Aydınlatılamayan cinayet

Aydınlatılamayan cinayet

Kürt yazar Musa Anter cinayetin üzerinden 21 yıl geçti. Yarın Apê Musa’nın katledişinin yıl dönümü. Oğlu Dicle Anter, cinayetin üzerinden 21 yıl geçmesine karşın aydınlatılmadığına dikkat çekiyor.Musa Anter takvim yaprakları 20 Eylül 1992’yi gösterdiğinde Diyarbakır’ın Seyrantepe Mahallesin

Şerif Karataş

Musa Anter takvim yaprakları 20 Eylül 1992’yi gösterdiğinde Diyarbakır’ın Seyrantepe Mahallesinde katledildi.  “Aradan geçen zamana karşın, duygularımız anlatılacak gibi değil, her gün ölüyoruz” diyen Anter şöyle devam ediyor: “Derin devlet katletti. Bunun ortaya çıkması lazım. Önce haki renkliydiler, şimdi yeşil. Değişen renkler oldu. Ama tablo aynı.”

‘BAŞBAKAN ACIYI HİSSETMİYOR’

Dicle Anter, babasının isminin Başbakan Erdoğan tarafından kullanılmasını kınadığını belirtti.
Kürdistan’da yapılan mitinglerde babasının ismini kullanılmasına tepki gösteren Anter şöyle konuşuyor: “Başbakan diyor ki, Musa Anter’in acısını hissediyorum. Bir kere Musa Anter’i tanımıyor. Tanımadığı birinin acısını da hissedemez. Musa Anter Kürt dili üzerine çalışmalarıyla biliniyordu. Ama Başbakan Kürtçe eğitimi bölücü olarak görüyor. Önce Apê Musa’nın düşüncesine saygı göstersin. Tek dil, tek millet diyor Başbakan. Rusya’ya gittiğinde Kürt sorununu düşünmezseniz yoktur, demişti. Sonra Diyarbakır’a geldiğinde Kürt sorununu ben çözerim, demişti. Başbakan güven vermiyor. “
Atılan adımların çok yavaş olduğunu söyleyen Anter, “Musa Anter cinayetinin aydınlatılması diğer faili meçhullerin de aydınlatılmasını sağlayacak” diyor.

YEŞİL NEREDE?

Anter, babasının cinayette adı geçen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın şimdiye kadar bulunmadığına ya da kendisiyle ilgili net bilginin kamuoyuna verilmemesine tepkili.
Devletin imkanlarının olduğunu anlatan Anter, “Roj Tv’yi kapatmak için her şeyi yapıyorlar. Ama bir Mahmut Yıldırım’ı bulmak ya da durumu hakkında net bilgi vermek için bir şey yapılmıyor. Şimdi teknoloji de var. Eğer gücünüz yoksa söyleyin gücümüz yok”  diyor. Ülkenin batısının Gezi ile birlikte Kürtlerin neler yaşadığını anlamaya başladığını ve bunu olumlu bulduğunu söyleyen Anter şöyle devam ediyor : “Bizim zaten halklarla bir sorunumuz yok. Asıl sorunumuz sistemle. Sistem ülkedeki halkları birbirine kırdırmaya çalışıyor. Mehmet Ali Birand’ın bir sözü vardı: Biz halkımıza yalan söyledik. Milli Güvenlik Kurulunun kararıyla o zaman basın haber yapıyordu. Şimdi ise Başbakan Erdoğan’ın isteği doğrultusunda basın haber yapıyor. Yani sistem değişmedi.”

ZİRVE DAVASINDA...

Zirve Yayınevi davasında babasının dava iddianamesinin istendiğini hatırlatan Anter, “Bunların hepsi birbirine bağlı şeyler. Bu da işlenen faili meçhullerdeki sistemi ortaya koyuyor. Faili meçhulleri yapan bu sistemin açığa çıkartılması gerekir” diyor.
Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri Musa Anter adına “gazetecilik ödülleri” düzenliyor. Ödüler ise Anter’in katledildiği gün sahiplerine veriliyor. Musa Anter Diyarbakır’ın Seyrantepe Mahallesi’nde vurulduğu yerde ve memleketi Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Akarsu köyünde mezarı başında anılacak.


DAVADA TEK TUTUKLU VAR

İsveç’te yaşayan itirafçı Abdulkadir Aygan’ın, 2009’daki açıklaması Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından delil kabul edilerek soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında cinayete adı karışan JİTEM elemanları hakkında yakalama kararı çıkartıldı. İsveç’ten Aygan’ın iadesi istendi. Cinayetin failleri olduğu belirtilen itirafçılar Cemil Işık, Ali Ozansoy, Abdulkadir Aygan, Hamit Yıldırım, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım ve öldürülen Binbaşı Ahmet Cem Ersever hakkında soruşturma başlatıldı. Hazırlanan iddianame ise, cinayetin üzerinden 21 yıl geçtikten sonra 5 Temmuz’da Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davayla ilgili şimdiye kadar tutuklanan tek kişi Hamit Yıldırım oldu. Davanın ikinci duruşması, 7 Ekim’de yapılacak. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net