Son yılların en kitlesel barış mitingi

Son yılların en kitlesel barış mitingi

Barışa olan ihtiyacın giderek artması, Gezi eylemlerinin etkisi ya da her ikisi birden… Pazar akşamı İzmir’de kadın, genç, çocuk, yaşlı binlerce kişi barış için yürüdü.On bin dolayında kişi hem ülkede hem Ortadoğu’da hem de dünyada barış talebini haykırdı.Kitleselliğe bir de çok renklilik ilave ol

Emine Uyar

Barışa olan ihtiyacın giderek artması, Gezi eylemlerinin etkisi ya da her ikisi birden… Pazar akşamı İzmir’de kadın, genç, çocuk, yaşlı binlerce kişi barış için yürüdü.
On bin dolayında kişi hem ülkede hem Ortadoğu’da hem de dünyada barış talebini haykırdı.
Kitleselliğe bir de çok renklilik ilave oldu. Gökkuşağı’nın her tonu neredeyse mitingde vardı.
İzmir’de 1 Mayıs dışında kurumsal anlamda en geniş katılımlı eylemlerden biri gerçekleştirildi.
Kamu emekçileri, işçiler, liseliler, öğretim üyeleri, sanatçılar, yazarlar, hep bir ağızdan “Rojava halkı yalnız değildir”, “Suriye’ye müdahaleye hayır”, “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği” dedi. Ülkede kalıcı barışın sağlanması için Kürt halkının taleplerinin karşılanmasını istedi. Herkesin farklılıklarıyla bir arada eşit ve özgür yaşama isteği dile getirildi.  
Gezi direnişinin İzmir’deki bütün eylemlere kattığı yenilik artık müziksiz yürümemek, bir de polisleri görünce, “Sık bakalım” sloganı atmak. Barış yürüyüşünde de İzmirli müzisyenler sanatın gücüyle eylemcilerin yanında idi.   
Gezi’den sonra İzmir’de kalıcı hale gelen bir başka şey de 31 Mayıs akşamından bu yana, AKP Konak İlçe Örgütünün de bulunduğu Basmane Meydanı’nda bekleyen TOMA. Sabah akşam çalışır vaziyette bekleyen TOMA her an harekete hazır! Çıkardığı gürültü, harcadığı yakıt ve havaya saldığı zehirli gazlar da cabası. Yine eylem olacağı günlerde Basmane Garı’nın içi çevik kuvvet otobüslerinin garajına dönüşüyor. Pazar günü de barış yürüyüşüne ve birkaç gün önce açılan İzmir Fuarı’nı ziyarete gelen binlerce kişiyi önce çevik kuvvet otobüsleri karşıladı.   
AKP’nin Suriye’ye yönelik savaş politikası ülkede kendisini her geçen gün daha çok hissettiriyor. Sınırdaki çatışmalar nedeniyle ölenler, yaralananlar, bombalı saldırılar, Konak Meydanı’nda bile görülebilen savaştan kaçmış Suriyeli aileler, İzmir’in yoksul semtlerinde cemaatler eliyle savaşmaya gönderilen gençler, yenileri inşa edilen mülteci kampları… Bugünlerde yine İzmir’in pek çok ilçesinde adında barış geçen şenlikler, festivaller düzenleniyor. Türkiye’nin tanınmış sanatçıları binlerce kişiye konserler veriyor, barış dileklerini ifade ediyorlar. Ancak ülkenin en yakıcı ihtiyaçlarından biri olan barışa dair genel geçer ifadelerle yetiniliyor bu organizasyonlarda. Oysa ülkeyi açıkça savaşa sokmak isteyen iktidara karşı barış talebi daha somut ve güçlü şekilde kendisini hissettiriyor. Mitingde yapılan konuşmalarda da vurgulandığı gibi 1 Eylül’de adımları atılan birlikteliğin daha da büyümesi ve güçlenmesi içeride ve dışarıda barışı getirebilecek yegane güç olarak görünüyor.

www.evrensel.net