Kalbi delik tutsağa sağlam raporu verdiler

Kalbi delik tutsağa sağlam raporu verdiler

ERZURUM H Tipi Kapalı Cezaevi’nde PKK davasından hükümlü bulunan 22 yaşındaki Mustafa Ömer Polatlı, kalbinde iki delik bulunmasına rağmen kendisine, “Hastanede tedavi edilmesine gerek yok” raporu verildiğini belirterek, kendisine rapor veren heyetin görevini kötüye kullandığını vurguladı.Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’

ERZURUM H Tipi Kapalı Cezaevi’nde PKK davasından hükümlü bulunan 22 yaşındaki Mustafa Ömer Polatlı, kalbinde iki delik bulunmasına rağmen kendisine, “Hastanede tedavi edilmesine gerek yok” raporu verildiğini belirterek, kendisine rapor veren heyetin görevini kötüye kullandığını vurguladı.

Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan doğuştan kalp hastası Mustafa Ömer Polatlı, yaşadığı sağlık sorunlarına ilişkin DİHA’ya mektup yazdı. Katıldığı bir yürüyüşten dolayı 13 yıl 9 ay hapis cezası aldığını vurgulayan Polatlı, hakkında yeterli delil olmamasına rağmen bu cezanın verildiğini kaydetti. Polatlı, kendisinin doğuştan kalp hastası olduğunu ve kalbinde iki adet deliğin bulunduğunu vurgulayarak, bir deliğin ameliyat ile kapatıldığını diğer deliğin de yama ile kapatıldığını belirtti. Polatlı, ameliyatın ardından kalp ritminin bozulduğunu ve bundan dolayı tansiyon problemi yaşamaya başladığını kaydetti.

‘HERGÜN KATLANILMAZ ACILARL ÇEKİYORUM’

Polatlı, bu sağlık sorunlarının yanı sıra sırtında oluşan kalburla dolaşmak zorunda kaldığına işaret ederek, “Bir işkence aleti gibi her gün içim acılarla dolduruyor. Kambur cezaevine girdikten sonra daha da büyüdü. Aynı şekilde göğsümde de şişkinlik baş gösterdi. Her gün büyüyor. Bu katlanılamaz acılara neden oluyor. Ameliyat olabilirim, ama onun da yüzde 90 felç riski var. Ondan dolayı ameliyat olamıyorum. Yüzde100 iş göremez raporum var. Hasta tutsaklara ilişkin düzenlemenin ardından savcılığa başvurdu. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tetkiklerden geçtim. Rapor almak için heyetin önüne çıktım. Heyetin içinden heyet başkanı, olduğunu tahmin ettiğim şahıs, ‘adın ne, soyadın ne, nerede oturuyorsun, suçun ne ve birilerini öldürdün mü?’ sorularını bana yöneltti. Ben de adımı, soyadımı, doğum ve ikamet yerimi belirtip, siyasi bir davadan tutuklu olduğumu ve kimseyi öldürmediğimi ifade ettikten sonra; ‘buraya rapor almak ve tedavi amacı ile geldim’ dedim. Tüm rahatsızlıklarımın zaten öncesinde de belgelenmiş olduğunu söyledim. Bunun üzerine, odada yanımda bulunan askerlere ‘bunu çıkarın’ diyerek beni odadan çıkartılar” dedi.

DUYARLILIK ÇAĞRISI

Sağlık heyetinin mesleğin gerektirdiği ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmek yerine, kendisine önyargılı yaklaştığını vurgulayan Polatlı, heyetin yaklaşımını faşizan bir tutum olarak değerlendirerek, “Bana gerekli olan raporu bu yaklaşımdan dolayı alamadım. Heyet bana ‘hastanede tedavi edilmesine gerek yok, tek başına cezai infazı uygundur’ raporu verdi” dedi. Mektubunun devamında, sağlık heyetinin görevi kötüye kullandığını belirten Polatlı, yetkili bütün merciler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu vurgulayarak, bütün kamuoyuna hasta tutsakların durumuna ilişkin duyarlılık çağrısında bulundu. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net