Af Örgütü: Muhalif düşünceye tahammül yok

Af Örgütü: Muhalif düşünceye tahammül yok

Uluslararası Af Örgütünün Gezi Parkı eylemlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin raporuna göre gerçek mühimmat, biber gazı, tazyikli su, plastik mermi kullanımı ve darp nedeniyle eylemler sırasında 8 binden fazla kişi yaralandı. Yine rapora göre en az üç kişinin ölümü polisin orantısız güç kullanımıyla doğrudan ilgili. Rapor, bugün Point Otel toplantı salonunda, yapılan basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamaya eylemlerde polis şiddetine ve tacizine maruz kalan mağdurların yanı sıra ulusal ve uluslararası alandan kitle örgütü temsilcileri de katıldı.

Uluslararası Af Örgütünün Gezi Parkı eylemlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin raporuna göre gerçek mühimmat, biber gazı, tazyikli su, plastik mermi kullanımı ve darp nedeniyle eylemler sırasında 8 binden fazla kişi yaralandı. Yine rapora göre en az üç kişinin ölümü polisin orantısız güç kullanımıyla doğrudan ilgili. Rapor, bugün Point Otel toplantı salonunda, yapılan basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamaya eylemlerde polis şiddetine ve tacizine maruz kalan mağdurların yanı sıra ulusal ve uluslararası alandan kitle örgütü temsilcileri de katıldı.

Raporun içeriğine ilişkin bilgi veren Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, hükümetin ve polisin muhalif görüşlere tahammülünün olmadığını söyledi.

ETKİN SORUŞTURMA YOK

Polis şiddetine maruz kalan insanların korktukları ve yargılamaya güvenmedikleri için şikayet başvurusunda bulunmadıklarını vurgulayan  Gardner, “Polisler hakkında etkin soruşturmalar yürütülmüyor. Daha önce açılan soruşturmaların nasıl sonuçlandığını da bilmiyoruz. Örneğin, Ceylan Önkol’un ölümünden sorumlu askerlerin soruşturması hâlâ devam ediyor. Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümünden sorumlu polisler hakkında etkin bir soruşturma yürütülmüyor ve deliller karartılıyor” diye konuştu. Raporda yer alan 16 kişinin polisler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Gardner, ağustos ayı sonunda savcılığın sadece bir tanesi hakkında işlem yaptığına dikkat çekti. Buna karşın eylemlere katılanlara yönelik çok sayıda dava açılmasını beklediklerini söyleyen Garndner, “Yüzlerce insan herhangi bir şiddet olayına karıştıklarına dair kanıt olmaksızın sadece eylemlere katıldığı için kovuşturmayla yüz yüze” dedi.

ÖNCÜ KUVVET TOMA!

Af örgütü gözlemledikleri eylemlerde, eylemdekilere, eylem alanından geçenlere, hastanelere, gönüllü doktorların çalıştığı revirlere, polis şiddetinden kaçarak binalara sığınan vatandaşlara keyfi şekilde saatlerce TOMA’larla tazyikli su sıkıldığını söyledi. Yine TOMA’dan sıkılan kimyasal su nedeniyle yanık şikayetiyle çok sayıda kişinin Af Örgütü’ne başvurduğu belirtildi.

20 GÜNDE BİR YILLIK GAZ STOKU BİTTİ

Raporda eylemlerin ilk 20 gününde 130 bin gaz kapsülü kullanılarak bir yıllık stokun bitirildiği belirtilirken, yıllık tedarik oranı 150 bin olmasına rağmen hükümetin ağustos ayında 400 bin gaz kapsülü siparişi daha verdiği ifade edildi. Polisin gazı yatay şekilde hedef alarak attığı kaydedilirken, Türkiye İnsan Hakları Vakfının verilerine göre de rehabilitasyon başvurularının yüzde 60’ının biber gazından kaynaklanan yaralanmalar olduğu vurgulandı.

ŞİDDETİN ÜÇÜNCÜ ARACI PLASTİK MERMİ

Rapora katkı sunan doktorlar, eylemler boyunca yaralanmaların temel nedenlerinden birinin plastik mermi olduğunu söyledi. Yine raporda, plastik mermilerin özellikle yakın mesafeden, baş ve boyun bölgesi hedef alınarak sıkıldığına dikkat çekildi.

GÖZALTILAR, TACİZLER, SORUŞTURMALAR

Rapora göre Gezi eylemleri süresince keyfi şekilde resmi olmayan gözaltılar yapıldı. Gözaltına alınanların avukatlarıyla, aileleriyle görüşme ve sağlık kontrolü hakkı engellendi. Yine gözaltında darp özellikle kadınlara yönelik cinsel taciz vakaları çok görüldü. 24 Haziran itibariyle Türkiye genelinde 4 bin 900 kişinin gözaltına alındığını belirtilirken, gözaltıların 3 bin 400’ünün 31 Mayıs ve 2 Haziran tarihlerinde gerçekleştiği ifade edildi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net