Sözde Chomsky röportajı Türk medyasını anlatıyor

Sözde Chomsky röportajı Türk medyasını anlatıyor

Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan Chomsky röportajı, Wall Street Journal’da eleştirel bir habere konu oldu.Yeni Şafak gazetesindeki Chomsky skandalı uluslararası basında da yankı buldu. Dünyaca ünlü The Wall Street Journal gazetesi konuyu sayfalarına taşırken hükümet güdümündeki Türk medyasının yayınları için &cce

Yeni Şafak gazetesindeki Chomsky skandalı uluslararası basında da yankı buldu. Dünyaca ünlü The Wall Street Journal gazetesi konuyu sayfalarına taşırken hükümet güdümündeki Türk medyasının yayınları için çarpıcı eleştirilere yer verildi.

KÖTÜ İNGİLİZCE, YÜKSEK HAYAL GÜCÜ!

Yeni Şafak’ta Burcu Bulut imzasıyla yayınlanan röportaja yapılan ekleme ve çıkarmalar ortaya çıkmış ve gazete Bulut’u göndermek zorunda kalmıştı. WSJ’de konuya dair yapılan haberde “Sözde Chomsky röportajı Türk medyasını anlatıyor” denildi. Haberde Yeni Şafak gazetesi için, “Sözler zaten Chomsky’ye değil hayal gücü yüksek ancak İngilizcesi kötü Yeni Şafak Gazetesi’ne aitti” ifadelerine yer verildi.
Emre Peker’in imzasını taşıyan haber şöyle:
“Noam Chomsky’nin ağzından yazılmış bu sözler ünlü Amerikalı dil bilimcinin yeni sözdizim kuralları geliştirmek istediğini düşündürebilir: ‘While there have been tampered with, sometimes with the Republic of Turkey won democracy. It ruled democratic elections. (Türkiye kimi zaman oynamalar yaşansa da cumhuriyet ile birlikte demokrasiyi de kazandı. Demokratik seçimlerle yönetildi.)’
Öyle ki sözler zaten Chomsky’ye değil hayal gücü yüksek ancak İngilizcesi kötü Yeni Şafak Gazetesi’ne aitti ve göründüğü kadarıyla çeviri aracı Google Translate’in zekice bir kullanımıydı.”
Yeni Şafak 27 Ağustos’ta ön sayfadan, Chomsky ile email üzerinden yapılan bir röportaja dayandığını iddia ettiği “Arap Baharı gerçek ruhunu şimdi buldu” başlıklı bir haber yayınladı. İngilizce gerçekleştirilen ve esas olarak Mısır’daki krizi ele alan röportaj iki hafta önce yapılmıştı.
Yeni Şafak’a göre savaş karşıtlığıyla bilinen aktivist, röportajın büyük bölümünde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarına paralel görüşler savunmuştu. Diğer yandan dünyanın en tanınmış dil bilimci profesörü birçok soruya anlaşılmaz bir İngilizce ile yanıt vermişti.
Chomsky’nin sorulardan birine “This complexity in the Middle East, do you think the Western states flapping because of this chaos? Contrary to what happens when everything that milk port, enters the work order, then begins to bustle in the West. I’ve seen the plans works. (Ortadoğu’daki bu karmaşıklığın, kaos ortamının Batılı devletleri telaşlandırdığını mı sanıyorsunuz? Aksine ne zaman ki her şey süt liman olur, düzene girer işte o zaman Batı’da telaş başlar. Gördüğüm kadarıyla da planları işliyor.)” şeklinde yanıt verdiği iddia ediliyordu.
İngilizce anlaşılmaz görünen metin, Türkçe’de ise mükemmel bir akışa sahipti. Türkçe metin Google Translate ile çevrildiğinde, Chomsky’nin “süt liman” gibi İngilizce’de direkt olarak karşılığı olmayan bir deyim kullandığı ve bunun röportaja “milk port” olarak geçtiği görülüyordu.
Beklendiği gibi Chomsky bu anlamsız cümleleri kurmadığını açıkladı. Profesör, The Wall Street Journal gazetesine cevaben gönderdiği email’de, “Bazıları tanıdıklarımdan olmak üzere, benim muhtemelen yapamayacağım açıklamalar içeren bir röportaj çıktığına dair birçok email aldım,” dedi. “Bazı arkadaşlarım kısa bir açıklama yaparak karşılık vermemi, gerçek röportaj metni de eklememi tavsiye etti. Bunu yaptıktan sonra gerisini arkadaşlarım ve Türk gazetecilere bıraktım.” şeklinde konuştu.
Bu tuhaf ve uydurma röportaj girişimi geçen hafta Türk okuyucularının dilindeydi. Alay konusu olmasının yanı sıra, haber endişelere de sebep oldu. Bunların başında da hükümet yanlısı yayınların Ankara’nın artan politik ve ekonomik zorluklarla mücadelesine destek vermek için gittikçe daha propagandacı hale gelmesi ve yanlış bilgi yayması yer alıyor.
Medya ve ülkedeki Twitter ahalisi haberin üzerine atladı, Yeni Şafak bir dizi küçük düşürücü savunma yapmak zorunda kaldı. Gazete ilk başta cevapların, muhabirleri Burcu Bulut’un Chomsky’ye yönelttiği ek sorulara verildiğini söylese de pazartesi günü düzeltme yayınladı ve “Gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmayan bu hatalar” için Chomsky ve okuyucularından özür diledi.
Yeni Şafak’ın genel merkezine ulaşılamadı. G-20 Zirvesi nedeniyle St. Petersburg’da bulunan gazetenin genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül’e telefon ve e-mail ile ulaşılamazken, Bulut e-mail ile yapılan röportaj talebine yanıt vermedi.
Uzmanlar, Chomsky’nin sözlerinin Yeni Şafak’ın görüşlerine uygun olacak şekilde çarpıtılmasının Türkiye için pek de şok edici olmadığını söylüyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin verilerine göre, Gezi Parkı protestolarına bağlı olarak hazirandan bu yana 80’den fazla gazeteci işini kaybetti. Bilginin özgürlüğünü savunan uluslararası bir grup olan Sınır Tanımayan Gazeteciler, hapiste olan 31 muhabir ile Türkiye’nin gazetecilerin en çok hapse atıldığı ülke olduğunu açıkladı.
Hükümetse medyanın bağımsız olmadığı iddialarını reddediyor. Yetkililer bu kişilerin basın kartı olmadığını, gerçek gazeteciler değil teröre destek veren illegal kuruluşların üyeleri olduklarını söylüyor.
Protestolara yaklaşımı nedeniyle Milliyet gazetesindeki görevine son verilen Can Dündar, “Biz karışmıyoruz söyleminin bir savunma değil itiraf olduğunu düşünüyorum, çünkü gerçekten medya artık iktidarın karışmasını gerektirmeyecek şekilde teslim olmuş durumda. Yaratılan öz denetim mekanizması denetime ihtiyaç bırakmayacak denli iyi isledi,” dedi. Dündar, “Gazeteler tamamen bir propaganda makinesi gibi çalışmaya başladı.” şeklinde konuştu.
Yeni Şafak Gezi Parkı protestoları boyunca da hükümet yanlısı tutumunu korumuş, olayları yabancı ajanların provokasyonlarına bağlamıştı. Gazetenin bir iddiası da Houston’daki bir grubun olayları koordine etmek için Zello isimli telsiz uygulamasının kullanıldığı, ve insanlara “Ölseniz de çekilmeyin” emrinin verildiğini söylemesiydi.
Suçlamalardan ülke halkı da payını aldı. Yeni Şafak, Aktör Memet Ali Alabora’nın tiyatro oyunu “Mi Minor” ile Türkiye’deki protestolara hazırlandığını, oyunun Londra merkezli bir ajans tarafından desteklendiğini ve insanları ayaklanma halinde nasıl organize olunacağı konusunda eğittiğini iddia etti.
Chomsky’nin haziran ayında protestoları desteklediği de göz önüne alındığında, Yeni Şafak’ın profesör ile röportaj yapması da tuhaf bir seçim olarak görünebilir. The Wall Street Journal gazetesinin sorularını cevaplayan Chomsky, yığınla gelen röportaj talepleri arasında gazeteyi araştırmak için vaktinin olmadığını belirtti.
Chomsky, “Yeni Şafak’ı daha önce duyduğumu hatırlamıyorum… ancak sanırım kurdukları iletişim makul göründü. Türkiye’den çok iyi gazeteciler tanıyorum ve devlet terörü ile baskısına karşı yaptıkları cesur protestolarda birkaç kez onlara katılabildiğim için mutlu ve gururluyum,” dedi.
Yeni Şafak sonuç olarak konuyla ilgili kısa bir açıklama yaptı ve Twitter’da İngilizce metni yüzünden alay konusu oldu. Sahte bir şekilde Chomsky’ye atfedilen çevrilmiş açıklamalardan alıntı yapmak gerekirse, “Who had built the way it will have to pay a very painful price. (Bunu yapanlar da yaptıranlar da bedelini çok acı bir şekilde ödeyecekler.)”
(MEDYA SERVİSİ)

www.evrensel.net