Çatakdibi köyünde ağaç katliamı başladı

Çatakdibi köyünde ağaç katliamı başladı

Günlerdir ağaçlarının kesilmemesi ve ekin alanlarının korunması için direnen köylülerin umudu dün hüsranla sonuçlandı.Öğlen saatlerinde çevik kuvvet polisi, TOMA ve askerler eşliğinde farklı bir yolla ağaçların kesileceği alana giren müteahhit firma, köylülerin direnişine rağmen ağaç

Günlerdir ağaçlarının kesilmemesi ve ekin alanlarının korunması için direnen köylülerin umudu dün hüsranla sonuçlandı.

Öğlen saatlerinde çevik kuvvet polisi, TOMA ve askerler eşliğinde farklı bir yolla ağaçların kesileceği alana giren müteahhit firma, köylülerin direnişine rağmen ağaçların kesileceği alanda çalışmalarını başlattı.

Asker ve polislerin köylüler ile müteahhit firmanın çalışma alanı arasında set kurup, çalışma alanını kuşatması dikkat çekerken, köylüler yaşanan durumun "Zilan katliamının devamı" olduğunu söyledi.

Zilan katliamı sırasında Zilan Deresi'nin bu şekilde askerlerle kuşatıldığını ifade eden Medine Karaman adlı yurttaş, katliamın ardından bugüne kadar Kürtlere yönelik mantığın değişmediğini belirtti. Karaman, "Kürtlerin katledilmesi ile doğasının katledilmesi arasında bir fark yoktur. Bu Kürtlere yönelik açık bir tahammülsüzlüktür" dedi.

'BİZLERİ VATANDAŞLIKTAN ÇIKARIN'

Yüzlerce asker ve polise karşı günlerdir direndiklerini söyleyen Karaman, Kürtlerin hep düşman kabul edildiğini belirterek, "Doğaları ve yaşam alanlarına bombalar yağdırılıp katlettiler. Şimdide gelip iş makineleri ile ağaçlarımızı kesiyorlar. Bu nasıl bir insanlıktır. Bu nasıl bir vahşettir. Bunu Başbakan ve Başbakan'ın kaymakamına soruyorum; madem yaşam alanlarımızı katlederek, bize karşı olan nefret duygularınızı ifade edecekseniz; o zaman bizleri vatandaşlığınızdan çıkarın. Gelin kimliklerinizi alın, devlet vatandaşının haklarına böyle saldırmamalı" diyerek tepki gösterdi. AFAD'ın konut yapacağı alanın hazine arazisi olduğunu ifade eden Murat İnci adlı yurttaş ise, yıllardır ektikleri bu araziye vergi ödediklerini ifade etti. İnci, "Burada 200 ailenin yaşam alanı ve doğasına saldırılarak, bir cinayet işleniyor. Binlerce ağaç katledilecek, bu katliam Zilan katliamının devamıdır. 2 yıldır yürüttüğümüz hak arayışında devleti yanımızda değil karşımızda gördük. Burada kurak alanların bırakılıp, özellikle yeşil alanların yani insanların yaşam kaynaklarının konut yapılacağı bahanesi ile katledilmesi düşündürücüdür. Devlet bizi işgalcilikle suçluyor. Biz işgalci isek sürün bizi. Size para öderken işgalci değildik de şimdi mi işgalci olduk? Hakkımızı ve doğamızı savunduğumuz için mi işgalci olduk?" diye sordu. İnci, seslerini bir türlü duyuramadıklarını ifade ederek, "Bu güne kadar direnişimizde hep yalnız kaldık. Hiçbir sivil toplum örgütü sesimizi duymadı. Uzaktan oturup sadece gelişmeleri izlediler. Bu nasıl bir anlayıştır. Bunu da anlamakta güçlük yaşıyorum" diye belirtti.

'KÜRTLER İÇİN DOĞA NEDEN BU KADAR ÖNEMSİZ KILINIYOR'

Bir ağacın bir insan hayatı ile eşdeğer olduğunu dile getiren İnci, "Bugün bir insanla bir ağacın olgunluğu ciddi emekler ve zamanla oluşur. Bu ağaçları ta uzaklardan kovalarla getirdiğimiz sularla besledik. Umutla gelişmelerini bekledik. Devlet bugüne kadar gelip demedi 'bu kurak alanı nasıl bu hale getirdiniz' hani okullarda bize hep doğanın anlamı anlatılır, korumamız söylenilir. Televizyonlarda ağaç ekmek için TEMA denilen bir vakıf sürekli reklamlar verir ve ağaç ekmek için bağış taleplerinde bulunur. Merak ediyorum da bu ağaçlar sadece batı illeri için mi önemlidir? Neden Kürtler için bu ağaçlar önemsenmez? Ya bombalanarak yakılır, yıkılır ya da bu şekilde çeşitli bahanelerle kesilir. Bunu anlamakta güçlük çekiyorum" diye konuştu. Müteahhit firma ve bazı kaymakamlık yetkilerinin susmaları karşılığında para teklif ettiğini ileri süren İnci, "Bize yaşam alanımızı yok etmeye karşı para teklifinde bulundular. Bu kadarda alçaldılar. Sandılar ki; bizler de onlar gibi satılığız. Bizim değerlerimiz var. Bizim doğamız ve emeklerimiz bizim için kutsaldır. Tekliflerini tokat gibi yüzlerine vurduk ve vurduğumuz için bugün yüzlerce asker ile çevik kuvvet bize huzur vermiyor" diye belirtti.

Müteahhit firmanın araçları çevik kuvvet polisleri ve askerler eşliğinde çalışmaya devam ederken, zaman zaman köylülerin müteahhide öfke içinde tepki göstermesi asker ve polisler tarafından engellendi. (Van/DİHA)

www.evrensel.net