Gerenimo EKIA*

Gerenimo EKIA*

Usame bin Ladin’i yakalama amacıyla düzenlenen bir harekatta Geronimo isminin ne işi vardı. Bu isim gelişi güzel mi seçilmişti? Elbette ki bu, Amerikanın kendi kanlı tarihiyle hesaplaşmak gibi bir derdi olmadığının kanıtlarından biriydi. Dünya halklarının doğayla barış içinde, paylaşımcı yaşam mücadelelerine ilham kaynağı olan, ba

Democracy.Now Televizyonu’nda Amy Goodman ve Juan Gonzalez’in, Winona LaDuke ile yaptığı röportajı Türkiyeli okurlarla buluşturuyoruz.

SAVAŞ DEVAM EDİYOR

Askeri terimlerin Kızılderili tarihinden seçilmesi, aslında Amerikan yönetimlerinin Yerli Amerikalılarla kurdukları iletişimle ilgili bir durum. Amerikalılar, Kosova da etnik temizlik yaparlarken bunu Apaçi helikopterlerinin öncülüğünde gerçekleştirdiler. Daha sonra geliştirilen helikopterin ismi ise Comanche ismini aldı. Özgürlükleri  ve toprakları korumak için mücadele edenlere dönük bir saldırı mı söz konusu olan?

Usame bin Ladin’in yakalanması amacıyla yapılan fakat öldürüldüğü operasyonda Gerenimo isminin kullanılması Indiana halkına karşı yürütülen savaşın devam ettiğini kanıtlıyor. Askeriye ona kendi perspektifinden bakıyor. Biliyorsun bin Ladin’i bulma operasyonu birini bulmak için düzenlenmiş en pahalı yakalama kampanyasıydı. Apaçi halkına karşı mücadele etmek üzere düzenlenen Gerenimo kampanyası da ABD hükümeti tarafından yürütülmüş en maliyetli savaştı. Esasen 13 yıl milyonlarca dolar harcadılar. Beş bin askere ek olarak uzun bir dönem acımasızca Indianalıların peşinden koşturuldular. Bu yüzden bu olay askeri çerçeveden onların bize nasıl baktıklarının küçük bir kısmı. Bence Yerlilerin ve bütün Amerikan halklarının perspektifinden bakıldığında görülen şey, Gerenimo’nun bir kahraman olduğudur. O bizim insanlarımız için ulusal bir kahraman.

Yerli terimlerin çoğunun Amerikan ordusu tarafından kullanıldığı gerçektir. Black Hawk (Kara Kartal) ve Comanche helikopterleri, uzun Apaçi helikopterleri, Tomahawk (Savaş baltası) füzeleri, yabancı bir ülkedeki Amerikalı ekibin üstten çıkış yapması “Indiana Ülkesi’nden yer ayırt” kodlaması ve daha fazla da örneklendirilebilecek iletiler ne anlam taşıyor?

Silahlı güçler yerli terimlerle dolu. Frot Carson yerleşkesinin ismi  binlerce Navajo insanının ölmesinin sorumluluğunu taşıyan Kit Carson ismiyle değiştirildi. Donald Rumsfeld Afganistan’da küresel terörizme karşı savaş adına yardım çağrısı yapılması ve kamuoyu desteği sağlamak amacıyla bu ismi efsaneleştirerek seslendi: “Siz hepiniz birer Kit Carson’sunuz.”. Gerçek şu ki bugün Afganistan harekatına katılan Amerikan askeri gücünün Yedinci Süvari Birliği,  Shock ve Awe’ye gelerek Lakota halkına katliam yapan ve buradaki Indianalılar’a soykırım yapanların ta kendisiydi. Ordunun yerli terimleri ve imajları kullanımı küresel emperyalist pratiklerde ve küresel savaşta gerçekleşiyor.  

İndiana Ülkesi’nin Silahlandırılması adlı kitabında silahlanmanın Frot Sill’de başladığını sonra Lawtona ve Oklahama’ya geçtiğini anlatmışsın.Neden Fort Sill’de başlatıldı?

Burada Apaçi oldukları için uzun yıllar hapis yatan Apaçiler var. Burada iki mezarlık var. Bir tanesi bütün Apaçilerin olduğu ve Gerenimo’nun da gömüldüğü bir mezarlık. Burası aynı zamanda askeri üsler ve silahlı güçler tarafından kullanılan bir yer oldu ama Indiana ülkesinin sembolü olarak kalmaya devam etti. Indiana ülkesinde askeri yoğunluk hakim.

Asker için bir çok alan oluşturuldu. Alaska’da da Hawai’de de ya da Amerikan kıtası olarak bilinen yerli bölgelerinden ele geçirilen her yerde. Lakotalıların geleneksel bölgesinde 1868 ve 1851 anlaşmaları ile dünyanın en büyük üçüncü nükleer santralinin yapılması garantilendi. Aslında bu örnekler bile işgal edilen alanların terimlerinde ya da yerlilerin tarihinde askeriyenin nasıl yer tuttuğunu gösteriyor. Diğer taraftan bizim bölgelerimiz yaşayan gazilerin en çok olduğu bölge. Tahminen nüfusumuzun yüzde 22’si 190.000 bin yaşayan gazi Yerli Amerikalı var burada. Aslında bin Ladin saldırısından sonra herkes, hepimiz yaralandık. Gerenimo ismi kullanılması hepimizin zoruna gitti.

Winona Kitabında  bölgelerle ilgili bir çok konuya değinmişsin bölgeleer neden bu amaçlarla kullanılıyor. Depremin ardından başlayan Tsunami sonrası  nükleer kaza ile ilgili son dönemde bir çok haber vardı ama sen ABD’deki nükleer santrallerin kökenleri ile ilgili konuşuyorsun. Uranyum madenciliğinin gelişmesi ve Los Alamos Labaratuarı’nda geliştirilmesi ile alakalı olarak bunun Indiana ülkesiyle ilişkisi hakkında konuşabilir misin?

Bu kıtada Uranyumun üçte ikisi Indiana yerlilerinin topraklarında bulunuyor. Dünya çerçevesinde Yüzde yetmişi  Avusturalya Aborjin toprakları ya da Subarctic Kanada’nın içinde. Yerli halklar uranyumun zenginleştirilmesine karşı o yüzden mücadele ediyor. Şuan nükleer santrallerle, nükleer endüstrinin geliştirilmesi ile ilgili Kutsal Büyük Kanyon’da maden açılması gündemde. Biz biliyorsunuz ki baştan beri radyasyona maruz bırakılıyoruz. ABD ordusu tarafından baskı altındayız .Pasifik’te hala nükleer testler devam ediyor. Batı Shoshone’de 1100 nükleer silah kullanıldı. İnsanlarımız sinir gazının kullanılması yasaklanmadığı için radyasyona maruz kaldı. Umatillada sizin gaz çöplükleriniz var. Skull Valley Goshute Arazisinde yine heron gazı çöplükleriniz var. Sizin askeri üsleriniz ve ordunuz dünyanın en kirli ordusu. Nüfusun çoğunun ABD olarak adlandırdığı bizim işgal edilmiş ülkemizde Indiana toplumları tehdit altında.

Indiana Ülkesinin Silahlandırılması kitabında babandan bahsetmişsin. Winona Laduke Indiana halkının savaşa karşıtlığı ve tarihi ile ilgili ne söylemek istersin?

Bu kitabı babama borcum olduğu için yazdım. Babam Kore Savaşı’na karşıydı. O savaşın gerekli olduğuna inanmadığı gerekçesiyle 11 ay tutuklu olarak kaldı. Bu Zunis’ten, Hopis’e, Iroquois’ten Ojibwes’e kadar uzun bir hikayedir. “Sizde biliyorsunuz bu bizim savaşımız değil. Biz burada yaşıyoruz orada değil” dediği için tutuklandı. Babam 1924’te yerli halkı vatandaş olarak tanımalarının altında Indianalıları savaşa göndermek olduğunu söylüyordu. Yaygın olarak görevlendirmeler yaptılar. Sosyal, politik, tarihsel, kültürel, ve ekonomik nedenlerle bu ülkede yüksek oranda askere alındılar geçmişten bugüne. Aynı yerlerde, Indiana toplumları biliyorsunuz ekonomik durumunuz oldukça berbat ve askeri işverenler oldukça asabidir. Genç insanların başka seçeneği yoktur. Benim toplumumdan bir genç var. “Auntie, ben orduya katıldım.” dedi. Ben de ona neden katıldığını sordum, o da bana çünkü ya orduya ya da hapse gidebileceğini söyledi. Biliyorsunuz bu hikayeyi Indiana ülkesinde çok daha fazla kez duydum.Bu yüzden söyleyecek bir şey varsa o da sizin savaşçı bir toplum olduğunuz, bundan gurur duyan insanların olduğu, bizim topraklarımızı işgal etmiş bir toplumsunuz. Biliyorsunuz bir bölgenin savunulması için 500 yıl uzun bir süre ve biliyorsunuz ki biz hala buradayız. Bizim toplumumuz da savaşmaya devam ediyor. Oka’da Wounded Knee’de, Kanada deniz sahilleri çizgisinin ön cephesi Alberta’da ya da Büyük Kanyon’da biz hala bölgelerimizi korumaya çalışıyoruz. Aynı zamanda geniş bir askere alma durumu söz konusu.  Indianalıların yeniden özbenliklerine entegrasyonu ile ilgili bir program yok. Indianalı gazilerimizin sayısı oldukça fazla, izolasyon yaygın.

Winona LaDuke Medicine Bluff sizin kutsal mekanınız ve Comanche insanları buranın yıkılmasını istemiyor. ABD’deki kutsal mekanlarla ilgili konuşmak ister misiniz? Buralar neyle tehdit edilfi ve buraları nasıl koruyacaksınız?

Ordu en büyük toprak sahibi. ABD biliyor ki yerli insanlar çok büyük arazilere yerleşmiştir. Fakat ordunun bizim topraklarımızda büyükçe bir toprak parçası var. Buralarda bizim kutsal olan topraklarımız da var. Belki Hawaii’de Kaho’olawe adasının işgal edilmesi buna en iyi örnektir. Bütün ada 40 yıldır sürekli bombalanıyor. Bu olay benim ilk politikleştiğim olay. Ordunun Indianalı toplum üzerindeki baskısıdır bu. Bütün bir adanın işgal edilmesi ve ardından ada geri verildi. Aquifer kutsal tapınak bombalar tarafından yıkılmıştı. Bu vicdansızca bir şey. Bugün, Abd ordusunun asimilasyonu Hawaii’yi elde tutarak sürdürdüğünü görüyorsunuz. Pohakuloa büyük bir ada, Hawaii’nin diğer kısmı. Genişleme alanı için adaya bakıyorlar. Adanın geri kalan 79 bin dönümü yani bu adanın büyük bir kısmı. Bütün kutsal yerleşimler, tarihi alanlarda Hawaililerin, Yerli Hawaililerin ve burayı ziyaret eden herkesin hakkı var. Şuan buralar askeriyenin bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor.  

Obama yönetiminin son beş yılını gördün. Obama yönetimi altında yönetilmiş bütün ülkede Yerli Amerikalı ulus ile ilgili önemli bir değişiklik oldu mu?

İyi şeyler de söyleyebilirim. Senato tarafından Indianalılarla ilgili basma kalıp hikayelerin ve ön yargılarla ilgili soruşturma başlatıldı. Ama dikkat çekici problemlerimiz hala sürüyor. Iİndiana Halkının Hakları deklarasyonu iyi bir örnektir.

Bu son tartışmalar ışığında neler söylemek istersiniz?

Topraklarımızın zehirlenmesi bir yana bölgelerimizin silahlandırılması konusu federal hukuk denetiminden oldukça muaf. Bu yüzden sorunumuz çevre düzenlemeleri kapsamında dikkate alınmamakta. Halkımıza topraklarımızın zehirlenmiş olarak verilmesini istemiyoruz.  Kit Carson isminin inatla bölgemizde kullanılması ve bu ay yapılan benzetme gibi örnekler  yerlileri incitmektedir. Silahlanmayla adaletin sağlanacağı anlayışı doğru değil. Tarihsel olarak yapılmış bir çok hata vardır bugün de bu hatalara yenileri ekleniyor. Indiana ülkesine saldırılmıştır.Askeriye tarafından işgal edilen topraklarımızın bir kısmını geri alma mücadelemiz sürecek. Indiana ülkesinin askerileştirilmesinden vazgeçilmeli. Gerenimo’nun ailesi ve yerli halk için resmi bir özür dilenmeli.

DENEYİ KIZILDERiLiLER ÜSTÜNDE YAPTILAR

Siz kitabınızda 1960 yılındaki Alaskadaki radyasyon denemesinden bahsetmişsizin. Ben bir çok insanın bunu duyduğuna ya da bildiğini sanmıyorum. Bu konu hakkında bize birkaç şey söyler misiniz?

Tabi. Ben Harvard’da okudum. Bu ilginç bilgilerin çoğunu araştırdığımı hatırlıyorum.  Proje insan-bitki ve hayvan çemberinde radyasyon gözlemlerinin yapıldığı ve ordunun talebiyle radyasyon depolanması planının yer aldığı Point Hopebut projesiydi. Bu yüzden Arktik’e geldiler. Biliyorsunuz Yerli halk üzerinde yaygın şekilde testler yaptılar çünkü biz diğer kesimlerden yalıtılmıştık. Temel olarak biliyorsunuz ki bizim çoğumuz genetik olarak oldukça benzer özellikler taşıyoruz. Bu iyi bir testti herhangi bir sorumluluğu yoktu. Yaygın olarak testler gerçekleştirildi. Ama Point Hope kentinde ışın testi yapmak istediler. Fakat insanlara söylemediler. Dokümanlar 1990’da gizlenmişti. Bu toplum sürekli Nevada test bölgesinden gelen nükleer denemelerin saldırısına maruz kaldılar. Buradaki bütün toplumlar. Alaska ordunun, son zamanlarda yaşanan bir olayla da bir tanesi iyi bilinen 700 ayrı zehir ve nükleer çöpüyle doludur. Kitabımda bu son olaya değinmedim. 

15.Göl, sinir gazlarının bidonlara doldurularak kumun altına gömüldüğü yer. Beş yıl önce hatırladılar, geri almak için gittiklerinde bütün sinir gazı gölün dışına taşmıştı. İsmi Blueberry Gölü olarak adlandırılmıştı. Fakat 15.Göl olarak biliniyor. Ordunun sorumsuzluğu sadece kınandı. Dünya dengesinde büyük bir etki bırakan bu olayın zararları Federal bütçeden karşılandı üstelik. Olay en çok Indiana topluluklarına mal oldu ve silahlanmanın sonuçlarının çevremiz konusunda verdiği zararlara bir örnekti.

EKIA: Enemy Killed In Action - Düşman harekatta öldürüldü.


KIZILDERiLiLER iTiRAZ EDiYOR

Geronimo’nun büyük torunu Harlyn Geronimo:
Gerenimo’yu Usame bin Ladin’le eşitlemek Amerikan yerlilerine yapılmış kabuledilemez bir hakarettir ve Gerenimo tarihimizdeki en ünlü liderlerden biridir.

Sabah Yıldızı Enstitüsü başkanı Suzan Shown Harjo
 “Gerenimo İndiana ülkesinin tümünde çocuklarımız için iyi bir model haline gelmiş bir insan, lider ve kahraman. Onun korkunç bir benzetme yapıldı ve terörist olarak adlandırıldı. Oldukça berbat bir olay olmasına rağmen onun isminin kullanılması bir ilk değil. Amerika’da bizim isimlerimizin bize ait olmadığı görülüyor. Kabile topraklarımız çalındı, kişisel isimlerimizi çaldılar. Ardından açık bir biçimde bizi kontrol altına alıp asimile etmek amacıyla yeniden adlandırıldık. Uzun bir süre boyunca bu böyle sürdü. 1880’lerden 1930’lara dini ayinleri yasaklayan, güneş dansımızı engelleyen ve sözde olarak adlandırdıkları çağrılarımızı yasaklayan, tıp adamlarımızın ki onlara göre “büyücüler”in her türlü eylemini yasaklayan,  yerli insanların korunma bölgelerini sınırlayan resmi bir “medeni dönüşüm projesi” gerçekleşti.Bu süreç çoğu tekrar boy gösteremeyen, yer altındaki dinler ve yerli dillerin çoğunun bastırıldığı, bölgesel baskıya uğramış 50 yılık bir kuşaktı. O dönem Apaçi bölgesinde Kızılderililer savaş suçluları olarak tutuklandılar. New Meksika da seyahat etmesine ve ülkesine geri dönmesine izin verilmeyen Gerenimo’nun yakalandığı vakitlerdi. Bu yüzden, onun yaptığı her şey, onun adamlarının yaptığı her şey, yani her yerli hareket suçlandı ve bugün açıkça yapıldığı gibi düşmanca adlandırıldı: “Gerenimo EKIA*”
Bizim tarihimiz karışık ama yinede biliyoruz ki buralar bizim topraklarımız. Başkasının ülkesi değil,  topraklarımız hala yerinde duruyor. Burası daima bizim ülkemiz oldu. Eğer biz bu yapıldığı şekilde kamusal olarak hakarete uğrarsak şimdi yaptığımız gibi buna birlik içinde karşı koyuyoruz.

Senato Kızılderili İşleri Komitesi  Komite Personel Direktörü Loretta Tuell:
Amerikan Yerlilerinin en büyük liderlerinden birinin adının, Amerika’nın en çok nefret edilen düşmanlarından birine konulması büyük münasebetsizlik. Bu konu ayrımcılığın kanıtıdır.

Sioux kabilesi:
Bu, Amerikan Kızılderililerini terörist olarak damgalamak için başka bir girişimdir.

www.evrensel.net