Azınlık okulları fesat yuvası görüldü

Azınlık okulları fesat yuvası görüldü

Tarih Vakfının hazırladığı “Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Bugün Aynalı Geçit’te düzenlenen tanıtım toplantısında raporun detayları hakkında basına bilgi verildi. Toplantıya konuşmacı olarak raporu kaleme alan Sabancı

Raporun birinci cildini (Gayrimüslim Okulları Nasıl Azınlık Okullarına Dönüştü) hazırlayan Selçuk Akşin Somel, Osmanlı Eğitim Tarihi’ni çalışan tarihçilerin, gayrimüslim eğitim kurumlarını Osmanlı eğitiminin bir parçası olarak görmediklerini söyledi. Böyle bir tarih yazımının gelişmesinde Cumhuriyetçi tarih yazımının da etkisi olduğunu ifade eden Somel, gayrimüslim eğitim kurumlarının Osmanlı modernleşmesinin önemli bir ayağı olduğunu vurguladı.

ANADOLU’DA 23 AZINLIK OKULU VAR

Raporun diğer cildini (Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları: Sorunlar ve Çözüm Önerileri) hazırlayan Nurcan Kaya ise toplumsal algıda ve tarih yazımında azınlık okullarının ‘fitne fesat’ yuvaları olarak görüldüğüne değindi. Osmanlı Devleti’nde 6 bin 437 azınlık okulu olduğu bilgisini veren Kaya, bugün Anadolu’da 23 tane azınlık okulu kaldığını söyledi.    

ERMENİCE ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ AÇILSIN

Garo Paylan ise konuşmasında ana dilinde eğitim tartışmalarına odaklandı. Ana dilinde
eğitimin Türkiye topraklarına yabancı olmadığını belirten Paylan, medyada ana dilinde eğitimin bu ülkede ilk defa uygulanacakmış gibi tartışıldığına dikkat çekti. Ermeni okullarındaki sıkıntılara da değinen Paylan, Ermenice eğitim verecek öğretmenlerin yetersiz olduğunu ifade etti. Bu sorunun çözülmesi için eğitim fakültelerinde Ermenice öğretmenliği bölümlerinin açılmasını talep etti.


SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Statüsüzlük, mütekabiliyet ilkesi, Türk müdür başyardımcıları, öğretmen yetiştirmede ve işe almada yaşanan güçlükler, Türkçe ve Türkçe kültür dersleri öğretmenleri, ders kitapları ve materyallerinin temini, azınlık okullarına kayıt için aynı azınlığa mensup ve TC vatandaşı olma koşulu ile azınlık okullarına devlet bütçesinden pay ayrılmaması azınlık okullarının yaşadığı sıkıntılardan bazıları. Raporda yaşanan bu sıkıntılara çözüm önerileri de sunuluyor:
* Azınlık okullarına eğitim ve öretime dair ayrı bir kanun ve yönetmelik hazırlanmalı.
* Azınlık okulları konusunda reform yapılırken başka ülkelerde yaşanan olumsuzluklar hiçbir şekilde referans olarak kabul edilmemeli.
* İstanbul’da bir eğitim fakültesi bünyesinde Türkiye’de konuşulan Batı Ermenicesi lehçesinin öğretilmesi ve pedegojik formasyona sahip öğretmenler yetiştirilmeli.
* Ders kitapları ve eğitim materyallerini geliştirmek amacıyla yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağı ve okul bütçelerinin devlet tarafından finanse edilmeli.
* Tüm azınlık okullarına T.C yurttaşı veya aynı azınlığa mensup olmayan öğrencilerin de alınması için kanundaki sınırlandırmaların kaldırılması.


RAPOR HAKKINDA

Rapor, azınlık okullarının sorunlarını görünür kılmayı, kültürel haklara saygılı demokratik bir eğitim anlayışının yerleşmesini ve  ana dilinde eğitimin Türkiye’de nasıl uygulandığını anlatmayı amaçlıyor. 19. yy’dan 20. yy başlarına kadar Osmanlı Devleti’ndeki Ermeni, Rum ve Musevi okullarının durumlarını eğitimin merkezileşmesi ve modernleşmesi çerçevesinde ele alan rapor aynı zamanda Tevhidi Tedrisat Kanunu’ndan bugüne azınlık okullarının yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini içeriyor. Koordinatörlüğünü Gülay Kayacan’ın yürüttüğü raporda, Ermeni, Rum ve Musevi okullarında geçmişte ve günümüzde müdür, Türk müdür başyardımcısı, öğretmen, öğrenci ve veli olan 29 kaynak kişiyle yapılan görüşmeler de yer alıyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net