İşçilerin sorunları kulak ardı ediliyor

İşçilerin sorunları kulak ardı ediliyor

Genel seçimlerin yapılmasına iki haftanın kaldığı bir zamanda işçilerin ne düşündüğünü öğrenmek için mikrofonu Aymakoop Sanayi Sitesi işçilerine tuttuk. Site ayakkabı üretimiyle biliniyor ve atölyelerin önünden geçerken ağır plastik kokusu hissediliyor.Öğlen paydosuna çıkan gen&

Öğlen paydosuna çıkan genç yaşlı ayakkabı işçileri dinlenecek bir gölge altında ya gözlerini yumuyor ya da aralarında sohbet ediyorlar. Karşılaştığımız ilk grup orta yaş işçilerin ağırlıkta olduğu bir işçi grubu. Görüşlerini aldığımız işçiler birden fazla seçim deneyi olan işçiler. İçlerinde ata partisi olarak bildiği partisine oy verme eğilimine de rastlanıyor, parti değiştirenlerine de. Ama hemen hepsinde, Mecliste gerçekten işçileri, yoksulları ve halkı temsil eden bir odak bulamamanın umutsuzluğu var. Bu umutları seçim çalışmalarını izlerken daha da kırılmış. Çünkü seçim çalışmalarının başta kaset tartışmaları olmak üzerinden AKP, CHP ve MHP arasındaki atışmayla geçtiğini söylüyorlar.

İşçiler umutsuz oldukları gibi bu gürültü içinde memleketin gerçek sorunlarının ve işçi olarak yaşadıkları sorunların da kulak arkası edildiğini düşünüyorlar. Zira bu partiler sanayi sitesine gelse de işçi sorunlarından bahsetmiyorlar. Sadece 3. Bölgeden Abdullah Levent Tüzel’i bağımsız aday gösteren Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun çalışmalarında işçilerin sorunları ve talepleri öne çıkıyor. Bu sorunları Meclise taşıyacağını açıklayan Blok, seçimden sonra da insanca yaşanacak ücret ve çalışma koşulları için işçilerle birlikte mücadele yürütme sözü veriyor.

KÖTÜNÜN İYİSİ

Sandığa giderken daha çok ekonomik yaklaşımlar tercihlerini belirleyecek görünüyor. Daha yaşlıca olan işçiler ekonomik olarak durumun pek değişmediğini ve büyümeden işçilere bir şey düşmediğini söylüyorlar. Ama AKP’ye alternatif etkili bir partinin de olmadığını düşünüyorlar. Kılıçdaroğlu’nun yeni CHP’sini izleyen kararsızlar da var aralarında ama onun Tayyip’in dişine göre olmadığını ve sürekli söylemlerinin değiştiğini söylüyorlar. Yine de CHP’ye oyunu vereceğini söyleyen bir iki işçi çıkıyor aralarından. İşçiler tüm partilerden umut kesmiş olsa da kötünün en iyisini seçmeye karar vermişler gibi. Hemen her işçi kafasında oy atacağı partiyi oluşturmuş gibi.

İŞ ARAMAYA GELEN İKİ GENÇ

Biraz da genç işçileri dinleyelim diyerek onların bulunduğu yere yöneliyoruz. Tam o sırada 13 ile 15 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğimiz iki genci yürürken yakalıyoruz. İş arayan sayacı çıraklar olduklarını anlıyoruz. Diğer genç işçiler gibi kamerayı görünce çekinenlerden onlar da. Anlıyoruz ve kamerayı kapatarak sohbete başlıyoruz. Gençler Dersimli ve yan mahalleden iş aramaya gelmişler. Birkaç aylık işçiler ve işi tam öğrenenmişler. Bir türlü iş bulamadıklarını söylüyorlar. Okulu bırakmışlar çünkü eğitimin iyi olmadığını söylüyorlar. Hayalleri ise ileride kendilerine bir atölye kurmak ve kendi işlerinin sahibi olmak. Bunun bedelinin de 10 bin TL olduğunu zannediyorlar! Ailelerinin BDP’ye oy verdiğinin söyleyen gençler Abdullah Levent Tüzel’e oy vermek istediklerini ama oy atmak için yaşlarının yetmediğinin söylüyorlar. Hayalleri ve çaresizlikleri içinde iş aramaya devam etmek üzere bizlerle vedalaşıyorlar ve gülerek el sallıyorlar.

SİGORTA YOK, ÜCRET 700 LİRA

Yönümüzü değiştirip röportajlar için yürüdüğümüzde bu kez bir duvarın üzerinde oturup dinlenen iki gençle karşılaşıyoruz. Yaşları daha büyük göstermekle birlikte sadece 17 yaşında olduklarını öğreniyoruz. Yani oy kullanamayacaklar. Bir yerlerden “Ölürüm Türkiye” şarkısı çalıyor, belki de cep telefonlarından! Gençlerden biri AKP’yi desteklediğini söylüyor. Çünkü Erdoğan’ın liderlik kişiliğinden etkilendiklerini söylüyorlar. İşler nasıl diye sorunca “İyi” diyorlar. Bu “iyiliğin” onlara nasıl yansıdığını merak ediyoruz. İlk olarak ücretlerini soruyoruz, “700 lira” diyor. Üstelik sigorta primleri de ödenmiyor. Babasının sigortasından yararlandığı için “Sigorta yapmaya gerek yok” diyor. Zaten istese de sitede 18 yaşına kadar genç işçiler sigortalı yapılmıyor. Yoksulluk ve açlık sınırını soruyoruz ve aldığı ücretin açlık sınırının bile altında olduğunu anlatıyoruz. Gülüyor, düşünüyor tam o anda bir yetişkin sesi tepkiyle üzerimize geliyor. Atölye sahiplerinden ve ustalık yaparak çalışan birine ait olduğunu anlıyoruz bu sesin.

“Kanal mısınız yoksa partici mi bilmem ama gidin duvara bakın hep iş ilanlarıyla dolu” diye sitem ediyor. Ona göre işsizlik yok gençler çalışmak istemiyor! “İşçi bulamıyoruz” diyor ama bu koşullarda hangi genç çalışmak ister onu dile getiren yok.

Milliyetçi olduğunu ve ülkücülükten geldiğini söyleyen atölye sahibimiz kamerayı gördükçe yumuşamaya başlıyor. Daha ılımlı bir tartışma sürdürüyor. Ona göre Türkeş’ten sonra MHP bozulmuş, bugün ise AKP’yi destekliyor. AKP ekonomik istikrar demek ona göre. Yoksa millet açlıktan birbirini yermiş. BDP için ise “Onlar da Mecliste olmalı” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net