Birlik ve dayanışma ruhunu sürdüreceğiz

Birlik ve dayanışma ruhunu sürdüreceğiz

Petrol-İş Sendikası 24-25 Eylül’de Trabzon’da Genişletilmiş Başkanlar Kurulunu topladı.Ortadoğu’daki savaş gerilimi, çözüm süreci, Gezi eylemleri gibi siyasal gelişmeler, taşeron ve kiralık işçi uygulamaları gibi işçi sınıfına yönelik saldırılar ve Petrol-İş’in örgütlenmesi, gibi pek &cced

Ortadoğu’daki savaş gerilimi, çözüm süreci, Gezi eylemleri gibi siyasal gelişmeler, taşeron ve kiralık işçi uygulamaları gibi işçi sınıfına yönelik saldırılar ve Petrol-İş’in örgütlenmesi, gibi pek çok konunun tartışıldığı Genişletilmiş Başkanlar Kurulunun sonuç bildirgesi açıklandı.

SURİYE’NİN İÇ İŞLERİNE KARIŞILMAMALI

Bildirgede Ortadoğu halklarının özgürlük, demokrasi ve daha iyi bir yaşam talebiyle ayağa kalkması, emperyalist güçleri rahatsız ettiği belirtilirken, yaşanan toplumsal süreçlerin bir kaosa dönüştürülerek yönetilmek istendiği vurglandı. Mısır’da milyonların sokağa çıkmasının ardından gerçekleştirilen darbeye verilen uluslararası desteğin de, bu kirli hesaplarla ilgili olduğunun söylendiği bildirgede, “Emperyalizm Ortadoğu’dan kanlı elini çekmelidir. Suriye’de daha fazla kan dökülmesine ve çeteler eliyle yaşanan vahşetin sürmesine göz yumulamaz. Hükümet benimsediği politikalarla ülkemizi savaşın adeta bir tarafı haline getirmiştir. Sınırımız, son günlerde Suriye’de katliamlara maruz kalan Kürtlere yapılmak istenen insani yardımlar için kapatılırken, el Kaide’ye bağlı çetelere her türlü lojistik desteğe açıktır. Suriye sınırımız çetelere kapatılmalı, insani yardıma açılmalıdır. Suriye’nin iç işlerine karışılmamalı ve yeni çatışmaları körükleyecek girişimlerden uzak durulmalıdır” denildi.

HÜKÜMET HALKIN SESİNE KULAK VERMELİ

Gezi Parkı eylemleriyle başlayan gelişmelerin, halkın tepki ve taleplerini dikkate almayan siyaset tarzının ve otoriterleşmenin ülkemizi uçuruma sürüklediğini gösterdiği ifade edilen açıklamada, “İktidarın eylemlerden gereken mesajı alması ve halkın sesine kulak vermesi gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz. Barışçıl gösteri ve yürüyüşlere uygulanan polis şiddeti sona erdirilmelidir. Halkı kutuplaştıran, toplumun bazı kesimlerini ötekileştiren ve yaşam tarzına dönük müdahaleler demokrasiyle bağdaşmaz” diye belirtildi.

DEMOKRASİ PAKETİNDE TALEPLER DİKKATE ALINMALI

Çatışmasızlık ortamının oluşmasını sağlayan “Çözüm Süreci” kritik bir döneme girmiştir. Halkımızın on yıllardır süren acılarına son veren, barış ve çözüm umutlarını yeşerten bu sürecin sekteye uğramasına izin verilemez. Başta Hükümet olmak üzere taraflar, bu süreçte gereken sorumlu tavrı göstermelidir. Sürecin bir adımı olarak hazırlandığı belirtilen “demokrasi paketi”nin bu hassasiyeti gözetmesi şarttır. Kürt Sorunu’nun çözümü açısından paketin halkın taleplerine uygun, siyasi hesaplardan uzak, şeffaf ve samimi bir şekilde hazırlanması gerekmektedir.

BOTAŞ ÖZELLEŞTİRİLEMEZ

Özelleştirme ve serbestleştirme saldırısında sıranın TPAO ve BOTAŞ’a geldiğine dikkat çekilen açıklamada, “BOTAŞ’ın üçe bölünerek yeniden yapılandırılması gündemdedir. Doğalgaza halkın ucuz, kolay ve güvenilir bir şekilde ulaşmasını sağlayan BOTAŞ’ı zayıflatacak her türlü düzenlemeye karşı olduğumuzu bildiriyor, BOTAŞ ve TPAO’nun kamu elinde yeniden entegre bir yapıya kavuşturulmasını talep ediyoruz” denildi.

TÜRK-İŞ’TE ANLAYIŞ DEĞİŞMELİ

Türk-İş’te yaşanan istifa ve ardından yönetimde yeni bir iş bölümünün yapılmasına da değinilen bildirgede şunlar belirtildi “Konfederasyonumuzun yapısal sorunlarının çözülmesi mümkün değildir. Türk-İş’in sınıfa dönük saldırılara yanıt üretebilmesinin ön koşulu, anlayışın değişmesi ve bir genel kurul ile çoğulcu yapısına uygun yeni bir yönetimin oluşturulmasıdır. Konfederasyonumuzda birlik ve beraberlik ancak bu şekilde sağlanabilecektir.”


SENDİKALARIN KIRMIZI ÇİZGİLERİ VAR

SICAK paraya dayalı Türkiye ekonomisinin, yeni bir kriz ile karşı karşıya olduğunun altı çizilen bildirgede şunlar söylendi, “Kriz süreciyle birlikte, emeğe yeni faturalar kesilmek isteneceği açıktır. İşsizliğin ve yoksulluğun arttığı koşullarda Hükümet, çalışma hayatını baştan aşağı değiştireceği açıklanan bir paketin hazırlıklarını hızlandırmıştır. Taşeron istihdamının genişletilmesi, buna bağlı olarak kıdem tazminatında taşeron işçilerden başlayarak bireysel fon hesabına geçilmesi ve başta “kiralık işçi” uygulaması olmak üzere esnek çalışmanın yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Sınıfın en temel kazanımlarına dönük bu saldırıların, uzun bir aradan sonra toplanan Çalışma Meclisinde “sosyal taraf”ların görüşüne sunularak bir uzlaşı fotoğrafı verilmeye çalışılacağı anlaşılmaktadır. Ulusal İstihdam Stratejisi’nin bir parçası olan, ülkemizi bir taşeron cumhuriyetine dönüştürecek ve kıdem tazminatı hakkımızı piyasanın insafına terk edecek düzenlemeler asla kabul edilemez. Bu saldırıların hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını belirtiyor ve bu konuların sendikaların kırmızı çizgileri olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.”

Sendikalara yönelik siyasi müdahalelerin sürdüğü ve sendikalı işçinin en temel silahı olan grev hakkının fiilen kaldırıldığı dile getirilen bildirgede, “Başkanlar Kurulu olarak Hava-İş üyesi THY işçileri ve işten atılan sendikalı işçilerin başlattığı tüm direnişler ile dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtiyoruz” denildi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net