Gezi’nin ruhuyla Ağrı’nın zirvesine!

Gezi’nin ruhuyla Ağrı’nın zirvesine!

‘Dağcılık sporu ile uzun zamandan beridir -dönem dönem zorunlu nedenlerden dolayı- ara ara uğraşıyorum. Kars civarındaki bir çok dağa günübirlik yürüyüşlerimiz ve zirve tırmanışlarımız oluyor. Uzun zamandan beridir de Ağrı’ya çıkma düşüm vardı birçok dağcı arkadaş gibi. Bayramda Erzurum’da

İnan Ercan

‘Dağcılık sporu ile uzun zamandan beridir -dönem dönem zorunlu nedenlerden dolayı- ara ara uğraşıyorum. Kars civarındaki bir çok dağa günübirlik yürüyüşlerimiz ve zirve tırmanışlarımız oluyor. Uzun zamandan beridir de Ağrı’ya çıkma düşüm vardı birçok dağcı arkadaş gibi. Bayramda Erzurum’da dağlara tur düzenleyen profesyonel arkadaşlarla 4 gün süren kamp ve zirve tırmanışı gerçekleştirdik.  Tırmanış ekibimizde 9’u Fransız uyruklu, Basklı dağcı, diğerlerimiz ise 2’si mihmandarlarımız olmak üzere  9 Türk uyruklu dağcılardık. En gencimiz 19 yaşında öğrenci, en yaşlımız ise 62 yaşında Basklı bir kadın dağcıydı. Tırmanışımız Doğubeyazıt rotası üzerinden gerçekleşti. Doğubeyazıt’ta kaldığımız otelden yaklaşık 40 dakika süren Çevirme köyü (2200 metre) sırtında atlara yüklediğimiz sırt çantalarımız haricindeki diğer küçük sırt çantamızı sırtlayarak başlayan yürüyüşümüz sırasında fotoğraf ve kamera çekimlerimiz verdiğimiz molalarla neşeyle geçen ve yaklaşık 6 saat süren 1. gün yürüyüşümüz 3200 metredeki Çevirme Kampı olarak adlandırılan kampa sonlandı. Aşçımızın hazırladığı aperitif şeylerden sonra içtiğimiz çaylar, diğer kampçılarla tanışma sohbet ve akşam yemeği sonrası geceyi çadırda geçirdik. Tırmanışımızın 2. günü yaklaşık 4 saatlik bir yürüyüşün ardından 4200 metreye ulaştık. Burası çok rüzgarlı ve soğuktu. Bu yürüyüş sırasında da Ege adında genç bir arkadaşımızı Dağ hastalığına yakalanması nedeniyle 3200 metre kampına geri göndermek zorunda kaldık. Bu ekip açısından üzücüydü. Kampın 3. Günü gece saat 2’de kalkıp kahvaltımızı ve diğer hazırlıklarımızı da yaptıktan sonra saat 3’te zirve tırmanışımıza başladık. Kafa fenerlerimizle gecenin sessizliğinde ve karanlığındaki ve en zorlu tırmanışımız benim açımdan muhteşemdi diyebilirim. Ahmed Arif’in ‘Uy Havar’ şiiri gecenin sessizliğini yırtıyordu adeta. Buzula vardığımızda saat tam 06.45 di. Zirveye yaklaşmış olmanın heyecanıyla kramponlarımızı giyip yürüyüşümüze başladığımızda adeta uçuyor gibiydik. Zirvede herkes birbirini tebrik edip anı fotoğrafı çektirirken ben de haziran boyunca içimizi ısıtan Gezi direnişinin inancıyla üyesi olduğum ve benim için Gezinin Ruhuyla Çatının Zirvesine taşıdığım BES’in ve KESK’in flamalarıyla anı fotoğrafları çektiriyorum. Dağcılık sporu bazıları için anlamsız ve işkence gibi gelebilir ama ben şunu söyleyebilirim ki müthiş derece de keyifli doğayı, çevreyi tanımak, ekip ruhuyla yeni insanlar tanımak, hele zirve yapmak bambaşka bir duygu... Bir dahaki hedef Mont Blanc...

BES Kars İl Temsilcisi

www.evrensel.net