Muhalefet ve basın katliamı görmedi

Muhalefet ve basın katliamı görmedi

Mısır’da geçici hükümetin bakanlar kurulu kararı ile Çarşamba günü Mursi yandaşlarının oturma eylemine müdahalesi sonrasında Mısır muhalefeti ve Arap basını sınıfta kaldı.Bilindiği gibi saldırı neticesinde yüzlerce kişi hatta İhvan’a göre iki binin üzerinde kişi ölmüş, binlerce kişi de yarala

Ali Karataş

Bilindiği gibi saldırı neticesinde yüzlerce kişi hatta İhvan’a göre iki binin üzerinde kişi ölmüş, binlerce kişi de yaralanmıştı.

Arap Basını’nda haberler verilirken yorumdan kaçınan bir habercilik göze çarptı. Verilen haberler genelde ajanslarda da mevcut olan veriler üzerine kurulurken yaşanan müdahalenin şiddetine ve katliama rağmen, geçici hükümeti ve orduyu eleştiren cümlelere yer verilmemesi dikkat çekti.

İşte Arap gazetelerine yansıyan bazı manşetler; Suudi Arabistan kaynaklı  Dar al Hayat gazetesi Mısır’daki gelişmeleri “Kanlı gün İhvan’ın oturma eylemini bitirdi” başlığı ile verdi.

Arap Basını’nın diğer etkili Suudi gazetesi Şark al Awsat “Mısır, Rabia’daki oturma eylemini bitirdi” gibi, son derece kuru bir başlık atmayı uygun buldu.

Lübnan’da yayınlanan Al Ahbar yaşananları bir “çatışma durumu” olarak nitelendirmeyi seçerek gelişmeleri,”Mısır’da  Mursi yandaşları ve güvenlik güçleri arasındaki çatışmada onlarca ölü” başlığıyla verdi.

KATLİAMA DESTEK

Yaşanan süreçte dikkat çeken noktalardan birisi de Mısır Muhalefet Hareketi’nin sessizliğiydi. Görebildiğimiz kadarıyla sadece Tamarud (isyan) Hareketinin Cumhurbaşkanı Adayı Muhammed al Baradey, darbeden sonra kurulan geçiş hükümetindeki cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevinden istifa etti. Basına yaptığı açıklamada istifa gerekçesini “Alınan kararların sorumluluğunu taşıyamama” gibi  son derece diplomatik bir cümle ile ifade etti.

Buna karşılık Lübnan’ın en önemli  ve sol eğilimli gazetelerinden  Assafir, verdiği haberde muhalefet liderlerinin, darbeyi ve İhvan’ı suçlayan görüşlerine yer verdi. Assafir’in”Mısır devrimi daha zor bir imtihanda” başlığı ile verdiği haberde görüşlerini aldığı muhalefet liderlerinin bir kısmının görüşleri şöyle; Mısır Sosyal Demokrat Partisi Lideri Muhammed Abu Gar, ortaya çıkan gelişmelerin sorumlusunun “Krizi çözmek için bütün görüşme yollarını reddetmesi nedeniyle” İhvan olduğunu söyledi. Vefd (Heyet) Partisi Genel Sekreteri Hüsam Huli “Oturma eylemine karşı müdahale İhvan’ın geçmiş haftalarda uyguladığı şiddetle bir yüzleşmesiydi” dedi. Halk Hareketi adına konuşan Hüsam Muannes; “Olanlar kesin bir şekilde İhvan’ın ABD’nin çıkarına, Mısır’ı yanan bir ülke haline getirme çabasını göstermektedir” ifadesini kullandı.

MISIR BASINININ VAHİM DURUMU

Mısır basını tam olarak darbe ve katliam destekçisi bir konum aldı. Mısır’ın en eski gazetelerinden devlete ait al Ahram, verdiği haberleri genellik güvenlik güçlerine dayandırdı. Kilise ve güvenlik merkezlerinin yakılmasını öne çıkardı. Al Ahram çarşamba günü yaşanan olayları “Oturma eylemine müdahale, İhvan ateş yaktı” manşeti ile verdi. Al Tahrir News “Cemaatin önderliği, dış dünyadan kendilerinin korunması için dış müdahale istedi” başlığı ile verdiği haberde diğer gazetelerden farklı olarak İhvan’ın  “Mısır askerini, İsrail askerinden daha kasvetli” değerlendirmesine de yer verdi.

KÖŞE YAZILARINDA MISIR

Arap basınının köşe yazarları yaşanan katliamı sükut ile karşıladı. Katliamla ilgili  çok az makale yayınlanması dikkat çekti. Birçok gazetede ise Mısır’daki gelişmelerle ilgili hiç makale yer almadı. Sadece al kuds al Arabi baş yazısında “Mısır oturma eylemine müdahale dışlamayı arttırıyor” başlığı ile nisbeten eleştirel bir tutum takınırken diğer yazarlar suya sabuna dokunmamayı tercih etti.

Dar al Hayat’tan Zahir Kasibati’nin”Mısır’ı yakmak” başlıklı makalesinin bir bölümü şöyle; "Mısır büyük bir yangının içerisindedir. subayların kanları , askerlerin kanları, İhvan’la beraber protestocuların kanları. Kıvılcımlar hızla şiddeti diğer vilayetlere taşımaktadır. Her zaman olduğu gibi Sait’te Kıptilerin kiliseleri yanmaktadır. Adı geçen olaylar Mısır’ın kalbinde Adeviye ve Nahda Meydanlarında  oturma eylemine müdahale esnasında olmuştur.  25 Ocak devrimi sonrasında her zaman olduğu gibi asker, çatışmalarda gerçek kurşun kullandı. Dünkü kanlı ve yangın yerine dönen, oturma eylemine müdahale gününde ölümler ve yaralanmalar konusunda hükümet ile İhvan’ın açıklamaları arasında yüzlerle ifade edilen farklılıklar bulunmaktadır. Gelişen olaylarla ilgili olarak İhvan Hükümeti suçlamaktadır. Hükümet ise İhvan’ı. 6 Nisan gibi hareketler; polis, askerler ve İhvan’ın arasında kalmıştır.”


‘RABBİMİZ ONLARI YAKSIN’

Mısır devrimi boyunca devrimi destekleyen ateşli yazılara yer veren Mısır al Yavm bu sefer darbenin sözcülüğüne soyundu.  Yazarlarının geneli tamamen darbe ve katliam destekçisi yazılar  kaleme aldılar. Bunlardan bir tanesi Muhammed Emin’in “Rabbimiz onları yaksın” başlıklı makalesi.

Makalenin giriş paragrafı ise şöyle; “Mısır’ı kimin inşa ettiğini öğrendik. Ve kimin yaktığını da. Kiliseleri kimin yaktığını öğrendik. Ve güvenlik güçlerinin merkezlerini  ve hükümete ait yerleri de. Kimin kaos ve dış müdahale istediğini de öğrendik. onlar terörist çetelerdir. Suç örgütleridirler. Vatan umurlarında değildir. Onları hiçbir şey rahatsız etmemektedir. Onlardan sonrası tufandır. Onlar görüşmeye ve tartışmaya gelmezler. Diyalog için sözleri yoktur.” Yazı bu minvalde devam ediyor.


www.evrensel.net