En az üç dil

En az üç dil

İnsani, samimi ve doğal bir talep olan çocuklarımızın kendi anadillerini öğrenmesi ihtiyacımızın karşılanmasını bekliyoruz. Okullarımızın, Milli Eğitim Bakanlığının ve bütün kamunun bizlere yardımcı olmasını talep ediyoruz. Ülkemizin mücadele, demokratikleşme ve normalleşme süreci neticesinde elde edilmiş bir hak olan seçme

Mevlüd Oruç

İnsani, samimi ve doğal bir talep olan çocuklarımızın kendi anadillerini öğrenmesi ihtiyacımızın karşılanmasını bekliyoruz. Okullarımızın, Milli Eğitim Bakanlığının ve bütün kamunun bizlere yardımcı olmasını talep ediyoruz. Ülkemizin mücadele, demokratikleşme ve normalleşme süreci neticesinde elde edilmiş bir hak olan seçmeli anadil dersi yeterli olmasa da ilk adım olarak kabul edilmelidir. Emeğimizin meyvesi olan hakkımızı sonuna kadar kullanmalı ve anadilde eğitim için mücadeleye devam etmeliyiz.
Bugün uygulamada birçok olumsuzluklar yaşanıyor. Okul idarelerin ve müdürlerin insafına bırakılmış, ilgi göstermediği hatta yük olarak gördükleri bir uygulama ile toplumun ve ülkemizin ihtiyacı karşılanamazdı ve zaten kısır kaldı. Hizmeti veren okulların ve hizmeti alan öğrencilerin çeşitli kaygılarla anadillerden uzak durmaları neticesinde seçmeli anadil dersi alma hakkı olmamışa dönmüştür.
Okullarımızın eski alışkanlıklarını bırakıp yeniye adapte olması için yılların geçmesine ihtiyaç duymamalıyız. Okulların açılmasına az bir zaman kala bu hakkımızın bu yıl da kim vurdu ya gitmemesi için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. İlköğretim kurumları (ilk ve orta) haftalık ders çizelgesi ortaokul kısmında değişiklik yapılmasına ilişkin 28.05.2013 tarihli ve 22 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu kararına göre ders seçimlerini öğrenci ve öğrenci velilerinin yapması gerekiyor. Kâğıt üzerinde var görünen bu uygulama maalesef okullarımızın önemli bir kısmında yapılmaz. Yine aynı karara göre öğrenciler okuyacakları seçmeli derslere ilişkin tanıtım videolarını bakanlığın web sayfasından izlemesi gerekiyorken izleyemiyor. Genellikle bilgilendirilmemişler ve böyle bir uygulamadan haberleri yoktur.
Okul müdürleri, okul idaresi hangi seçmeli derlerin okutulacağına ilişkin olarak, özellikle ilgili alanda öğretmen yokluğu, sınıf yokluğu vb gerekçelerle öğrenci ve velileri başka derslere yönlendiriyor. Okullarımızın önemli bir kısmında öğrenci ve velilerin fikri sorulmadan sene sonunda (haziran) gelecek yıl okutulacak seçmeli dersleri idare kendisi belirleyip bildirir. Okullarımızın içinde bulundukları imkânsızlıkları göz önünde bulunduran okul müdürlerimiz seçmeli anadil dersini görmezden gelerek kendilerince çözüm üretmişler. Yaptıkları tercih ve bildirimlerde genel olarak seçmeli Arapça dersi olmaz. Bir yandan Arapça dersini tercih eden öğrencilerimiz öğretmen yokluğu nedeni ile başka derslere yönlendirilirken diğer taraftan ise Arapça öğretmeleri atama bekliyor ve işsizlikle boğuşuyor.
Uygulamada eksiklikler, yanlışlık, aksama olursa düzeltilir. Ama eksiklik var ya da olabilir diye başlamamak, ayak sürmek, baştan ret sorunu daha da kangrenleştiriyor. Her türlü dersi önemseyen milli eğitimin anadil dersine yönelik bu hoyratça yaklaşımları tesadüfü değildir. Normalde bir okuldan 10 öğrenci Arapça dersini tercih ederse Milli Eğitim öğretmen ataması yapması gerekiyor.  Fakat öğrenciler başka derslere yönlendirildiğinden 10 öğrenci sayısı hiç yakalanamaz ve Arapça dersine yeterince talep olmamış olur! Genellikle veli ve öğrenci, okul müdürü ve öğretmenleri ile karşı karşıya gelmeyi göze almayabilir.  
Bu olumsuz tutuma karşı gasp edilen anadilde eğitim hakkımızı koparacağımız ana kadar seçmeli anadil dersine başvuruları inadına patlatalım. Bütün okullarda okutulmasını, fiili olarak bir nevi zorunlu ders haline gelmesini sağlayabiliriz. Yetkililerimizin okullardaki dar olanakları kullanırken seçmeli dersler içinde anadil dersine pozitif ayrımcılık yapılmasının ülkemize ve çocuklarımıza daha çok faydalı olacağına inanıyorum.  Milli Eğitimin, okul müdürlerimizin ve rehber öğretmenlerimizin bu konuda öğrencilerimize ve velilerimize yardımcı olmalarını bekliyoruz. Gelişmiş ülkelerde çocuklar üç- dört dil ile yetiştiriliyorken, biz çocuklarımıza, ülkemize ve geleceğimize niye zarar veriyoruz?  
Toplumun ve ülkemizin geleceği en az üç dil bilen nesillerin eseri olacaktır.

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Yön. Kur. Üye./Samandağ

www.evrensel.net