‘El Nusra’ya yakalanırsak, kellemiz gider’

‘El Nusra’ya yakalanırsak, kellemiz gider’

Savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen Suriyelilerin bir kısmı Güngören’de yaşam savaşı veriyor. Mehmet de onlardan biri. Türkiye’ye gelmeden önce Halep’te yaşıyormuş. Çatışmalar başlayınca evleri yıkılmış ve çareyi önce iç göçte bulmuş Mehmet ve ailesi. Afrin’e taşınmışlar kurta

Mustafa Mayda

SAVAŞIN GAZABI TÜRKİYE’DE DE SÜRÜYOR

Hasta ailesine ilaç alıp, Suriye’ye götürmek için uğraşıyor Mehmet. Çünkü ilaçları Suriye’den temin edemiyor. Ancak çalıştığı yerde patron ücretini ödememiş. Çare bulamayınca sormuş soruşturmuş ve onu Emek Partisine yönlendirmişler. Mehmet’in 1180 TL alacağı var. Kendisini oylayıp duran patronla, Emek Partisinin görüşmesi sonucunda patron Mehmet’e ücretini vereceğini söylemiş.  Alabilirse parasını, ilaçları bir tanıdığıyla birlikte Suriye’ye gönderecek ya da kendisi götürecek. Kilis’ten, Azize Kapısı’ndan geçerek. Orası el Nusracıların elinde. Onlara yakalanmamaları gerekiyor. “Yakalanırsak fidye istenir ve veremezsen kellen gider” diyor ve devam ediyor: “Allahın gazabına uğradık da geldik, ama burada da gazaba geldik. Ne yer, ne de gök bizi kabul etmiyor.”

EL NUSRA DÜKKANLARINA EL KOYDU

Mehmet’in kardeşi böbrek hastası ve sürekli ilaç kullanması gerekiyor. “İlaç almam gerekiyor, yoksa ne işim var burada” diyor.
Daha önceleri dükkanları varmış. Dükkana el Nusra (Sufiler diyorlar) el koymuş. Zaten Afrin’e kaçmalarının diğer nedeni de o olmuş. “Halep’in merkez yerleri Esadçıların, kırsal alanlar da Nusracıların elinde” diyor. “Bölgenin zenginleri zaten gitti, topun ağzında yine yoksullar  kaldı. Afrin’de ilaç almak için 350-400 kilometre yol gitmemiz gerekiyordu. Önceleri ilaçları devlet veriyordu, o da kalktı. İlaç almaya gitmek başlı başına ölüm kalım meselesi olmuş. Nusracıların eline geçtin mi, hemen evine telefon açtırıyorlar, ‘Çocuğunuz elimizde şu kadar para vermezseniz ölür’ deyip süreveriyorlar.” Sonrası malum. Görüntülerde olduğu gibi boğaz kesiliyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net