Kerry

Kerry'nin Powell anı ve gergin savaş bekleyişi

"Suriye’yi neden vurmalıyız?” Batılı ülkeler bu soruya tatmin edici cevaplar vermekte bir hayli zorlanıyor. Bu zorluk Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da bahsettiği “Gönüllüler Koalisyonu”nu epey yalnız bıraktı. İngiltere Hükümetine Avam Kamarasından verilen olumsuz yanıt, Almanya, İtalya, K

"Suriye’yi neden vurmalıyız?” Batılı ülkeler bu soruya tatmin edici cevaplar vermekte bir hayli zorlanıyor. Bu zorluk Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da bahsettiği “Gönüllüler Koalisyonu”nu epey yalnız bıraktı. İngiltere Hükümetine Avam Kamarasından verilen olumsuz yanıt, Almanya, İtalya, Kanada gibi NATO ülkelerinin “savaş gönülsüzlüğü”, bölgede Mısır’ın muhalefeti ve hatta sadık müttefiklerden Ürdün’ün “Savaş üssü” olmayacağız çıkışı...

Bu görünümü yorumlayan Guardian’ın Ortadoğu Editörü Ian Black, olası bir harekatta ABD’nin ana müttefikinin Fransa olarak değiştiğine vurgu yapıyor. Black ayrıca koalisyonun Bölge ayağında Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne dikkat çekiyor. Bir yalnızlaşmanın söz konusu olduğu ortada, ancak halen ABD Başkanı Barack Obama’nın bahsettiği “sınırlı harekat”a kesin gözüyle bakılıyor.

KERRY, POWELL’I ANIMSATTI

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin cuma akşamı gerçekleştirdiği “Suriye’yi neden vurmalıyız” açıklaması pek çok açıdan Irak işgali öncesi dönemin Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın yaptığı meşum “gerekçelendirme” konuşmasına benziyordu. Söz konusu konuşmasında Powell, tıpkı Kerry gibi “Sizinle bildiğimiz her şeyi paylaşamam” diyordu ancak Irak’a yönelik bir saldırının neden gerekli olduğunu uzun uzun anlatıyordu. Batı medyasında çok sayıda kalem Kerry-Powell benzerliğine dikkat çekerken el-Cezire’den Mark LeVine “ABD hükümeti Esad’a karşı ‘Radara takılmış bir telsiz konuşması’ndan daha kötü bir kanıt bulamadı mı” diye soruyordu. LeVine, Irak işgali sırasında yaşananlarla bugünün benzerliğine dikkat çekiyor ve “Koalisyon”daki tereddütleri de buna bağlıyor.

SURİYE: SALDIRIYA DA MİSİLLEMEYE DE HAZIRIZ

Suriye’de kimyasal saldırının gerçekleştiği Şam’ın Guta bölgesinde 4 gün boyunca incelemelerde bulunan Birleşmiş Milletler Heyetinin dün ülkeden ayrılmasıyla bölgede kritik bekleyiş başladı. ABD’nin “sınırlı ve hedefli hava harekatı” için  BM heyetinin Suriye’den çıkışını beklediği biliniyordu. Heyet, dün Suriye hükümetinin inceleme yapılmasını talep ettiği üç bölgede araştırma yapmadan Hollanda’ya döndü ve bulgularını teslim etti. “Esad incelemeye 4 gün izin vermedi ve bu sürede izleri yok etti” şeklindeki ABD açıklaması heyeti çok önceden baypas ederken bu da BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un sonuçlar için istediği 2 haftanın beklenmesini önemsiz kılıyor. Ancak Obama'nın dün akşam yaptığı "Kongre'nin görüşünü bekleyeceğim" açıklaması sonrası olası saldırının bir süre daha ertelendiği söylenebilir.

Fransız Haber Ajansı (AFP) Suriye’den resmi bir yetkilinin yaptığı “Her an bir saldırıya da misillemeye de hazırız” açıklamasını aktarırken olası bir saldırı Esad’ı zayıflatmayla yetinecek gibi görünüyor. Ancak savaş halinde birçok riskli seçeneğin masaya taşınacağı da aşikar.

TÜRKİYE’NİN ROLÜ

ABD merkezli istihbarat kuruluşu Stratfor, “Suriye’ye yönelik operasyon sınırlı olmanın ötesine geçerse Türkiye önemli bir askeri destek sağlayabilir” derken Türkiye’nin böylesi bir riske girip girmeyeceği konusunda ise çekincelerin olduğunu dile getiriyor. Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan ise “Sınırlı operasyon bizi tatmin etmez, Kosova’daki gibi olmalı. Müdahalede amaç 1-2 günlük vur-çık değil rejimi bırakma noktasına getirmek olmalı” diyerek “riskli seçenekler”in sayısını artırıyor. (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net