'KCK' İstanbul ana davası 16 Eylül'e ertelendi

97'si tutuklu 205 Kürt siyasetçi ve insan hakları savunucusunun yargılandığı "KCK" İstanbul ana davasının 6'ıncı duruşmasında, BDP İstanbul Siyaset Akademisi eski eğitmenlerinden Tuncer Özdoğan savunmasını yaptı. Duruşma 16 Eylül'e ertelendi.Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısında bulunan adliye binasındaki İstanbul 15.

97'si tutuklu 205 Kürt siyasetçi ve insan hakları savunucusunun yargılandığı "KCK" İstanbul ana davasının 6'ıncı duruşmasında, BDP İstanbul Siyaset Akademisi eski eğitmenlerinden Tuncer Özdoğan savunmasını yaptı. Duruşma 16 Eylül'e ertelendi.

Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısında bulunan adliye binasındaki İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda devam eden duruşmada, öğlen arasından sonra BDP İstanbul Siyaset Akademisi eski eğitmenlerinden Tuncer Özdoğan savunmasını yaptı.

Haklarında hazırlanan iddianamenin "benzerlikler" üzerinden hazırlandığını belirten Özdoğan, "İddianame benzerlikler üzerinden suç delili üretiyor. Bilim üretilmeden önce de benzerlikler üzerinden hareket edilirdi" dedi. Özdoğan savunmasında devamla "Örneğin BDP bir eylem yapıyor, PKK de bir eylem yapıyor. Bu iki eylemi iddianame içeriğine bakmadan bir tutuyor. Aslında bunlar savcının kendi düşünceleridir. Dolayısıyla bunun hukuki hiçbir hükmü olamaz" dedi. Benzerlik kurmaktan dolayı ortaya "hukuk skandalını" çıktığını belirten Özdoğan, "2 senedir tutukluyum. Niye tutuklu olduğumu hala anlamış değilim. Ve bu süre zarfında kendime hep şu soruyu sordum: 'Bir hakkın kullanımı nasıl suç olabilir?' BDP ve BDP Siyaset Akademisi'ne giderek ben yasal hakkımı kullandım" dedi. Mahkeme heyetinin kendisini cezalandıracaksa da beraat ettirecekse de modern hukuka göre bunu yapması gerektiğini ifade eden Özdoğan savunmasının sonunda, "Kendime dair bir endişe içinde değilim. Çünkü bu mahkeme hukukun modern olup olmadığını gösterecektir" dedi.

Özdoğan, ardından yapılan delil ikamesinde delil ikamesinin hukuk dışı yapıldığını ve kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyetinin Siyaset Akademisi'nde yapılan ortam dinlemesinden elde edilen bir metnin kendi konuşması olup olmadığı sorusuna ise Özdoğan, "Bana ait değil, hatırlamıyorum" cevabını verdi. Delil ikamesini ardından söz alan Avukat Ercan Kanar, "Müvekkillerimize hukuka aykırı sözde delilerin sorulmaması lazım. '1 Eylül Dünya Barış Günü eylemine katıldın mı?', 'Newroz'a katıldın mı?' gibi sorular soruluyor. Bunlar hukuka uygun deliler değildir. Bu eylemlere herkes katılabilir. Şayet burada müvekkillerimize ait suç teşkil edecek bir şey varsa onlar sorulabilir. Yoksa bu sorular hukuka uygun değildir" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Ali Alçık, "Neyi sorup sormayacağımız sen belirleyemezsin bu sizin düşünceniz" dedi.

Duruşmada daha sonra BDP İstanbul İl Örgütü eski saymanı Cafer Selçuk'un savunmasına geçildi. Selçuk savunmasını yaparken duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, duruşmayı 16 Eylül tarihine erteledi. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net