17 Eylül 2013 19:24

Yugoslav mirası ayakta

Eurobasket 2013’te çeyrek final, bugün oynanacak İspanya-Sırbistan ve Slovenya-Fransa maçlarıyla başlıyor. Yarınki maçlarda ise Hırvatistan-Ukrayna, Litvanya-İtalya müsabakaları oynanacak ve yarı finalistler belli olacak.SLOVENYA-FRANSATurnuvanın zorlu fikstürlerinden biri ev sahibi Slovenya’nınkiydi. İki aşamada yalnızca

Yugoslav  mirası ayakta
Paylaş
Uygar Karaca

SLOVENYA-FRANSA

Turnuvanın zorlu fikstürlerinden biri ev sahibi Slovenya’nınkiydi. İki aşamada yalnızca iki yenilgi almalarına rağmen NBA yıldızlarıyla bireysel yetenek anlamında kendilerinden üstün olan Fransa ile eşleştiler. Slovenya bu turnuvada şampiyon adayı bir takımın yaşaması gereken tüm aşamalardan geçti; geriden gelip son şampiyon İspanya’yı ve o ana kadar namağlup giden İtalya’yı yendiler. Polonya mağlubiyeti bir uyarı işlevi görürken son Finlandiya maçında alınan yenilgi ise formaliteden ibaret olduğu için çok da önemli değil.
Fransa ise turnuvanın şu ana kadarki en büyük hayal kırıklıklarından biri. İlk gruplarda Almanya’ya yenilmeleri bir tarafa sonraki aşamada Litvanya ve hatta gencecik bir kadroyla mücadele eden Sırbistan’a mağlup olmaları soru işareti yarattı. Tony Parker, Boris Diaw, Nicolas Batum gibi NBA yıldızlarının varlığına rağmen turnuva öncesinde çok konuşulan pota altı oyuncularının eksikliği potansiyellerini sergilemelerini engelledi. Elbette gerçek şu ki bu tarz büyük isimlere sahip takımlar, eleme aşamasında vites yükseltebilir.

SIRBİSTAN-İSPANYA

Slovenya’da yıldızlaşan takımların başında genç ve eksik kadrosuna rağmen ikinci gruplar sonunda lider olan Sırbistan geliyor. Duayen koç Dusan Ivkovic varlığını hissettirirken Nikola Kalinic, Vasilje Micic gibi yaz başında U-19 dünya şampiyonası oynamış yıldız adayları önemli süreler alıyor. Nenad Krstic pota altında ağır işçi gibi çalışıyor, Nemanja Bjelica ise gerektiğinde süperstar moduna geçerek takımı sürüklüyor. Tüm bu başarılı performansın karşılığında son şampiyon İspanya ile eşleşmeleri ise şanssızlık.
İspanya ise rakiplerine nefes aldırmayan savunmasıyla dikkat çekiyor. Eksik yönleri hücumdaki dağınıklık ve top kullanma heveslisi oyuncularının bir hayli fazla oluşu. Çiçeği burnunda koç Juan Orenga’nın otoritesini tam anlamıyla oturtamadığını gözlemlediğimiz İspanya, saha içinde Juan Carlos Navarro gibi “tartışmasız” bir lider çok arıyor.

HIRVATİSTAN-UKRAYNA

Turnuvadan önce Hırvatistan koçluğu ateşten gömlekti. 2011’de ilk turda elenerek hezimet yaşayan Hırvatistan’da turnuva sonrası Josip Vrankovic’in dönemi sona ermişti. Zor görev için her zamanki gibi Jasmin Repesa’ya dönüldü. Planinic, Popovic, Koncar gibi tecrübeli isimlerin yer almadığı, Marko Tomas’ın ise sakatlanarak son anda kadrodan çıkarrıldığı takım ilk günkü İspanya şokunun ardından yenilgi yüzü görmedi. Ukic, Simon gibi guardlar kariyerlerindeki en iyi sezonlarını yakaladı. Onlara en büyük desteği ise Dontayne Draper veriyor. 4-5 numaralarda Zoric ve Tomic var. Bojan Bogdanovic son yılların en yetenekli Hırvat 3 numarası olarak dikkat çekerken Dario Saric de geleceğe umutla bakmanın bir başka sebebi.
Tarihindeki en büyük başarının peşinde koşan Ukrayna ise son maçlarda zorlansa da sürpriz Sırbistan galibiyeti ile çeyrek finale kaldı. Ukrayna’nın eleme gruplarında karşılaştığı Almanya, Belçika, Büyük Britanya, İsrail gibi takımlar nispeten dişlerine göreydi ve bu trend çeyrek final eşleşmesinde de devam etti. Slovenya ve İspanya ile değil de kendileri gibi takım oyunu oynayan Hırvatistan’la eşleşmeleri bir şans olarak değerlendirilebilir. Ukrayna’nın son yıllarda kaydettiği aşamaya saygı duymak şart. Koç Mike Fratello ve Kravtsov dışında NBA desteği olmadan işi bu noktaya getirmeleri büyük başarı. Elbette ülke vatandaşlığına geçen Pooh Jeter’ın etkisi yadsınamaz fakat Artur Drozdov gibi bir tecrübeden de yoksunlar.

LİTVANYA-İTALYA

Turnuvanın iddialı kadrolarından Litvanya kötü başlasa da toparlandı. Linas Kleiza’nın önderliğinde artık çok daha tehlikeliler. 2003’teki şampiyonluğun 10. yıl dönümünde benzer kutlamalara kendilerini hazırladılar. 2011’de ev sahibiyken Makedonya’ya kaybettikleri çeyrek final kabusu halen akıllarda ama bu seneki kadroda hem Valanciunas, Moteiujunas gibi gençler daha tecrübeli hem de Kalnietis, Pocius, Macuilis gibi son 3-4 senede takımın iskeletine yerleşen oyuncuların oyunu daha olgun.
İtalya ise milli takımda geçen sene başlayan yükselişini sürdürdü ve yıllar sonra yeniden son dörde kalmak istiyor. Ligde maddi sıkıntılar yaşayan kulüplerin yerli oyunculara dönmesi olumlu sonuç verdi. İtalya’da son yılların en rekabetçi sezonu geride kalırken o çekişmede kendini geliştiren birçok isim, şampiyona performansıyla dikkat çekiyor. 3 ana NBA yıldızı olmamasına rağmen ikinci gruplara namağlup geldiler. Diğer NBA oyuncusu Marco Belinelli’nin düşüşüyle ilk iki maçı kaybettiler ama Yunanistan’ın Hırvatistan’a yenilmesiyle son sekize kalmayı başardılar. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Altın Koza'da Yeşilçam ruhu

SONRAKİ HABER

El Hol Kampı’ndaki IŞİD’liler Finlandiya’da krize neden oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa