1 trilyonluk villaların inşaatındaki sefalet

1 trilyonluk villaların inşaatındaki sefalet

Arıkan Yapı'nın Park Villa projesi Büyükçekmece’de yapılıyor. 144 villanın bulunduğu Park Villa’da fiyatlar 650 bin dolardan başlıyor. Henüz yapımı devam eden villaların büyük kısmı Araplara satılmış durumda. Park Villa’da dinlenme alanları, yüzme havuzları, çocuk oyun grupları, otopark, bisiklet ve koşu park

Eren Ergine / Erkan Sarıoğlu

Güneydoğu’nun farklı bölgelerinden çalışmak üzere İstanbul’a gelen Arıkana bağlı Yaka Yapıda çalışan yaklaşık 150 işçi 2 aydır ücretlerini alamıyor. Satışlar iyi olduğu halde ücretlerini alamayan işçiler bu duruma anlam veremiyor. Arıkan bünyesinde Genç Ekol, Ayaz İnşaat, Onur Yapı ve Yaka Yapı olmak üzere toplam 4 taşeron firma var. Ancak sadece Yaka Yapı bünyesinde çalışan işçilerin ücretleri verilmiyor. Her hafta işverenin “pazartesi gelin” sözüyle karşılaşan işçiler, pazartesi ve cuma günleri arasında gidip geldiklerini söylüyorlar. Emeğinin karşılığını alamayan çalışanlar öğle arasından akşama kadar iş bırakarak verilmeyen ücretlerini istediler. Şantiye alanından şirket önüne yürüyen işçiler daha sonra seçtikleri iki kişiyi işverenle görüşmeye gönderdi. İşverenden verilen yanıt ise “Bir liste yapın kim ne kadar para alacaksa hesabını yapsın biz maaşlarınızı ödeyeceğiz.” Ücretlerin ödeneceğini söyleyen işverenin herhangi bir tarih vermemesi işçilerin tepkisiyle karşılaştı.   

200 İŞÇİ 1 VİLLA ALAMIYOR!

Şantiyede taşeron işçisi olarak çalışan Mustafa Demir Güneydoğu’da iş imkanları olmadığı için İstanbul’a geldiklerini vurguluyor. Demir, burada çalışan işçiler ailelerine para göndermek çocuğunu okutmak derdinde ama 2 aydır kimse para gönderemiyor diyerek yaşadıklarını anlatıyor. Demir, “Zor koşullarda çalışıyoruz, konteynerlarda kalıyoruz, yemeklerimiz kötü, yenilecek gibi değil” diyor.

Ferhat Kaya ise “Bir arkadaşımıza kepçe çarptı, hastaneye kaldırıldı bir böbreğini aldılar memleketine dönmek zorunda kaldı. Bir villa  yaklaşık 1 trilyona satılıyor, 200 işçi bir araya gelip 1 tane villa alamıyoruz ama o paraları alanlar işçinin yevmiyesine göz dikiyorlar” dedi.

MAAŞ YOK HACİZ VAR

20 yıldır inşaatlarda çalışan Şahin Koç daha önce böyle bir durumla karşılaşmadığını vurguluyor.
Koç, “Cebimizde sigara paramız yok, şantiyede çayı şekeri kendimiz alıyorduk artık onuda alamıyoruz. Maaşlar ödenmediği için arkadaşlarımız borcunu ödeyemiyor evine haciz geldi, biz kendi aramızda topladığımız 400 TL ile destek olmaya çalıştık. Hastamız ya da ölümüz olsa onun yanına gidecek paramız yok. Birileri bize para gönderecek ancak öyle burdan çıkabiliriz” diye konuştu.

200 kişinin kaldığı şantiyede sadece 2 tane derme çatma banyonun olduğunu vurgulayan Önder Azgın, bir ailenin kalabileceği villada toplam 5 banyo bulunduğunu kaydetti. Devletin hiçbir denetim yapmadığını belirten Azgın, denetimlerin yapılması durumunda kimsenin mağdur olmayacağını söyledi.

KÜRT OLDUĞUMUZ İÇİN KAYGILIYIZ

Çoğunluğu Güneydoğu bölgesinden gelen işçilerin sorunları sadece ekonomik değil, bir de kimliksel sorunları var.
Kürt oldukları için son günlerde yaşanan olaylardan kaygılı olduklarını belirten işçiler, “Her an her yerde saldırıyla karışılaşabiliyoruz. En son Bağcılar’da Kürt işçilere yapılan saldırılar bizleri tedirgin ediyor. Başbakan’ın tek dil, tek bayrak, tek din politikası Kürtlere yönelik saldırıların önünü açıyor” diyorlar. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net