Rushdie’nin utancı

Rushdie’nin utancı

Salman Rushdie’nin 1983’te kaleme aldığı Utanç, geçtiğimiz günlerde yeniden yayınlandı. Yazarın Gece Yarısı Çocukları’ndan (1981) sonra, Şeytan Ayetleri’nden (1988) önce yazdığı roman, Pakistan’ın politik karmaşa içinde sarsıldığı yıllarda geçiyor. Rushdie’nin, romandaki iki ana karakterini Z&u

Zeynep Gizem Şenel

GÖÇMENLERİN ÜLKESİNİN KAN DONDURAN LANETLERİ

Her ne kadar Rushdie bu kitabın bir masal olduğunu söylese de, Pakistan’daki göçmenlerin deneyimlerini aktarmak için oldukça fazla zaman ve çaba sarf ediyor. Utanç duygusu, göçebeliğin doğal bir sonucuymuş gibi kaynaşmanın imkansızlığına vurgu yapıyor. Örneğin Belkıs, çocuğu olmadığı için dışlanıyor ancak yazar bu durumu daha çok kocasının ailesine yeni katılmasına bağlıyor. Rushdie’nin inşa ettiği temel, arkadaşlıktan doğan insani mutluluklara ve acılara dayanıyor. Pakistan’ın sınır eyaletinden yükselen inanılmaz ve tuhaf hikayeleri, göçmenlerin ülkesinin kan donduran lanetlerini gözler önüne seriyor yazar. Her karakter, Rushdie’nin okuyucuyla hiddetli bir dertleşme seansına girmesine olanak sağlıyor. İskender Harappa’nın gönülsüz bakire kızı, her gelen kısmeti reddediyor, daha arzulanır hale geldikçe görüntüsünü sabote etmeye çalışıyor. Aşk, çılgınlık, ihanet, utanç ve mutluluk temalarının arkasında bütün bir kültüre ait çok daha engin bir makine var. Nefes alan, sabırsızca kımıldanan, asabi bir araç. Elli milyon göz ve on milyon tutkudan oluşan bir makine.   Rushdie okuyucusuna Pakistan gibi ‘ilkel güçlerin sınırları aşarak kendilerini geleceğe taşımak için kan akıttığı’ bir ülkede yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyor. “Geleceğe ait odalar geniş olsa da, geçmiş asla yakaları bırakmaz” demek istiyor. İnsanların nasıl onca utancı biriktirmeden geçmişlerinin üstesinden gelebildiklerine dair bir roman bu. Çünkü, kitapta yansıtılan utanç duygusu oldukça boğucu ve hapsedici bir olgu, yine de bir nevi oto-kontrol mekanizması olarak gösteriliyor. Metaforlar, teatral, güçlü kelimeler, sürrealist teknik, zengin görsel imgeler yazarın yaşadığımız yüzyılın en başarılı kalemleri arasında yer aldığını bir kez daha kanıtlıyor. İskender Harappa ve Ömer Şakil örneklerinde görüleceği üzere, yer ve zaman vurgulanırken yeni başlangıç ve iz bırakan geçmiş fikri, karakterlerin zihinlerinin en karanlık köşelerinde yaşamaya devam ediyor: “Bu kelimeyi söz dağarcığından çıkarmayı kendisi seçmiştir; geçmişteki ve şimdiki eylemlerinin anıları arasındaki patlayıcı varlığı, onu eski bir testi gibi paramparça etmesin diye.”      Rushdie de Hindistan’da doğup İngiltere’de eğitim almış bir göçmendir. Ki, yer değişimi fikrine oldukça aşinadır. Fakat Hindistan, Pakistan ya da İngiltere’yi asla evi olarak kabul edememiştir. Şu an da Amerika’da yaşamaktadır. Yazar, geçmişi geride bırakma, yenilenme, ileri gitme düşünceleriyle kendi hayatından da kesitler sunmaktadır. Anavatanında ya da göç ettiği ülkede yer edinememiş bir birey olarak, genç bir kültüre, kendileri de sürgün edilip yeni bir başlangıç yapmış olan bir halkın içinde yaşamayı tercih etmiştir: “..doğduğumuz yerlere neden bağlandığımızı açıklamak için ağaçmış gibi davranıp köklerden falan bahsediyoruz. Ayaklarınızın altına bakın. Tabanlarınızdan fışkıran boğum uzantılar görmeyeceksiniz. Bazen köklerin, bizi yerimizde tutmak için uydurulmuş muhafazakar bir efsane olduğunu düşünürüm.”   Ömer de evine dönmeyi, yani geçmişini reddeder ve sonunda bütün yaşadıklarının gerçek olmadığını düşünmeye başlar. Ki, evsiz kalır ve vatanından çıkmasının bazı sonuçları vardır: “Geçmişi uykusuz gecelerde intikam alır”. Yazarın bir metaforu olarak görülebilecek Ömer, herkesi iten, bir türlü ‘evini’ bulamayan ve sonunda da doğduğu günkü gibi yerinden edilmiş şekilde ölen bir insana dönüşüyor.    Göçmenlik ve yer değişimi kavramı, kitapta yer alan diğer bütün fikirler gibi, ülkenin sömürge sonrası ayakta kalma sancılarına atıf olarak algılanabilir: Rushdie’nin dediği gibi “Ben görünmez bavullardan bahsediyorum... biz birden fazla ülkeden koptuk. Tarihten ayrılıp yükseldik, bellekten, zamandan.”

[email protected]

www.evrensel.net