Duruşma salonlarına polisi kim gönderiyor?

Duruşma salonlarına polisi kim gönderiyor?

Polislerin, meslektaşlarının yargılandığı davalarda duruşma salonlarını tehditkar bir şekilde doldurmaları adil yargılama hakkına dair kaygıları arttıyor. Her fırsatta salonda acılı ailelere sataşan polisler adliye içersinde tehditleriyle terör estiriyor. Yargıçlarsa bu duruma sessiz kalıyor. Adil yargılamayı etkileyen bu durum hukukçuları end

Hasan Akbaş

Ankara Adliyesi'nde önceki Ethem Sarısülük'ü vuran polisin davasında yaşananlar aslında ilk değil. Çevik kuvvetin duruşma salonlarına silahlarıyla topluca girmeleri daha önce de benzer davalarda yaşanmıştı. Özellikle polis kurşunuyla ölüm vakalarında skandal boyutlarda olaylar yaşanıyor.  

AYNI SENARYOYU İZLEMİŞTİK

Daha önce Keçiören'de yaşayan 22 yaşındaki Cem Aygün'ü öldüren polis F.Y'nin duruşmasında da yine onlarca polis 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna doldurulmuştu. Duygusal hassasiyet gözetilmeksizin ailenin bulunduğu yerlere polisler oturtulmuştu. Yine bu polislerin birçoğu silahlarıyla duruşma salonuna gelmişti.

Aygün ailesi ve avukatlarının itirazlarına aldırış etmeyen hakim ise Aygün tarafına, "Burayı ben yönetiyorum. Susun, Duruşma disiplini bozulursa ceza hukukunun verdiği yetkiyle duruşmaları kapalı olarak görürüz" demişti. Avukatların ve ailenin tahammülü sonucu gerginlikler giderilmişti. Ancak polis provokasyonu içeride ve dışarıda sürmüştü.

DURUŞMA İNİSİYATİFİ POLİSTE!

Ethem Sarısülük davasında da aynı senaryonun tekrar ettiğini söylemek abartı olmaz. Ancak, Ethem'in duruşmasında polis nereden aldığı belli olmayan güç ile talimat almışcasına hareket etti. Bir adım daha ileri giderek tanıklara, aileye ve avukatlara hem fiziksel, hem de psikolojik şiddet uyguladı. Her fırsatta sözlü ve fiili eylemleriyle duruşmayı provoke eden polislere Mahkeme Başkanının neredeyse tepkisiz kaldı. Polislerin bu tutumlarına rağmen duruşmada yer alabileceğini savunan mahkeme heyeti, duruşmanın inisiyatifini adeta polise kaptırdı.

MAHKEME HEYETİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE SANIKLARLA ŞAKALAR...

Van'da silahsız 2 PKK’liyi ve 17 yaşındaki bir çocuğu infaz edilmesiyle ilgili Ankara'da süren davanın geçtiğimiz 2 duruşmasında da polis ve askerlerin sanıklara "özel ilgisi" mahkeme heyeti tarafından görmezden gelinmişti. Mahkeme salonunda jandarmalar, polisler ile sanıklar birbirleriyle tokalaşıp, öpüşmüş, şakalaşıp sohbet etmişlerdi.

BARO BAŞKANI: DAVANIN GENELİNİ ETKİLER

Ethem Sarısülük duruşmasını bir heyetle birlikte izleyen ve kayda geçiren baro yetkilileri de duruma tepkili. Yaşananların yargılamanın engellenmesi sonucunu doğurduğunu dile getiren Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy, mahkemede polisin ancak mahkeme başkanının talebiyle bulunabileceğini, ancak Sarısülük davasında polislerin kendilerinin inisiyatif aldığını belirtti. Aksoy, "Mahkeme kısmen gerek duyduğu koşullarda polisten yardım isteyebilir. Açıklanmamasına rağmen 100 civarında sivil polis getirilmişti. Oradaki tablo duruşmanın genelini etkileyecek ve tarafları etkileyecek bir tablo oluşturur" diye konuştu.

'KAPALI DURUŞMA ADALETİ ZEDELER'

Sarısülük duruşmasında polis provokasyonu sonucu alınan "kapalı duruşma" kararını da değerlendiren Aksoy, "Mahkeme esasen millet adına yapılır. Aleni görülür. Bunun anlamı şudur; millet adına yapılan yargılamanın milletin gözü önünde yapılması esastır. Bu adil yargılamayı ve daha sonrasında yargılamayı takip eden insanlarda adalet duygusunu ve oluşacak kararda da vicdani kanaatin yerine getirilmesi çok önmelidir. Eğer kişileri yargılamadan uzak tutarsanız . İzlenemeyen bir davanın adaletli olup olmadığının ve adil yargılamanın yerine getirilip getirilmediği konusunda muğlaklıklar olur" diye konuştu. 

TÜRKDOĞAN: YARGI EN BAŞINDAN BERİ POLİSİN TARAFI

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da, yaşananların cezasızlık politikasının sürmesi için kurgulandığına dikkat çekti. Polisin duruşmaya çıkarma yapmasının, gerek sözlü gerekse de fiziki şiddet uygulamasının tek anlamının gözdağı vermek olduğunu ifade eden Türkdoğan, yargının da adil davranmadığını söyledi. Ethem Sarısülük davasında yargının en başından beri polisin tarafında olduğunu belirten Türkdoğan, "Kasten adam öldürmek suçundan dava açılmadı bu polise. Yargılama en başından beri göstermelik olarak sürdürülüyor. Davanın açılmasından duruşma salonunda yaşananlara kadar her şey önceden kurgusu belli olan şeylerdir. Adil yargılamanın önündeki engeller ve baskılar kaygıları giderek artırıyor" diye konuştu. Türkdoğan, Adalet Bakanlığı'na da gerekli adımları atması için çağrıda bulundu. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net