Sina uğursuz bir işaret mi?

Sina uğursuz bir işaret mi?

Son 3 yıldır Mısır’ın Sina Yarımadası giderek daha kanunsuz ve şiddetli bir halde; hatta Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin devrilmesini ve geçen hafta Mursi taraftarlarının katledilmesini gölgede bırakacak kadar. Sina öteden beri istikrarsızdı; üstelik Mısır’daki 2011 devriminden sonra güvenlik güçleri yarımadadan ç

Shashank Joshi / Royal United

İSRAİL ONAYLADI TÜNELLER YIKILDI

2011 sonuna doğru bu militanların bazıları, Ensar el Cihad adıyla Sina’da bir el Kaide şubesi kurmaya yöneldi. O sırada Müslüman Kardeşler hükümete çağrıda bulunarak, “Mısır’ın bağımsızlığına karşı bu ciddi tehlikeye karşı harekete geçmeye” ve “Sina’yı tüm silahlı gruplardan korumaya” çağırdı. Mursi buna bastırma hareketiyle karşılık verdi. İsrail’in onayıyla Sina ve Gazze arasındaki tünellerin yıkılmasını da içeriyordu bu.

ŞİDDET YOĞUNLAŞIYOR

Bu çabalarına karşın, hapisteki İslamcıları serbest bırakan ve Sina’da askeri operasyonları veto eden Mursi’yi ordu müsamahalı davranmakla suçladı. Turizm kenti El Uksur’a daha önceleri turistlere saldırılar düzenleyen Cemaa el İslamiyye’nin bir üyesini vali olarak ataması öfke uyandırdı. Bunlar daha sonra Mursi’nin indirilmesinin gerekçeleri olarak sunuldu; oysa ki eldeki kanıtlar, Sina ile selefleri kadar ilgilendiğini gösteriyor. Görünüşe bakılırsa, Pazartesi günü 24 Mısırlı polise yönelik baskın, gelişmelerle uyumlu. Ancak Mursi’nin devrilmesinden bu yana Sina’daki şiddetin yoğunlaşması, Mısır’ın merkezindeki olayların çevresindekilerle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

ORDUNUN VE GEÇİCİ YÖNETİMİN HEVESLERİ

Mısır’daki siyasi kriz, ordunun Müslüman Kardeşler ile boy ölçüşmesiyle başladı. Köktenci Selefiler gibi başka bazı İslamcılar bile ilk başta darbeyi destekledi. Müslüman Kardeşler tecrit olmuştu. Fakat ordunun zorbaca taktikleri ve hükümetin Müslüman Kardeşlerin kökünü kazıma hevesinin belirginliği, militanlara ek bir itici güç sağlayarak, krizin açık ve geniş bir cihatçı şiddeti körüklemesine yol açıyor. Müslüman Kardeşlere karşı savaş artan oranda, tek bir siyasi partiye karşı değil, bütün İslami akımlara karşıymış gibi algılanıyor.

SİNA KRİZİNİN BÖLGESEL ETKİLERİ

Sina’daki olaylar ayrıca, Mısır’dakinin bölgesel bir kriz olduğunun altını çiziyor. Sadece iki hafta önce Mısır’ın izniyle hareket eden İsrail’e ait bir insansız hava aracı orada 4 kişiyi öldürdü. Mısır ordusu da, militanlara karşı geniş çaplı askeri operasyonlar yürütmek için fazladan iki müfrezeyi Sina’da konuşlandırmak için, 1979’daki barış anlaşmasının gerektirdiği gibi İsrail’in iznini istedi ve aldı. İsrailli yetkililerin ABD’nin Mısır Ordusuna yönelik önemli miktardaki yardımı kesmesi yönündeki çağrılara karşı lobi yapmasının sebebi bu. ABD’li yetkililer de yardımın kesilmesi durumunda generallerin güvenlik iş birliğini askıya almasından, hatta Sina’daki durumun daha kötüleşmesine göz yummasından endişe ediyor. Böyle bir durumda, Gazze alevlenebilir ve ABD’nin diplomatik çabasıyla daha yeni başlayan İsrail-Filistin barış görüşmeleri riske girebilir. Sina’daki istikrarsızlık ayrıca, Ürdün’e giden doğal gaz boru hatlarına yönelik saldırılara yol açıyor; ABD müttefiki bir ülkenin kırılgan ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşuyor böylece. Sina, Mısır’da olacaklar için bir uğursuzluk işareti anlamına gelebilir. Eğer iki taraf bir uzlaşma sağlayamazsa, Mısır’ın daha büyük bölümü Sina’ya benzeyecek ve oluşacak dalgalar Mısır’ın sınırlarının çok uzağında da hissedilecek. (BBC)

www.evrensel.net