İsyan ateşi İspanya’da

İsyan ateşi İspanya’da

Kuzey Afrika ülkelerinde işsizliğe, yoksulluğa ve baskılara karşı yakılan isyan ateşi İspanya’ya kadar uzandı. Aşırı borçlanma ve avro krizi yüzünden ekonomisi sarsılan İspanya’da on binlerce işçi ve emekçi meydanları terk etmemek üzere protesto gösterilerine başladı. Daha önce aralarında Barcelona, Sevilla, Vale

Yücel Özdemir

15 Mayıstan itibaren 50 değişik kentte İnternet üzerinden yapılan çağrılar üzerine başlayan gösteriler, dün Madrid’de 150 bin kişinin katıldığı dev bir gösteriye dönüştü.

Mısır’da Hüsnü Mübarek’in devrilmesine yol açan Tahrir Meydanı’ndaki gösterileri kendilerine örnek alan İspanyalı işçi ve emekçiler, polisin gösterileri yasaklamasına, göstericileri tutuklamasına rağmen geri adım atmadı.

Puerta del Sol Meydanı’ndaki eyleme katılım günden güne artarken, dünyanın birçok kentinde İspanya konsoloslukları ve büyükelçilikleri önünde dayanışma eylemleri de düzenlenmeye başlandı.

AVRO BÖLGESİNDE EN YÜKSEK İŞSİZLİK

İspanya’da bir anda on binlerce insanın sokağa çıkmasına neden olan sosyal sorunların başında hükümetin ilan ettiği acı reçete ve yüksek işsizlik geliyor. Avro Bölgesi ülkelerinde işsizliğin yüzde 21 ile en yüksek olduğu ülke İspanya. Keza, ülkede tıpkı Kuzey Afrika ülkeleri Tunus, Fas, Cezayir’de olduğu gibi özellikle gençler arasında işsizlik yüzde 40’ın üzerinde. Bu da protestolara en çok gençlerin katılmasına yol açıyor. İspanya’da gençler arasındaki işsizlik son beş yıl içinde iki katına çıkarken, işbaşındaki sosyal demokrat hükümet buna ciddi bir çözüm ortaya koyamadı.

ACI REÇETE BARDAĞI TAŞIRDI

İşçi ve emekçiler arasında hükümete tepkinin yüksek olduğu İspanya’da, bardağı taşıran son damla Başbakan Jose Luis Radriguez Zapatero’nun bütçeyi denkleştirme adına en son ilan ettiği tasarruf planı oldu. Buna göre kamu iş yerlerinde çalışanların maaşları düşürülürken, emeklilik maaşları da donduruldu. Ayrıca, devlet yardımına muhtaç olanların yardım almasının şartları da zorlaştırıldı.

Pazar günü yapılacak yerel seçimler öncesinde iktidardaki PSOE ve ana muhalefet Halk Partisinin (PP) adaylarının yolsuzluk yaptığı da ortaya çıkınca, halkın tepkisi biraz daha kabardı. (Köln/EVRENSEL)


SİSTEM PARTİLERİ BİZİ TEMSİL ETMİYOR

Twitter, Facebook gibi sosyal iletişim ağları üzerinden örgütlendiklerini ifade eden göstericiler, hiçbir partinin, derneğin ve sendikanın uzantısı olmadıklarını dile getirirken, “Mevcut partiler bizi temsil etmiyor” görüşünü öne çıkarıyor. Üç gündür devam eden eylemlere yönelik polisin ve hükümetin tavrını eleştiren göstericiler, “Demokrasiden söz ediyorlar, ama yaklaşımları demokratik değil” diyerek verilen mücadelenin aynı zamanda “Gerçek demokrasi için” olduğuna dikkat çekiyorlar.

Hükümetin gösterileri yasaklama girişimine rağmen Sevilla, Granada, Barcelona, Valencia, Bilbao, Santiago de Compostela, Almeria, Oviedo ve Gijon kentlerinde halk meydanları işgal ederek protesto gösterilerine devam etti. Gijon kentindeki meydanı terk etmeme eyleminde neoliberal politikaları teşhir eden bir belgesel film gösterildi. YASAK DURDURACAK MI?

Hafta başında başlayan ve dalga dalga yayılarak büyüyen protesto gösterileri hükümete korku saldı. Bu yüzden de Yüksek Seçim Kurulu, pazar günü yapılacak yerel seçimleri gerekçe göstererek eylemleri yasakladı. Kurul tarafından yapılan yazılı açıklamalarda yasağa gerekçe olarak eylemlerin seçmenlerin tercihlerini etkileyebileceği gösterildi. Kurulun kararı bir oy farkla alındı.

Yasak, göstericilerin ülkedeki demokrasinin göstermelik olduğunu, bu yüzden de “Gerçek demokrasi, hemen şimdi” talebinin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Göstericiler bu keyfi yasağa karşı direneceklerini ve pazar günü de eylemleri sürdüreceklerini ilan ettiler.

www.evrensel.net