Yapılamayan bir ÇED toplantısının gösterdikleri

Yapılamayan bir ÇED toplantısının gösterdikleri

VTG Holdingin Çaldağı eteklerindeki Çampınar köyünde yapacağı ÇED toplantısı öncesi, şirketin basın danışmanları tarafından dağıtılan metinde “ÇED toplantısı yapıldı” ifadesine “Daha toplantı başlamadan siz yapıldı demişsiniz” itirazıma, şirket yetkilileri şaşırmakla birlikte ‘Yapılacak işte

Özer Akdemir

“O kadar da emin olmayın, bu toplantılar hep sorunlu geçer” sözlerime “Bir şey olmaz” deseler de benden sonra gelen gazetecilere “Toplantı bitiminde vereceğiz” diye metni vermediler. Sonuçta ben haklı çıktım ve ÇED toplantısı yapılamadı, daha doğrusu yarım kaldı.

Oysa köy konağı denilen yapının bahçesi civar köylerden, Turgutlu’dan ve İzmir’den gelenlerce doldurulmuş, gergin ama yine de sakin bir ortam vardı. Bu sakin ortamın bozulma olasılığı toplantıya başlanmadan beş dakika önce futbol maçına gider gibi slogan atarak toplu olarak araçlarından inen Turgutlu’dan gelen 20-30 kişilik bir grubun gelişi ile arttı. 20’li yaşlardaki bu grubu orada bulunanlar “Belediye başkanının paralı adamları” diye tarif ettiler. Turgutlu halkının, nikel madeni yanlısı olması nedeniyle “İngiliz Serhat” (Madenin ilk sahibi İngiliz şirketiydi) adını taktıkları AKP’li Belediye Başkanı Serhat Orhan anlaşılan ÇED toplantısına damgasını vurmak istiyordu.

‘BU ZEHİRLE BAŞ BAŞA KALACAK OLAN BİZİZ’

Maden yetkililerinin açıklamalarının ardından toplantının soru yanıt kısmına geçildiğinde, elinde iki poşet sebze ve meyve ile mikrofonu alan Çampınar Köylüsü Kemal Bozkurt sözüne başlamıştı ki, Turgutludan gelen gruptan bir genç ayağa kalkarak “Açım ben, iş istiyorum” diye bağırdı. Toplantı alanının dışında hazır bekleyen robokop giysili jandarma timi toplantı alanına girerek, grubun önüne set çekti. Köylülerin sert tepkileri ve “Maden istemiyoruz” sloganları sonrası grup toplu olarak alanı terk etti. Köy gençleri “Yevmiyeciler, 20 lira harçlık ile gelip bizi konuşturmayacaklar. Burada biz yaşayacağız, bu zehirle biz baş başayız” dediler. Köy kadınları da çocuklarını geleceğinden büyük endişe duyduklarını, ürünlerinde ve hayvanlarında madenci şirket nedeniyle şimdiden zarar görmeye başladıklarını söylediler. Yapılamayan toplantıda maden yetkililerinin sunumlarından akıllarda kalan şunlar oldu; Maden daha verimli olduğu gerekçesiyle yığın liçi yönteminden tank liçi yöntemine geçiyor. Ayrıca ara ürün yerine bölgede nikel metali üretimi yapmak için tesislere bir tesis daha ekliyor. ÇED toplantısı da işte bu değişiklikler nedeniyle yapılmak istenmiş.

ASİT FABRİKASIYLA 21 YIL!

2015’te üretime başlayacaklarını aktaran şirket yetkilileri, madenin ömrünün 15 yıldan 21 yıla çıkacağını söylediler. Bu şu demek; dünyanın en verimli 7 ovasından biri olan Gediz Ovası’nın ortasında, yüz binlerce ağacın kesildiği bir alanda (Şirket yetkilileri tüm alanın ormanlık olduğunu da söylediler) Türkiye’nin en büyük sülfürik asit fabrikası ile birlikte 21 yıl bir nikel madeni çalışacak. “Biz yerliyiz” tanımını sıkça kullanan şirketin iddiasına göre bu 21 yılda ne Gediz’deki tarım, ne ormanlar, ne proje alanındaki 4 arkeolojik sit, ne de bölgedeki canlı yaşamı zarar görmeyecek! İnanıp inanmamak size kalmış, ama şirket bırakın çevreye vereceği kirliliği, daha ÇED toplantısında yarattığı gerginlikle bölgede nasıl bir ‘toplumsal kirlilik’ yaratacağının da ipucunu vermiş durumda. (Manisa/EVRENSEL)

www.evrensel.net