Çocuğu dinleyip adaleti tartışmak

Çocuğu dinleyip adaleti tartışmak

Bu yıl 3’üncüsü gerçekleşecek olan Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali “Çocuk ve Adalet” temasıyla yapılacak. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen festival İstanbul’da Beyoğlu, Atlas, Nişantaşı City Life sinemalarında gösterimlerini gerçekleştirecek. 13-19 Eylül t

Ezgi Görgü

Film gösterimleri sonrasında, filmlerin yaratıcılarını, sinemaseverleri ve hukukçuları bir araya getirecek söyleşiler ve mevcut hukuki düzen ve uygulamaların tartışılacağı paneller de olacağı için başta hukukçular ve sinemacılara zengin bir ortam sağlayacak gibi görünüyor.
Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması, Çocukça Adalet, Adalet Terazisi, Suç Hikayeleri ve Panorama bölümlerinden oluşan festivalin danışma kurulunda üniversitelerden katılımcılar olurken, yurt dışında ve yurt içinde faaliyet gösteren derneklerin temsilcileri de yer almakta. Kurulda, Atilla Dorsay, Türkan Şoray, Selim İleri, Ayda Aksel, Sumru Yavrucuk gibi sanatçı ve yazarlar yer alıyor. Adaletin uygulama biçimleriyle beraber özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkilerini irdeleyen filmlerin izleneceği festivalin başkanı ve aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer ile Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’ni konuştuk.
Hukuk fakültesi olarak bir film festivali düzenliyorsunuz. Adalet, suç, ceza gibi evrensel kavramlar festivalde işlenecek konular arasında yer alıyor. Bu yıl 3’üncüsünü gerçekleştireceksiniz, neler kattı bu 3 yıl, neler deneyimlediniz?
Üç yıllık tecrübe sonucunda dünyada suçluluk ve ceza adaleti sorunlarının devam ettiğini söyleyebiliriz. Örneğin, antidemokratik rejimlerde ağır insan hakları ihlalleri, ırkçılık gibi ayrımcılığa dayalı öldürmeler, darbeler, insanlığa karşı işlenen suçlar, ekonomik çıkar amaçlı suçlar, adil yargılanma hakkı ihlalleri, ölüm cezası uygulamaları, hümanizm ilkesine aykırı infaz rejimleri, suç mağdurlarının desteklenmemesi gibi. Buna karşılık, insanlık hâlâ adalet ve hukukun gerekleri yerine gelsin diyor, ama gerek uluslararası kuruluşlar gerek devletler bu talepleri yerine getirmiyor, getiremiyor. Hukuk ve adalete ilişkin taleplerin karşılanabilmesi için uluslararası suç ve ceza film festivali gibi özerk girişimlerin artarak devam etmesi şart. Üç yılın tecrübesinin bize söylediği budur.

ÇOCUKLAR İÇİN HUKUK ALTERNATİF ÜRETMELİ

Bu yılki temayı “Çocuk ve Adalet” olarak belirlemenizin nedeni nedir?
Ülkemizde her yıl ortalama 200 bin çocuk hakkında ceza davası açılıyor. Bunun büyük bir bölümü hırsızlık ve çok ağır olmayan yaralama suçları. Bu çocuklar hakkında alınan koruyucu tedbir kararları genellikle kağıt üzerinde kalıyor. Çocuk Koruma kanunu etkin biçimde uygulanamıyor. Suça sürüklenen çocuk sorununu adli sistemle çözemiyoruz. Bu nedenle şu soruları soruyoruz; özellikle adliyeye yansıyan olayların ortalama yüzde 70’ini oluşturan ve ilk kez hırsızlık, yaralama suçu işleyen çocuklarla ilgili adli sistem dışında, kapalı bir kuruma koymadan, bir çözüm sistemi oluşturabilir miyiz? Çocukları örseleyen, damgalayan yeni suçları işlemekten alıkoymayan etkisiz mevcut sisteme alternatifler neler olabilir? İşte bu soruların cevabını bulmak, tartışmak için sinema ve akademi dünyasını bir kez daha bir araya getiriyoruz.

Oturum başlıklarına baktığımızda çocuklar için adalet ön planda yer alıyor. Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne imza atmış bir ülke olmakla beraber çocuk istismarı, çocuk işçiliği, çocuk gelin sorunlarıyla da adı sıkça anılan ülkeler arasında. Siz bir hukukçu olarak Türkiye’nin bu durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çocuk hakları konusunda yapılması gereken çok şey var. Bunlardan en önemlisi çocuk haklarının tam uygulanmasıdır. Biz bu sene çocuk adaleti konusunu belirlerken konunun genişliği nedeni ile mağdur olan çocuklarla suçlu denilen çocuklara ilişkin süreci ayırdık. Böylece bu sorunları daha ayrıntılı ve özenli incelemek mümkün olacaktı. Tümüne ilişkin sorunlar sadece hukuksal değildir. Sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve toplumsal yönleri ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Festival süresince biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.

SİNEMA ÇOCUK ADALETİNE YABANCI

Festivaldeki filmler “Çocuk ve Adalet” temasını nasıl işlemiş? Sinemacılar bu konuya nasıl yaklaşmış filmlerinde?
Maalesef ülkemizde bu konuya ilişkin pek film yok. Daha çok mağdur çocuklar film içinde işlenmiş ya da başka konuların içinde önemsiz kısa temalar olarak kalmış. Çocuk adaleti kavramı toplumsal olduğu gibi sinemacılar da nedenlerini irdeleyici değil, daha çok “acıklı” bir bakış açısı sunuyorlar. Yurt dışından gelen filmlerin bir kısmında da benzer bakış olmakla birlikte, her boyutu ile suçun, şiddetin kökenlerine bakmaya çalışan filmler de var. Tema belirlenerek bu yıl için çekilmesi teşvik edilen kısa film kategorisinde şartnameye uygun, temayı kavramış film sayısı üçü geçemedi. Olanlar da daha didaktik, eğitim filmi gibi çekilmiş filmlerdi. Türkiye’de bu konuda belgesel film bulmak da mümkün değil. Ama yurt dışından konuya ilişkin ciddi belgeseller geldi. Hepsine bakınca sinemanın çocuğu mağdur ya da korku filmlerinde olduğu gibi şeytan gördüğünü, çocuk adaleti kavramına henüz yabancı olduklarını fark ettik. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net