Mısır Cumhurbaşkanı yardımcısı istifa etti

Mısır Cumhurbaşkanı yardımcısı istifa etti

Mısır'da ordu ve polis, Muhammed Mursi destekçilerinin başkent Kahire'deki oturma eylemlerini sona erdirmek için katliam yaptı. Onlarca kişi yaşamını yitirirken Cunta, saat 17.00 itibariyle 1 aylık Olağanüstü Hal ilan etti.Mısır Cumhurbaşkanlığı’dan yapılan açıklamada, yerel saatle 16.00’dan itibaren ülke gene


Mısır'da ordu ve polis, Muhammed Mursi destekçilerinin başkent Kahire'deki oturma eylemlerini sona erdirmek için katliam yaptı. Onlarca kişi yaşamını yitirirken Cunta, saat 17.00 itibariyle 1 aylık Olağanüstü Hal ilan etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı’dan yapılan açıklamada, yerel saatle 16.00’dan itibaren ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiği bildirildi. Mısır hükümeti, başkent Kahire, İskenderiye ve Süveyş şehirleri de dahil 10 ilde gece sokağa çıkma yasağı ilan etti. Mısır devlet televizyonu ise sokağa çıkma yasağının akşam 19.00 ile sabah 06:00 arasında uygulanacağını duyurdu.

EL BARADEY İSTİFA ETTİ

Mısır’da geçici Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed El Baradey’in istifa ettiği bildirildi.

AFP haber ajansı, El Baradey’in istifa ettiğini duyurdu.


ABD'DEN AÇIKLAMA

ABD yönetimi, Mısır'da göstericilere karşı uygulanan şiddeti kınadı, bunun istikrara katkı sağlamayacağını belirti. Başkan Barack Obama adına yapılan açıklamada Mısır’da devrik cumhurbaşkanı Muhammed Mursi taraftarlarına karşı güvenlik güçlerinin yaptığı müdahaleyi eleştirerek, ‘‘Şiddet, demokrasi ve istikrarı güçlendirmez.’’ denildi.

Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest yaptığı açıklamada, ‘‘Amerika Birleşik Devletleri Mısır’da protestoculara karşı uygulanan şiddeti güçlü bir şekilde kınıyor.’’ ifadelerini kullandı. Sözcü Earnest, ABD hükümetinin Mısır’a yıllık yaptığı 1.3 milyar dolarlık yardımı da gözden geçirmeye devam ettiğini bildirdi. Sözcü ayrıca ABD’nin Mısır’da ilan edilen olağanüstü hal uygulamasına da ‘‘güçlü bir şekilde karşı’’ ifadelerini kullandı.

Ordu’nun ve geçici hükümetin Mısır’da demokratik dönüşüm yolunda vermiş olduğu sözleri hatırlatan Sözcü Earnest, ‘‘Biz bu sözlerin tutulmasını teşvik ediyoruz.’’ diye konuştu.


Mısır’da darbe yönetimi, Mursi ve Müslüman Kardeşler (MK) yanlılarının Kahire’deki oturma eylemlerine dönük tehditlerini sabah itibarıyla hayata geçirdi. Polis, Müslüman Kardeşler’in Adeviye ve Nahda Meydanları’ndaki gösterileri dağıtmak için oldukça sert müdahalede bulundu. Sağlık Bakanlığının son açıklamasına göre 149 ölü 874 yaralı var . Müslüman Kardeşler ise ölü sayısının 400’ü aştığını söyledi. Çatışmaların birçok şehre sıçraması ve MK ile resmi makamların verdiği ölü ve yaralı sayısına dair çelişkili rakamlar, ne kadar kişinin zarar gördüğünün bilinmesini güçleştiriyor.

GAZ BOMBALARI YAĞMUR GİBİ YAĞDI

Operasyon, doğu Kahire’deki büyüyen Rabat Al Adeviye Kampını ve Al Nahda Meydanı’ndaki benzerini güvenlik güçleri kuşatmasıyla birlikte güneş doğduktan kısa bir süre sonra başladı. Güvenlik güçleri buldozerler eşliğinde, Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin destekçileri tarafından Kahire’de kurulu bulunan iki büyük protesto kampına doğru harekete geçerek uzun bir zamandır dillendirilen baskını başlattı. Geride onlarca ölü kaldı. Görgü tanıkları ve bir AFP muhabiri, polisin, çadırların üzerine binlerce gösterici arasına yağmur gibi göz yaşartıcı gaz bombası kapsülleri yağdırdığını söyledi.

Adaviye Kampı’nın bir tarafında, otomatik ateşin duyulması ile birlikte protestocularla güvenlik güçleri arasında hızla çatışmalar patlak verdi. Mısır İçişleri Bakanlığı sabahleyin, iki kampın küçüğü olan Nahda alanında güvenlik güçlerinin “tam kontrol” sağladığını açıkladı. Bakanlık, “Polis güçleri alandaki çadırların çoğunu kaldırmakla görevlendirildi” dedi. Bakanlık ayrıca MK yöneticilerinin, üyelerine karakollara saldırmaları için emir verdiği yönünde ellerinde bulgular olduğunu belirten bir açıklama yaptı.

MISIR GENELİNDE TREN SEFERLERİ DURDURULDU

Mısır, çarşamba günü, başkentte dağıtılan protesto kamplarının Muhammed Mursi destekçileri tarafından yeniden kurulmasını önlemek için Kahire içindeki ve dışındaki bütün tren hizmetlerini durdurdu. Demiryolu yetkilileri, “Kahire içindeki ve dışındaki her yöne yapılan tren seferleri  güvenlik nedeniyle ve insanların harekete geçirilmesini önlemek için ikinci bir duyuruya kadar durdurulmuştur” açıklamasını yaptı. Ayrıca polis olağanüstü hal ilan etti.

Meydanlara yapılan müdahalenin ardından çatışmalar diğer kentlere de sıçradı. Kahire’nin kenar mahallelerinin yanı sıra İskenderiye, Süveyş, İsmailiye gibi kentlerde MK ile polis arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.  MK sempatizanlarının öfkesinden ülkedeki kiliseler de payını aldı. Ahram’ın verdiği bilgiye göre Süveyş’te MK üyeleri molotofkokteyli ile kiliselere saldırdı. Kıpti halka ait çok sayıda ibadet ve kültür merkezi saldırılarda zarar gördü. Güçlü Mısır Partisi, yaşanan ölümlerden devlet yetkililerini sorumlu tutan bir açıklama yaptı. 6 Nisan Gençlik Hareketi ise saldırının sorumlusu olarak hem Orduyu hem de MK yönetimini işaret etti. El Ezher Baş İmamı Ahmet El Teyyip ise ‘karşılıklı şiddetten uzak durma, ulusal çıkarları düşünme’ konusunda hem MK’ye hem de Orduya çağrı yaptı. Ordunun 3 Temmuz darbesinden bu yana ülkede yaşanan çatışmalarda 300’den fazla insan hayatını kaybetmişti. 

Mısır Sağlık Bakanlığı yetkilisi, başkent Kahire’nin 130 kilometre güneybatısındaki Feyyum ilinde yaşanan çatışmalarda 35 kişini öldüğünü bildirdi. (DIŞ HABERLER)


YAŞANANLARDAN İKİ TARAFDA SORUMLU

Mısır’da yaşayan gazeteci Necati Sönmez'le yaşanan son gelişmeleri değerlendirdik. Sönmez müdahalenin sürpriz olmadığını söyledi.

Müdahaleler nasıl başladı ve nasıl gelişti?

Mursi taraftarlarının oturma eylemi 40 gündür devam ediyordu. Son iki haftadır müdahelenin kendisi değil, nasıl yapılacağı tartışılıyordu. İçişleri Bakanlığı bir kaç kez boşaltmaları için onlara süre tanıdı, ama herhangi bir adım atmadı. Ta ki bugüne kadar... Kısaca müdahele kimse için sürpriz olmadı. Bedeli sürpriz oldu mu orası da tartışılır. Çünkü polis teşkilatının olaylara müdahale şekli, son 2.5 yıllık performansıyla ortadaydı. Kaderin garip cilvesi, bugün Mursi yanlılarını öldüren polis, Mursi’nin bütün taleplere kulağını tıkayarak dokunmamakta ısrar ettiği, tersine himaye altına aldığı aynı polis.

Ölü ve yaralı sayısına dair çeşitli söylenceler var, sizin net bilgileriniz var mıdır?

Bu konuda iki tarafın da yalan söylediğini kestirmek zor değil. Resmi yetkililer öğle saatine kadar 7 rakamını verirken, Müslüman Kardeşler 120-200 gibi düz rakamlar veriyor. Ama şimdiye kadarki olaylarda, Müslüman Kardeşler’in rakamları aşırı şişirdiğini herkes biliyor. Şu saate kadar bağımsız kaynaklarca Mısır genelindeki olaylarda teyit edilen toplam ölü sayısı 56. Ama dediğim gibi, rakamlar çok spekülatif şu anda.

Bundan sonrasında neler yaşanabilir, MK alanları terk edecek mi?

Müslüman Kardeşler ve polis, Mısır devrimin iki ezeli düşmanı aslında. Polis devrimcileri öldürüyordu, Mursiciler de onun sırtını sıvazlıyor, göstericileri vatan haini olarak yaftalıyordu. Şimdi aynı polis Mursicileri öldürüyor... Geçen ay ki iki katliam da dahil, gerçekte ölümlerden iki taraf sorumlu: Polis teşkilatı ve Ihwan liderleri. Ihwan liderleri, kendi güvenlikleri dışında göstericilerin güvenliğini zerre kadar önemsemediklerini bir çok kez gösterdiler. İskenderiye’de tehlikeli bir güzergahtan geçmek istemeyen kadın taraftarlarını, uzaktan emir verip ısrarla o güzergahtan geçirmeleri sonucu saldırıya uğramaları ve 4 kadının ölmesi, sadece bir örnek.


ULUSLARARASI TEPKİLER

Mısır’da gerçekleşen müdahalenin ardından birçok uluslararası tepki geldi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’un sözcüsü, Mısır’da ölü ve yaralılar olduğuna dair haberlerin büyük endişe kaynağı olduğunu söyledi. Sözcü Michael Mann, “Bir kez daha şiddetin çözüm olmadığını tekrarlıyor ve Mısır makamlarına azami itidalle davranması çağrısı yapıyoruz.” dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Mısır’da tırmanan şiddet ve kargaşanın kendisini derin endişeye sevk ettiğini belirtti. Göstericilere karşı kuvvet kullanılmasını kınayan Hague, güvenlik güçlerine itidal çağrısı yaptı. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de, Mısır’da bugün yaşananları “şiddetin çok tehlikeli şekilde tırmanması” olarak değerlendirdi. Alman Bakan ülkedeki tüm siyasi güçleri diyalog yoluna dönmeye çağırdı. Darbeye verdiği destekle bilinen Katar Hükümeti, Mısır güvenlik güçlerinin Müslüman Kardeşler destekçilerine yaptığı saldırıyı kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığından resmi haber ajansına yapılan açıklamada, Mısır makamlarının barışçıl göstericilere karşı polisiye önlemleri kullanmaktan kaçınması ve onların can güvenliklerini sağlamaları istendi.


FOTİ BENLİSOY- GAZETECİ: MÜSLÜMAN KARDEŞLER MAZLUMU OYNADI

Mısır’da yaşanan gelişmeleri değerlendirmek için 30 Haziran’da olan gelişmelere bakmak gerek. Müslüman Kardeşler iktidarının dağılması için büyük bir toplumsal hareket başladı.   2 yıldır yaşanan devrimci sürecin yeni bir dalgası ortaya çıktı. Mursi iktidarına karşı büyük çapta toplumsal tepkiler gösterildi fakat ordu bu toplumsal dalgayı kullanarak doğrudan olmasa bile yönetimi ele geçirdi.

Mursi’yi başkanlıktan çektirerek yeni bir süreci ortaya çıkarmak istediler. AB ve ABD’den arabuluculuk çabaları vardı. Mursi’ye onurlu bir çıkış yolu aradı.  Müslüman Kardeşlere, ordu tarafından ilan edilmemiş sürece katılma çağrısında bulunuldu. Fakat bu süreç sonuç vermedi. Müslüman Kardeşler oturma eylemine devam etti ve bir müdahale gerçekleşti çok kanlı bir müdahale olduğu söyleniyor. Bu saldırıyla birlikte süreç daha da kutuplaştı Son bir yıl içinde kendi tabanında yıpranmış olan Müslüman Kardeşler, ordunun ültimatomu karşısında mağduru oynadı. Kendi tabanını ve kendi tabanı dışındaki kesimi bu sürece katmak istedi. Ordu MK’yi öcü gibi gösterdi. Onları bir tehdit olarak göstererek kendi iktidarını sağlamlaştırmak istedi. Çok klasik bir hikayedir aslında her yerde ordu bu taktiği oynar. MK krizin ardından oluşacak bir masada daha da güçlü oturmak istiyor. Hiç olmazsa kendi liderlerinin yargı süresinden muaf olması için mücadele edecektir.  


FAİK BULUT- GAZETECİ: İÇ SAVAŞIN EŞİĞİNDE

Mısır’da bazı uzlaşma girişimleri vardı. Arap ülkelerinden bazı temsilcilerin katıldığı, Mısır’da belli siyasi ve diğer grupların katıldığı aynı zamanda AB ve ABD’den temsilcilerin katıldığı uzlaşma görüşmeleri devam ediyordu. Aynı zamanda MK’de bu görüşmelere katılıyordu. Belli başlı konularda uzlaşılmıştı.  MK orada yanlış bir değerlendirme yaptı. MK ordunun içinde bir bölünmeye oynamayı tercih etti ve mücadelenin seviyesini arttırdı. Ordunun elinde iki planı vardı. Birinci planda bu meydanlardaki gösterileri çeşitli yollarla aşamalı olarak dağıtmak gibi. Fakat bu plan mevcut yönetimin planı gibiydi. Fakat bugün gördük ki ordu tankla tüfekle girdi ve dağıttı ve anlaşılan ikinci planını devreye koydu. Bu arada bu sadece bir askeri yönetim ve MK kavgası değil. Burada ABD’nin, AB’nin Suudi Arabistan’ın ve Katar’ın parmağı var. Bu darbe bunların aleyhine yapılış birer darbe. Mesela, ordunun ve İhvanın İsrail planları da var o yüzden çok kolay çözülemez.

CUMAYA KADAR BEKLEMEK ÖNEMLİ

Bu müdahale ile yapılmak istenen MK’yi zayıf bir şekilde masaya oturmaktır. MK’nin önünde de planları var; iç isyan çıkarmak yada  Cezayir örneği gibi, iç savaş ortamı yaratmak. Son olarak ta ordunun bölünmesini sağlamak ve ordunun güç kaybına uğramasına olanak yaratmak. Müdahaleden önce MK’nın sivil itaatsizlik planı vardı. Ülkenin her yerinde, Mısırlılara  alanlara dökülün çağrısı yapıyordu.Fakat bu durum değişebilir. Eğer bu kutuplaşma çözülmezse çatışmalı bir iç savaşa dönüşebilir. Son günlerde Arap Medyası’nda Adeviye Meydanı’na silah gittiği yönünde söylentiler var. Eğer bu gergin ortam devam eder ve kutuplaşma devam ederse dinsel bir iç savaş ortaya çıkabilir.

El Cezire'de yayınlanan bu görüntülerde gelen seslerin gerçek mermi sesleri olduğu belirtiliyor

www.evrensel.net