16 yıldır failler belli

16 yıldır failler belli

Galatasaray Meydanı’nda eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, 16 yıldır sürdürdükleri mücadele sonrasında devletin “firar etti” dediği Cemil Kırbayır’ı, “Biz öldürdük” itirafını yaptığına dikkat çektiler. Anneler, “Gözaltında kayıp edilen insanlarımızın akıbeti ve failleri a&

322. HAFTA

Faili meçhul cinayetlere kurban giden ve kaybedilen yakınlarının bulunması ve faillerinden hesap sorulması için Galatasaray Meydanı’nda adalet haykırışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri’nin verdikleri mücadele 16. yılını doldurdu. Anneler 322. haftaya ulaşan oturma eyleminde yine Galatasaray Meydanı’ndaki yerlerini alıp, adalet taleplerini haykırdı. Bu haftaki eylemde de yine siyah zemin üzerine yazılı “Failler belli, kayıplar nerede?” pankartını açan kayıp yakınları, ellerinde de katledilen ve kaybedilen yakınlarının posterlerini taşıdı. Hükümete “16 yıldır bu meydandan soruyoruz. Kayıplarımıza ne oldu?” diye seslenen annelerin bu haftaki eylemine Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sebahat Tuncel de katılarak, yanlarında yer aldı.

MAL MÜLK DEĞİL ÇOCUKLARIMIZI İSTİYORUZ!

Eylemde ilk olarak 11 Ağustos 2004 yılında İğneada’da kaybedilen Tolga Baykal Ceylan’ın annesi Kadriye Baykal Ceylan konuştu. “Biz yıllardır, devletten evlatlarımızı talep ettik mal mülk talep etmedik” diyerek, sözlerine başlayan Ceylan, “Bu bizim analık hakkımızdı. Evlatlarımızın bedenlerini istedik. Bir daha bu ülkede kayıp olmasın istedik. Kayıplar olmasın diye yasalar konulsun istedik. Hükümet kabul etmedi. Şimdiki hükümet gözaltında kayıplar komisyonu kurdu, umutlandık. Ancak beklediğimiz olmadı. Vicdani olmayanlar bu araştırmayı yapamaz” dedi.

BİZİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül’ün oğlu Tolga’nın yurt dışında yaşadığını iddia etmesine tepki gösteren Ceylan, “Sizin verdiğiniz bu bilgiyi Bulgaristan yalanladı. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Oğlumun 50 lirası vardı 300 lirası var diyorsunuz. Oğlumun 300 lirası olsa 1 vize 1 pasaport alırdı. Komisyon bana ‘Oğlunuz hangi alana girdi’ diyor. Bunu siz açıklayın. Kimse unutmasın suçlunun suçsuz olduğu yerde adalet olmaz, hakim hüküm giyer” dedi.

AÇILIMDAN ÇILGIN PROJEYE

Ceylan’ın ardından, 23 Şubat 1993’te kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız söz aldı. Yıldız, “Açılım diye diye ‘çılgın proje’ yaptılar. Bunların yapacakları ancak bu kadar olur. Ben artık onlara seslenmiyorum. Onların tek vicdanı paradır. Ben asker analarına sesleniyorum. Askerin acısıyla gerillanın acısı aynıdır. Kayıp acıları aynıdır. Hükümete biz ‘Çocuklarımız kayıp’ diyoruz, ‘O bize oğlum Amerika’da onu göremiyorum’ diyor. Bize yaşatılan acı hangi kategoriye giriyor. Artık halk olarak bunları çöpe koyalım, kendi düzenimizi kuralım” dedi.

Yıldız’ın konuşması sona erdikten sonra, 15 Şubat 1995 tarihinde İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Rıdvan Karakoç’un ağabeyi Hasan Karakoç kısa bir konuşma yaptı. Karakoç, “Kayıplardan Tansu Çiller, Mehmet Ağar gibi isimler sorumludur. Neden onları yargılamıyorsunuz? Arjantinliler kadar olamıyorsunuz” dedi.

DEVLET POLİTİKASI DEĞİŞMEDİ

Konuşmaların ardından insan hakları savunucularından Nimet Tanrıkulu, kayıp yakınları adına hazırlanan bu haftaki basın metnini okudu. Tanrıkulu, Cumartesi Anneleri için “Ne iş yaptıklarını, arkalarında kimler olduğunu bilmiyorum” diyen Başbakan Erdoğan’ın Cumartesi Anneleri ile görüşmek zorunda kaldığını hatırlattı. Cumartesi Anneleri’nin mücadeleleri sonucunda devletin 31 yıldır “firar etti” dediği Cemil Kırbayır’ı, “Biz öldürdük” itirafını yaptığını hatırlatan Tanrıkulu, “Mücadelemizde önemli kazanımlar elde etsek de kayıpların akıbeti hâlâ meçhul. Ne yazık ki hükümetler değişse de, ‘devlet politikası’ hiç değişmedi” diyerek açıklamasını bitirdi. (İSTANBUL)

www.evrensel.net