Hakikate kelepçe vurulamaz

Hakikate kelepçe vurulamaz

“Gazetecinin haber faaliyeti nasıl örgütsel faaliyet sayılır?” ...KCK basın davasında tutuksuz yargılanan DİHA İstihbarat Şefi Çağdaş Kaplan bu soruyu iddianameyi hazırlayan savcıya sordu.22’si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın 6. duruşması bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesinde bulunan 15. Ağır Ceza Mahkemesi

Eda Yıldırım

22’si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın 6. duruşması bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesinde bulunan 15. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor.

Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmasına geçilirken, ilk savunmayı DİHA muhabiriyken gözaltına alınarak tutuklanan bir yılı aşan tutukluluğunun ardından serbest bırakılan Çağdaş Kaplan yaptı. KCK operasyonlarının esas amacının gerçeklerden taviz vermeyen özgür basın geleneğine sopa göstermek olduğunu söyleyen Kaplan, ancak hakikate kelepçe vurulamayacağını söyledi.  İddianamede yaptığı haberlerin, haber içerikli konuşmalarının ve  haber kaynaklarıyla yaptığı görüşmelerin gazetecilik faaliyeti kabul edilmesine rağmen örgütsel faaliyet sayıldığını kaydeden Kaplan, “Bir barış annesiyle röportaj yapmışım. Anne ‘barış’ diyor. Savcı onu örgütsel sonuç olarak yorumluyor” diye tepki gösterdi.

‘SAVCI FİKRİ TAKİBİ NE DEMEK BİLİYOR MU?’

 PKK’li Mensur Güzel’in Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek için İzmit Gölcük seferini yapan bir deniz otobüsünü kaçırması olayıyla ilgili Roj TV’ye yaptığı telefon bağlantısının iddianamede yer aldığını ifade eden Kaplan, “O olayda medyaya yayın yasağı gelmişti. Ancak biz orada ne olduğunu halka anlatmak zorundaydık. Bu nedenle geminin demirlendiği yere giderek haberi takip ettim. Bunu Roj TV’ye aktarmam suç sayılmış. Ben gazeteciyim. Beni arayan her gazeteci veya kuruma onların rengine göre değil, gördüğüm gerçeği aktarırım” diye konuştu.

Yine aynı olayla ilgili İnsan Hakları Derneğinin İstanbul Eski  Şube Başkanı Abdulbaki Boğa’yla yaptığı bir röportajın da iddianameye suç olarak girdiğini söyleyen Kaplan, “İHD Mensur’un silahsız olduğunu, bu nedenle Mensur’un sağ yakalanarak yargı karşısına çıkartılması gerektiğini açıklamıştı. Benim de burada bir insan hakkı ihlali var mı, araştırmam gerekiyordu. Ben bir gazetecinin yapması gerekeni yaptım. Sağ yakalanma ihtimali var mıydı? Bunu sordum. Bu da iddianameye giriyor. Ancak buna gazetecilik de fikri takip deniyor. İddianameyi hazırlayan savcı fikri takibin ne demek olduğunu bilmiyor sanırım ancak iletişim fakültelerinde ders olarak okutuluyor” diye tepki gösterdi.

ŞİMDİ Mİ SUÇ OLDU?

Kaplan’ın ardından eski ANF muhabiri İsmail Yıldız savunma yaptı. ANF eski Editörü İsmet Kayhan ile kurduğu bütün gazetecilik ilişkilerinin örgüt hiyerarşisi şeklinde yorumlanarak  iddianamede yer aldığına dikkat çeken Yıldız, Kayhan’la ilişkilerinin tamamen gazetecilik çerçevesinde olduğunu söyleyen Yıldız, haberlerini yazarken kullandığı “Rawin Sterk” mahlasının iddianamede kod ismi olarak geçtiğini ifade eden Yıldız, “Anayasanın 18’inci maddesinde gazetecilerin kod isim ile haber yazma hakkına sahip olduğunu net olarak ifade ediliyor” dedi. İddianamede beş yıllık iletişim kayıtlarının yer aldığını hatırlatan Yıldız, “Yasa dinlenildiğini ve şayet bir suç işlemişlerse buna göz yumulduğunu ifade eden Yıldız, “Biz dinlendiğimizi biliyorduk. Örgüt hassaiyetlerini haberleştirme kaygısı yapsak telefonlarımızın dinlendiğini bile bile bu konuşmaları yapmazdık” dedi. Yine yapılan haberlerde ve telefon görüşmelerinde suç olması halinde emniyetin neden buna yıllarca göz yumduğunu da soran Yıldız, yine iddianame savcısının kendisine yönelik “Normal bir gazetecilik yapmamıştır” suçlamasına da “Savcı bir ülkede gazetecilik nasıl oluyor diye belirliyor. Savcı bunu belirleyemez. Yaptığımız gazetecilik uluslararası literatüre uygundur” dedi.

Duruşma yarın tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması ile devam edecek.


GAZETECİLERİN YAPTIĞI HABERLER SUÇ UNSURU SAYILIYOR

Duruşmayı Türkiye Gezatecileri Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Sözcüsü ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, Avrupa Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreteri Gutierres Ricardo, Sınır Tanımayan Gazeteciler Temsilcisi Erol Önderoğlu, Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri Jaroslaw Walessa ve Sattat Karın, BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan ve BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel izliyor.

Adliye önünde açıklama yapan Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Sözcüsü Recep Yaşar, gazetecilerin yargılanmasını kabul etmediklerini belirterek, “Gazetecilerin yaptığı haberler, haber kaynakları ile yaptığı görüşmeler suç unsuru sayılıyor. Bu basın özgürlüğünü kısıtlayan bir davadır” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net