‘Savcı ihbar faaliyeti yürütüyor’

‘Savcı ihbar faaliyeti yürütüyor’

Adli tatilin ardından yargılamada birinci yılını dolduran KCK İstanbul Ana Davasının 6. duruşması başladı. 97’si tutuklu 205 Kürt siyasetçinin yargılandığı davanın, 6. duruşmasının ilk oturumu bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde bulunan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.Ana dilinde savunmaya

Eda Yıldırım

Ana dilinde savunmaya devam edilen duruşmada merak edilen, İstanbul Adalet  Komisyonunca 6451 sayılı 4. Yargı Paketine dayanarak aralarında itfaiyeci, güvenlik görevlisi, kasap gibi farklı mesleklerden gelen beş tercüman ataması oldu. Daha önce Kürt Enstitüsü’nden gelen tercümanlar aracılığıyla savunmalarını yapan siyasetçiler, bu kez Komisyonca atanan tercümanlarla savunma yaptı. Duruşmanın başında Avukat Ercan Kanar, tüm savunma avukatları adına söz alarak, dosyada görevli Cumhuriyet Savcısı İsmail Işık’ın görevini taraflı yaptığını ifade ederek reddi savcı talebinde bulundu. Talebin kabul edilmemesi halinde savcının kendi isteğiyle çekilmesini isteyen Kanar şöyle devam etti: “Savcı İsmail Işık, ihbar organı gibi faaliyet yürütüyor. Savunma makamını oluşturan müdafii avukatların ve sanıkların ifadeleri hakkında hemen hemen her duruşmada suç duyurusunda bulunuyor. Bu hukuk dışıdır” dedi. “Siyasi rehin”, “Düşmanla savaş hukuku”, “Türkiye milleti” ifadelerinin herhangi bir suç unsuru teşkil etmediğine dikkat çeken Kanar, “Ceza muhakemesinin en önemli önceliği objektifliktir. Savcı ve yargıçlar objektif  bir yargılama yürütmeli. Muhakemenin objektifliği için kamuoyu da güven duygusu sağlanmalı” dedi. Kanar’ın ardından mütalaasını veren Savcı İsmail Işık, yargılama boyunca objektif davrandığını söyleyerek, talebin reddedilmesi yönünde görüş bildirdi. Taleple ilgili ara kararını açıklayan mahkeme başkanı Ali Alçık, mevzuatta savcının reddedilmesiyle ilgili bir düzenleme olmadığını yine savcı mütalaasını da göz önünde bulundurduğunu belirterek talebin reddine karar verdi.

‘OKUMADIĞIM METİN İDDİANAMEDE’

Duruşma, tutuklu yargılanan BDP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Cesim Soylu’nun  savunmasıyla devam etti. KCK operasyonlarının esas amacının Kürtlerin demokratik siyaset yapmasını engellemek olduğunu söyleyen Soylu, yargılamanın sonucunu da Türkiye’deki siyasi atmosferin belirleyeceğine dikkat çekti. Bu nedenle yargılamanın da hukuki olmadığına vurgu yapan Soylu, yasalara aykırı hiçbir siyasi faaliyetlerinin olmadığını belirtti. İstanbul’da büyük bir KCK operasyonun yapılacağını zaten beklediklerini ekleyen Soylu, “Buna rağmen kaçmadık, saklanmadık. Evimde arşivim vardı. Ben bunları saklamaya gerek görmedim. Çünkü ne yapıyorsak göz önünde yapıyordum. Kaçacak bir şeyim yoktu” diye devam etti. İddianamede siyaset akademilerinden sorumlu tutularak KCK yöneticiliğiyle yargılandığını hatırlatan Soylu, siyaset akademisinin resmi olarak BDP’nin eğitim komisyonuna bağlı olduğunu hiçbir illegal yapısının olmadığını söyledi. Yine Siyaset Akademilerinin merkezi ve İstanbul İl Komisyonunun sorumlularının isminin de BDP’den öğrenilebileceğini ifade eden Soylu, kendisinin BDP’nin siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarından sorumlu komisyonda yer aldığını vurguladı. Yine 23 Kasım 2010 yılında siyaset akademisinde ders verdiğinin iddia edildiğini de söyleyen Soylu, “Heyetiniz dikkatlice incelerse dosyada yer alan o konuşma sözlü değil yazılı bir metindir. Ve o metni okuyanda ben değilim. Okunduğundan da emin değilim” dedi. Bu yüzden ses analizi istediğini fakat altı aydır bekletildiğini kaydeden Soylu, “Heyet 2010 yerine 2012 tarihini kullanmış. Halbuki ben o tarihte tutukluydum” diye konuştu.


BDP: BÖYLE BARIŞ KABUL EDİLEMEZ

Duruşmayı takip eden BDP İstanbul İl Örgütü, öğle arasında duruşma salonu önünde açıklama yaptı. Sık sık “KCK’li tutsaklar onurumuzdur’ sloganlarının atıldığı eylemde, açıklamayı BDP İstanbul İl Yöneticisi Cengiz Topbaşlı yaptı. Kürt sorununda demokratik çözümü savundukları için 97 Kürt siyasetçilerin rehin tutulduğunu belirten Topbaşlı, “Devlet Kürt sorununu çözmekte hala ayak diretmekte ve sorunun demokratik çözümü için bu topraklarda demokrasi mücadelesi yürüten yoldaşlarımız göstermelik yargılamalarla hala rehin tutulmaktadır” diye devam etti. AKP’nin KCK operasyonlarıyla BDP’yi tasfiye etme amacının başarısızlıkla sonuçlandığına da vurgu yapan Topbaşlı, “Kürt halkına ve Kürt siyasetçilerine yönelik soykırım makinası olarak kullanılan TMK ile Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı. Kürt siyasetçilerin gasp edilmiş özgürlükleri iade edilmelidir. Zindanlarda yoldaşlarımızın rehin tutulduğu barışı asla kabul etmeyeceğiz” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net