Öfkenizi yansıtın

Öfkenizi yansıtın

Öfkenize yenik düşmez misiniz? En hüzünlü filmleri dudaklarınız hiç titremeden izleyebilir misiniz?O zaman, sizi endişelendirecek bir haberimiz var. Psikomatik Araştırma Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, duyguları bastırmanın kanser dahil yol açacağı birçok hastalıktan ötürü erken ölüme neden olab

O zaman, sizi endişelendirecek bir haberimiz var. Psikomatik Araştırma Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, duyguları bastırmanın kanser dahil yol açacağı birçok hastalıktan ötürü erken ölüme neden olabileceği konusunda uyardı. Stresin kansere sebep olup olmadığı hakkında uzun süredir bir tartışma yaşanıyor. Araştırmacılar kansere verilen duygusal tepkilerin yaşam oranını arttırıp arttırmadığını da sorguluyor.
ABD’de yapılan son araştırmada duygusal baskı üzerine yapılan anketten örnekler kullandı. Duygusal baskı, araştırmacılar tarafından duygu ifadesini kısıtlamak olarak tanımlanıyor. Ankete 12 yaşın üzerinde 729 kişi katıldı.

‘ÖFKELİ OLDUĞUMU SÖYLERİM’

Denekler, ‘Öfkeli olduğumda bunu insanlara söylerim’ şeklindeki ifadelere ne derece katıldıkları sorgulanarak incelendi. Kanser vakaları içinde yüzde 70 oranında bir artış görüldü. Araştırmacılar, öfkesini dile getirmeyen insanlar arasında ölüm oranının daha yüksek olduğunu söyledi. Ancak, 34 yaşında kanser olan insanların sayısı az ve araştırmacılar duyguları bastırmanın zararlı olduğu kanısına varmaması konusunda okuyucuları uyardı..
Stres, duygu, kişilik faktörleri, depresyon ve kanser riski arasında mevcut çalışmalar içerisinde bir fikir birliği yok. Klinik Psikolojik İnceleme’de yayınlanan bir araştırmada kanserin ortaya çıkış sıklığı ile yaşam faktörleri arasında bir bağlantı bulunmadığı belirtildi. Stresin kanser hastalarının yaşam süresi üzerinde etkisine dair çok az bir kesinlik var.


STRESLE BAŞA ÇIKANLAR DAHA MUTLU

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmada stresle başa çıkan insanların kanser oldukları zaman daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olma olasılıklarının yüksek olduğu söyleniyor. Ama daha uzun yaşayacaklarına dair kesin bir kanıt yok. Araştırma, kendisini çaresiz hisseden insanların daha yüksek ölüm oranlarına sahip olabileceğinden bahsediyor.  Bu, kanser hücrelerinin gelişmesine neden olan adrenalin ve noradrenalin gibi stres hormonlarıyla ilişkilendirilebilir. Kolesterol seviyesi  stresten dolayı artabilir ve bu da tümör büyümesini hızlandırabilir.
Çaresizlik hissi, insanların yardım almasını ve kendileriyle ilgilenmelerini durdurabilir. Bu hisler, insanların hayat beklentilerini azaltırsa, sosyal desteğin yardımcı olacağı görünüyor. Bazı araştırmalar hayat beklentisini arttırdığını bazıları ile arttırmadığını iddia ediyor.
The Guardian’dan çeviren:
Özge Kurt

www.evrensel.net