22 Eylül 2013 21:58

Mısır ve Sudan’ın can damarı kesiliyor

Geçen hafta Salı günü Etiyopya Dışişleri Bakanlığı’ndan Arap basınında çok yer bulmayan bir açıklama geldi. Açıklama Etiyopya’nın yapmayı planladığı “El Nahda” barajı ile ilgiliydi. Dışişleri Bakanlığı adına büyükelçi Dina Mafta’nın Valta haber ajansına yaptığı ve Mısır Al Yavm&rs

Mısır ve Sudan’ın can damarı kesiliyor
Paylaş
Ali Karataş / Yusuf Ertaş

Aslında yıllardan beri özellikle Mısır ile Etiyopya arasında Nil’in suyu nedeniyle sorunlar yaşanmaktaydı. En son geçen Mayıs ve Haziran aylarında tartışma alevlenmiş ama Mısır’ın yaşadığı iç çalkantı nedeniyle konu gündemin gerisine düşmüştü.  O dönemde konuyu haberleştiren Rusya Al Yavm 29 Mayısta, “Etiyopya’daki el Nahda barajı krizi uluslararasılaşacak mı?” başlığı ile gelişmeleri duyurmuştu. Dar Al Hayat gazetesi 1Haziran’da “Etiyopya’nın inşa ettiği  el Nahda barajı en büyük sorun” başlığı ile verdiği haberde konuya geniş yer vermişti.

Etiyopya Hükümet Sözcüsü Brihit Simon, baraj inşası öncesi Nil nehrinin kollarından biri olan Mavi Nil’in yatağının değiştirilmesi çalışmalarına başladıklarını ilan etmiş ve nehir yatağının değiştirilmesi çalışmasını Etiyopyalıların hafızasına kazınacak tarihi bir olay olarak değerlendirmişti.

Bu açıklamaya karşılık Mısır, su sorununu halkın güvenliği ile ilgili bir sorun olarak değerlendirmiş ve  dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, askeri seçenekleri de kastederek “El Nahda Barajı konusunda bütün seçenekler açık”( 30 Mayıs Rusya Al Yavm)  demişti. Mısır, Hüsnü Mübarek döneminde de konuyla ilgili Etiyopya’yı savaşla tehdit etmişti. Kahire’de toplanan yüzlerce kişi de Etiyopya büyük elçisinin ülkeden çıkarılmasını istemişti.

Darbe sonrası Mısır’ın askeri yönetimi ise Mursi’nin “Yukarı kıyıdaş ülkelere karşı küstah ve küçümseyici” tavrını terk ederek “işler yatışıncaya kadar” ılımlı bir tutum izlemeye başladı. Kuşkusuz bunda temel etken Mısır’ın içinde bulunduğu karışıklıktır.

NİL SORUNU

Mısır’da 1929 yılında işgalci konumundaki İngiltere, Nil Nehri’nin sularının yüzde 80 oranında kullanım hakkını Mısır’a vermişti. 1950’lerde imzalanan anlaşmada da Mısır, avantajlı konumunu korudu. Nehrin kaynağında bulunan bazı ülkeler ile Etiyopya ise 1929 yılında İngiltere’nin Mısır’a verdiği hakkın günümüzde geçerli olmadığını bu nedenle paylaşımın yeniden yapılmasını isterken, Mısır ile Sudan bu isteklere şiddetle karşı çıkıyor.

Mısır ile Sudan arasında 8 Kasım 1959’da “Nil Sularının Tam Kullanımı Anlaşması” imzalanmış ve nehrin suları iki ülkece paylaşılmıştı. Anlaşmayla yukarı kıyıdaşların kullanımlarına karşı ortak mücadele kararı da verilmişti.


MISIR’IN KAYBI BÜYÜK

Etiyopya, Nil üzerinde bir değil dört baraj inşa etmek istiyor. Bunu da sulama amaçlı değil elektrik üretimi için yapmak istediğini açıkça belirtiyor.  Mısırlı uzmanların yaptığı çalışmalara göre Mısır, söz konusu barajlardan son derece olumsuz etkilenecek. Barajla beraber Mısır’ın senelik 9 milyar metreküp su kaybı olacak. Elektrik üretimi ise yüzde 20 azalırken, Nil turizmi de olumsuz etkilenecek. Mısır bu barajın inşa edilmesiyle beraber Nil nehrinin taşıdığı verimli topraklardan da mahrum kalacak. Mısır içerisinde Nil nehrinin debisi yüzde 25 azalacak. Mısır’daki balık çiftliklerini de büyük bir tehlike bekliyor. İki milyon dönüm tarım arazinin de çorak araziye dönüşmesi söz konusu.


ETİYOPYA’NIN HEDEFLERİ

Etiyopya bu baraj projeleriyle Afrika’nın en büyük elektrik üreticisi olmayı hedefliyor. Barajlar sayesinde bölgede siyasi açıdan etkin olmak da Etiyopya’nın amaçlar arasında. Etiyopya bu yüzden Mısır ve Sudan’a baskı uygulamak için gittikçe İsrail’e yakınlaşıyor.

Daha önce Nil nehrinin kullanımıyla ilgili yapılan anlaşmalar, baraj ve benzeri projeler konusunda Mısır ve Sudan’a veto hakkı tanıyor ancak bu veto hakkının özellikle bu dönemde Etiyopya’yı çok da bağlamadığı gözüküyor.


İSRAİL Mİ FİNANSE EDİYOR?

Bazı Arap gazeteleri barajın Mısır’a zarar vermek için Etiyopya-İsrail ortak projesi olarak hayata geçirilmek istendiğini yazdı. Londra merkezli El Hayat gazetesinin haberine göre Mısır, Etiyopya Büyükelçisi’ni çağırarak Etiyopya’nın baraj hakkındaki açıklamalarına dair bilgi istedi. Etiyopya ise barajın Mısır’ın tarım arazilerini ve sularını etkilemeyeceğini ileri sürüdü.

Suudi Arabistan’da yayın yapan Şark Al Awsat gazetesi ise barajın Mısır’da iki milyon dönümlük tarım arazisinin kullanılamaz hale gelmesine yol açacağını ifade etti.

Londra’dan yayın yapan Al Kuds Al Arabi’ye göre ise Etiyopya’nın barajı İsrail’in  fitnelemesinin ürünü… Gazete İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman’ın Asvan Barajı’nı bombalayarak Mısır’ı su altında bırakmakla tehdit ettiğini hatırlatarak, İsrail’in Afrika’da beş ülkeye baraj inşa etmek için bir ekip kurduğunu, bunun ise önceki su paylaşım anlaşmalarına aykırı olduğunu belirtti.

Gazete, İsrail firmalarının daha şimdiden baraj yönetimiyle enerji dağıtımı anlaşmaları imzaladığını da yazdı.


DÜNYANIN EN UZUN NEHRİ

Tartışmaların üzerinde alevlendiği Nil nehri, güneyden kuzeye akan Beyaz Nil, Mavi Nil ve Atbera Nehri olmak üzere 3 ana koldan oluşuyor. Nil,  6 bin 825 kilometre uzunluğu ile dünyanın en uzun nehri unvanını taşıyor.

Nil Nehri havzası 2,9 milyon kilometrekarelik alanıyla Afrika kıtasının yüzde 10’una denk geliyor. Nil havzası ülkelerini Mısır, Sudan, Etiyopya, Eritre, Kenya, Ruanda, Burundi, Tanzanya, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti oluşturuyor.
El Nahda, Nil’in Mavi Nil kolundaki dört barajdan biri olacak. Nil Nehri’nin yıllık 84 milyar metreküp olan su kapasitesinin 55 milyar metreküplük kısmı Mısır tarafından kullanılıyor. Sudan ise 18,5 milyar metreküp ile kaynaktan en fazla yararlanan ikinci ülke.


MISIR, NİL SORUNUNU 'İŞLER YATIŞANA KADAR ASKIYA ALDI'

Abdulrahman Yussif / Ayah Aman

Al Monitor


MISIR’da Nil nehri sorunu, ulusal güvenliğe yönelen bir dış tehdit olarak tekrar hükümetin gündeminde. Afrika uzmanı Büyükelçi Mona Omar’ın da içinde olduğu üst düzey diplomatlardan oluşan bir heyet, Etiyopya’dan başlayarak bir dizi Afrika ülkesini ziyaret etti. Heyetin amacı, cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi deviren askeri darbenin akabinde bölge ülkelerine Mısır’ın tutumlarını anlatmaktı. Ayrıca, dışişleri ve sulama bakanlıkları arasında eş güdüm toplantıları yapıldı, Nil sorununun çözümü yönünde siyasi ve teknik düzeyde ilerleme sağlanması amaçlandı.
Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’nda önemli teknik mevkide görev yapan bir kaynak, Al-Monitor’a şu açıklamayı yaptı: “Nil konusunda yürütülen çalışmalar, bilhassa da Mısır’ın Nahda Barajı’na ilişkin girişimleri, son iki haftada nispeten yavaşladı. Mısır’da işler yatışıncaya kadar askıya alındı.”
Bir diplomatik kaynağın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre, yukarı kıyıdaş ülkelerle yapılan bölgesel görüşmelerde Mısır, Entebbe Anlaşması’na ilişkin bir çözüm bulunması için bastırdı ya da tartışmalı noktaların yeniden müzakeresi için ilgili ülkeleri ikna etmeye çalıştı. Ancak bu girişimlerin hiçbiri sonuç vermedi. Kaynak, Mısır’ın elinde hâlâ oynayabileceği birkaç kart olduğunu belirtti.
Mısır, Entebbe Anlaşması’nın yeniden müzakeresi için bastırsa da, anlaşmayı meclis onayından geçiren Etiyopya ve Uganda, müzakere safhasına dönmeyi reddediyor ve bunun yerine Mısır’la Sudan’ın anlaşmaya katılmasını öneriyor.
Nil konusuyla ilgili bir istihbarat görevlisi, Al-Monitor’a şu bilgiyi verdi: “Mısır, Nil suyuna ilişkin menfaatlerine zarar verecek herhangi bir gelişmeyi önlemek için tüm önlemleri alıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Güney Sudan’ı anlaşmaya taraf olmama yönünde ikna etmek için bu ülkeler nezrinde çok güçlü girişimler yürütülüyor.”
Geçici yönetimde dış ilişkilerden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Muhammed El Baradey’in el attığı ilk konulardan biri de Nil dosyası oldu. Baradey’in konuya ilişkin düzenlediği acil toplantıda, Mısır’ın takip edeceği mekanizmalar ve atacağı adımlar görüşüldü.
Afrika meselelerinde çalışan siyasi araştırmacı Adil Nabhan, askeri çözümün bir seçenek olmadığını, zira Mısır’ın hem kendi içinde kriz yaşadığını hem de böyle bir adım için bölgesel ve uluslararası destekten mahrum olduğunu belirtiyor. Ayrıca askeri seçenek, durumu daha da karmaşık hale getirir. Nabhan’ın öngörüsüne göre Mısır, neticede barajı kabullenecek ve kendi açısından riskleri azaltmaya çalışacak.


EL NAHDA BARAJI MISIR'A ZARAR VERMEYİ HEDEFLEMİYOR

Mısır al yavm

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı yapılması planlanan el Nahda Barajı’nın Mısır’a zarar vermeyeceğini söyledi. Valta haber ajansı, Büyükelçi Dina Mafta’nın Salı günü dışişleri bakanlığı adına düzenlediği basın toplantısında Mısırlıların el Nahda barajının kendilerine zarar vereceğini düşündüklerini fakat bunun gerçekçi olmadığını söyledi.

Sözcü, civar ülkelerle iyi ilişkiler geliştireceklerini söyledi ve “Etiyopya’nın Somali’de arabuluculukta oynadığı olumlu rol, arazi işleri dairesinin Juba’da yaptıkları dışişleri politikasında pratik uygulamanın örnekleridir” sözlerini ekledi. Sözcü, arabuluculuğun bölge devletleriyle huzur içinde yaşamanın bir delili olduğunu ifade etti.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Yakayı ele verdiler

SONRAKİ HABER

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) 9. kongresini topladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa