Belediyenin engellerini aşamadık!

Belediyenin engellerini aşamadık!

Yürüme engelli Oğuz Mucuroğlu’yla Ankara sokaklarını gezdik. Hem de şehrin merkezi Kızılay’ı. Ancak belediyenin önümüze koyduğu engellerden dolayı gezintimiz kısa sürdü. Arnavut kaldırımlar, çalışmayan engelli asansörleri, binilemeyen otobüsler... Engelliler için kentlerde yaşamak adeta bir çile.

Tamer Arda Erşin / Selmane Ertekin

Arnavut kaldırımlar, çalışmayan engelli asansörleri, binilemeyen otobüsler... Engelliler için kentlerde yaşamak adeta bir çile. Tuvalet ihtiyaçlarını giderebilecekleri ne bir yer var, ne de bu sorunla ilgilenmek isteyen yetkili. Çevredeki vatandaşlardan yardım istemek zorunda bırakılıyorlar.

Oğuz Mucuroğlu, yürüme engelli olduğu için tekerlekli sandalye kullanıyor. Fiziki engeline rağmen 4 üniversite bitirmiş.

“Sıkıntılarımızı görmek istiyorsanız gelin benle, 1 saat şu kaldırımlarda dolaşın” diye herkese sesleniyor. Biz de Mucuroğlu’yla Ankara sokaklarını geziyoruz. 5 dakikada gidilebilecek bir mesafeyi yolda karşılaştığımız engeller yüzünden tam yarım saatte gidiyoruz.

Yol boyunca yaptığımız sohbette, Ankara Büyük Şehir Belediyesi’ne isyan ediyor Oğuz. Tekerlekli sandalyesiyle Kızılay kaldırımlarında yürürken, belediyenin engelli (!) hizmetlerine tanık oluyoruz. Dar ve bakımsızlıktan çıkılamayacak durumdaki engelli rampalarından çıkmaya çalışan Mucuroğlu, ne kadar denese de yardım almadan yoluna devam edemedi.

Tarla gibi engebeli kaldırımlardan ilerleyerek cadde kenarına zorlukla ulaşabilen Mucuroğlu’nun karşısına ‘büyük bir belediye hizmeti’ çıkıyor: Üst geçit. Engelli asansörü olmayan üst geçit, iki bölümden oluşuyor.  İlk kısımda engelli rampası var. Ancak merdivenin devam eden kısımda rampa yok. Gördükleri karşısında gülmekten kendini alamayan Mucuroğlu içinde bulunduğumuz durumu şöyle anlatıyor:  “Ankara’da komedyenlere malzemelik yerler var. ‘Karşıya geçelim’ dedik, üst geçitte asansör yok. Rampası var, devamı yok.”

Caddeyi de akan trafiğin arasında ezilme tehlikesi altında geçen Mucuroğlu, engellilerin en büyük sıkıntılarının şehir içinde rahatça dolaşamamak olduğunu söylüyor. Mucuroğlu, “Üst geçidi kullanamıyoruz. Mecburen trafiğe çıkıp hem kendimizin, hem de sürücülerin canını tehlikeye atıyoruz” diyor.

ENGELSİZ DURAK, ENGELLİ OTOBÜS

Mucuroğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin 2014 için duyurduğu “Akıllı Durak” projesini de eleştiriyor: “Şimdi belediye engelli için akıllı durak yapacakmış. Otobüse binemiyorum ki, durak bana otobüsün kaçta geleceğini söylemese de olur.” Mucuroğlu, “Akıllı Durak” yerine kimsenin yardımını almadan otobüse binebilecekleri bir sistem geliştirilmesini istiyor.

Olumsuzluklara rağmen engellilerin dışarı çıkmaktan çekinmemesi gerektiğini söyleyen Mucuroğlu, “Kendimizi sokaklarda göstererek yetkililere bizim de yaşam içerisinde olduğumuzu göstermemiz gerek” diyor.


Oğuz Mucuroğlu, Ankara’daki Gezi eylemlerine tekerlekli sandalyesiyle katıldı. “Eylemlerde gaz yedim, kötü oldum. Ancak önemli olan Gezi direnişinin birçok kesimden insanın mağduriyetlerini anlatmak için fırsat olması. Engelliler temsilen bu eylemlerde ben de yer aldım” diye anlatıyor. Engellerime rağmen özgürlükçü fikirlerimi savunabilmek istiyorum” diye anlatıyor.


TUVALET BİLE YOK!

Engellilerin sıkıntıları kaldırım ve üst geçitlerle bitmiyor. Şehir içindeki engelli asansörleri düzgün çalışmıyor. Şehir merkezinde tuvalet ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir yer yok. Otobüslerin içinde engellilere hizmet edilmesi için kullanılması planlanan asansörler “Duraklarda vakit kaybetmeyelim” bahanesiyle çalıştırılmıyor. Sayıca zaten az olan bu otobüslerin de kullanılamamasıyla engellilerin ulaşım hakkı adeta gasp ediliyor. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net