vesayeti ve geleneksel devlet inkarcılığının vardığı nokta IRKÇILIKTIR, FAŞİZMDİR!..

*Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Süt piyasasında istikrarı bozan kim?

SONRAKİ HABER

Alilağa Belediyesinden atılan işçilerin işe iade davaları yarın görülecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa