Demokrasi masalı!

Demokrasi masalı!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Meclis Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, Mısır’daki olaylarda üniversitelerin ses çıkarmadığını söyleyerek üniversiteleri suçladı. Erdoğan, “Özellikle üniversitelerin daha gür bir ses çıkarmalarını beklerdim. Demokrasiye

Erdi Tütmez / Eda Yıldırım

‘CAHİLLEŞİYORLAR’

Gençleri hedef alan konuşmasında, “Çocuklarımız tahsil gördükçe daha da cahilleşiyor, kendi kültürüne uzaklaşıyorsa orada bir sıkıntı var demektir” diyen Erdoğan, “Demokrasiye kapalı bir üniversite bilime asla açık olamaz. Farklı görüşlere, farklı fikirlere, farklı yaşam tarzlarına tahammül gösteremeyen bir üniversite bilim üretse bile o bilimden beklenen rehberliği, yol göstericiliği üretemez” dedi.

“Özgürlük, istediğim yerde istediğim gibi at oynatmak değildir. Özgürlük, bir başkasının özgürlük alanına kadar o alanda istediğimi yapabilmektir. Bu da kamu düzenini bozmak suretiyle değil kamu düzenine saygı duymak suretiyle” dedi. Erdoğan akademisyenlerin de ‘el pençe divan’ olmaması gerektiğini ve yanlış bir şey gördüklerinde ses çıkarmaları gerektiğini söyledi.

'DİKTATÖR DİYENİN VAY HALİNE’

Diktatör tartışmalarına da değinen Erdoğan, “Ben diktatör olacağım birisi kalkacak bana diktatör diyecek. Onun vay haline. Çünkü diktatörlüğün mizacında, karakterinde bu tür şeylere tahammülü yoktur, anında götürürler. Eğer görmek isteyenler varsa Suriye’ye gitsin 100 bini aşkın insan öldürüldü. Benim polisim su sıkıyor biber gazı sıkıyor. Şiddet diyorlar. Molotof atanları özgürlük mücadelecisi olarak değerlendiriliyorlar. Sevsinler sizi.” diye konuştu.


Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Başbakanın açıklaması için, “Masal anlatıyor” dedi. Daha önce Gebze Dilovası’daki sanayi atıklarının halkın sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya çıkardığı için hakkında soruşturma ve dava da açılan Hamzaoğlu, “2002’den beri üniversitelerde yaşananlar incelendiğinde beraberinde toplumsal yaşantıdaki gelişmeler de incelendiğinde üniversiteler ve toplumdaki yaşam alanlarının nasıl baskı altında olduğu ve  tek tip yaşam biçimi dayatıldığı da ortada” dedi. İktidarı süresince uyguladığı politikaların AKP’nin demokratikleşme karşısındaki gücün şekillendiği bir yapı olduğunu ortaya koyduğunu da belirten Hamzaoğlu, “Üniversiteler önce meslek okullarına dönüştü. Şimdi de meslek liselerine dönüştürüldü. Ama üniversitelerde bir avuç azınlık toplumsal sorumluluklarını önemsiyor ve bilimsel bilgi üretmeye devam ediyor” diye konuştu.


DEMOKRASİ İSTEYEN DIŞLANIYOR

EĞİTİM Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şube Başkanı İsmet Akça, başbakanın bu açıklamalarla özgürlükleri kısıtlayıcı bir pozisyon aldığına işaret etti. AKP’nin bütün devlet aygıtlarına hakim olduğuna dikkat çeken Akça, üniversitelerin de bundan nasibini aldığını söyledi. YÖK’ün, üniversite yönetim ve kadrolarının hükümet kontrolünde olduğunu kaydeden Akça, “Sadece kendisi gibiler için demokrasi istiyor. AKP kendi milletini taşırken o millet içinde olmayanlara da ‘terörist, çapulcu, asi’ diyor” dedi. Başbakan Erdoğan’ın açıklamasında ifade ettiğinin aksine AKP’nin ve Erdoğan’ın gençlerin toplumsal meseleler üzerine düşünmesini değil, teknik bilgi üretmesini istediğini de dile getiren Akça, “Aslında istedikleri üniversite değil, meslek yüksek okulları” dedi.


GÜZEL MASKE

GEZİ direnişine katıldığı için Yeditepe Üniversitesi’ndeki işine son verilen Asistan Dayanışması’ndan Barış Dağlı, Erdoğan’ın yeni döneme başlamadan önce yeni bir özgürlük tarifini açıkladığını söyledi. Dağlı, “Benim aklıma hemen polisin üniversitelere gireceği geliyor. Bir siyasi parti kendi özgürlük tanımını açıklayarak polisin üniversitelere girişini meşrulaştırıyor. Güzel bir maske. Yıllardır izlediğimiz oyun devam ediyor” diye tepki gösterdi. Türkiye’de AKP’nin iktidar süresi de dahil olmak üzere hiçbir zaman demokrasi olmadığını ifade eden Dağlı, “ Başbakanın, ‘Demokrasiye kapalı bir üniversite bilime açık olamaz’ sözünün altına ben de imza atarım. Ama demokrasi isteyen akademisyenler ve öğrenciler hakkında açılan soruşturmalar ve tutuklamalar ortada” dedi.


ÖĞRETİM görevlilerinin el-pençe-divan durmaması gerektiğini söyleyen Erdoğan, yanlış olan bir şeye itiraz edilmesi gerektiğini söyledi. Ancak üniversitelerde AKP politikalarına itiraz eden herkes soruşturmayla ve baskılarla karşılaşabiliyor. YÖK politikalarına itiraz eden, Gezi direnişine katılan, sendika çalışmaları yürüten akademisyenler üniversitelerde büyük baskı altında bulunuyor.

- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlileri Barkın Asal ve Mehmet Cemil Ozansü hakkında açılan soruşturmanın gerekçesi  İstanbul Üniversitesinde ifade özgürlüğünün geldiği noktanın aynası gibiydi:  “Yeni YÖK tasarısını protesto etmek amacı ile toplanan öğrenci grubuna konuşma yapmak.”

- Uludağ Üniversitesi’nde #diren yazılı tişörtle mezuniyet töreninde konuşma yaptığı için Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü soruşturma açıldı.

- Kocaeli’de yaşanan ciddi çevre ve sağlık sorunlarıyla uğraşan, yaptığı araştırmaları bilim insanının sorumluluğuyla toplumla paylaşan Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na soruşturma açmıştı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net