Roboski

Roboski'de bayrama ağıtlarla girildi!

Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde TSK'ye ait savaş uçakları ile katledilen 34 sivil yurttaşın aileleri Ramazan Bayramı dolayısıyla sabah, bombardıman sonucu katledilenlerin mezarlığına akın etti. Roboskili aileler, 3'üncü bayramlarını mezarlıkta geçirdi. Sabah saatlerinde köyde bir araya gelen aile

Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde TSK'ye ait savaş uçakları ile katledilen 34 sivil yurttaşın aileleri Ramazan Bayramı dolayısıyla sabah, bombardıman sonucu katledilenlerin mezarlığına akın etti. Roboskili aileler, 3'üncü bayramlarını mezarlıkta geçirdi. Sabah saatlerinde köyde bir araya gelen aileler, bayramlaşma yapmadan çocukları ve kardeşlerinin olduğu mezarlığa doğru yola çıktı. Köy mezarlığına gelen aileler, katledilen 34 sivil yurttaşın mezarlarını tek tek ziyaret etti. Katliamın yaşandığı günden bu yana siyah elbiseler giyen aileler, bu bayramda da siyah elbiseleriyle mezarlık ziyaretine katıldı. Çocukları, kardeşleri ve eşlerinin fotoğraflarını taşıyan ailelerin, duygu yüklü ağıtları ise hiç dinmedi.

Her hafta "Perşembe Günü Değerlendirmesi" yapan Roboskili aileler, bayram dolayısıyla sabah saatlerinde mezarlığa yaptıkları ziyaretin ardından açıklama yaptı. Yaklaşık 300 aile ferdinin katıldığı mezarlık ziyaretinde katliamda yaşamını yitiren yurttaşların yakınlarından Narin Art Kürtçe, Veli Encü ise Türkçe açıklama yaptı.

BAYRAMIMIZI ZEHİR ETTİLER

"Bayramlarımızı zehir edenlerin yakasını bırakmayacağımız" denilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bir hikayeleri vardı elbette onların ama asıl hikaye 28 Aralık 2011 tarihinde başladı. Gök kubbenin altında nice dert çekmiş bir köyün karşı yakasında yerde parçalanmış 34 ceset bekliyordu. Soğuk, kanlı, dert dolu bir geceydi. Her tarafa koşuşturup yavrusunu arayan annelerin kurumuş dudakları arasında ağıtlar duyuluyordu. Burada, şu toprağın altında yatan 34 fidan yüreğimizde kor bir ateş bırakıp gittiler o gece. O günden bu yana tam 589 gün geçti."

ROBOSKİ'Yİ YAS EVİNE, MEZARLIĞA ÇEVİRDİLER

Açıklamada, bu büyük acıyı ortadan kaldıracakları yerde yapılan baskılarla acılarının daha da derinleştirildiğine dikkat çekilerek, "Roboski'yi yas evine dönüştürdüler. Mezarlığa çevirdiler. Bayramları, düğünleri ve nişanları zehir ettiler. Anneleri siyaha bürüttüler. Babaların göğsüne hançer sapladılar. Roboski hala aynı yerde kanayıp duruyor. Hala 34 defa ölüp diriliyoruz. Susturmaya çalıştılar, aldatmaya çalıştılar, üzerini örtmeye çalıştılar ama 34 insanımızı onlara yem edecek değildik. Hala ilk günkü gibi durduğumuz yerde duruyoruz. Hala Roboski'ye adalet talep ediyoruz. Kendi vatandaşını katledip sonrada üstünü örtmeye çalışan bir devleti sorumluluğa ve devlet olma vasfını yerine getirmeye çağırıyoruz. Bugün yine o çağrımızı haykıracağız, tüketmediğimiz umudumuzu diri tutup adalet aramaya devam edeceğiz" denildi.

EY 34 ŞEHİT BİZ GELDİK

"Ey 34 şehit biz geldik. Kendimize mesken bildiğimiz mezarlarınızı ziyarete geldik. Bak anneleriniz, babalarınız, eşleriniz, çocuklarınız, ablalarınız, kardeşleriniz var burada. Bugün bayram. Gidecek başka yer bulamayıp hepimiz buraya geldik. İnsanın yüreği nerdeyse evi de orasıdır. Bizim yüreğimiz burada ve evimizde sizin yanınızdır. Siz gideli bu üçüncü bayram. Her bayram yokluğunuzun kederi gelip evlerimize misafir oluyor" denilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Ey 34 şehit biz geldik. Dağları konuşturan bir acıyı duymayan zalimlerden hesabınızı soracağımızı bilmenizi isteriz. Bayramlarımızı zehir edenlerin yakasını bırakmayacağımızı bilmenizi isteriz. Bu gün sözde bayram ama bu coğrafya da katliamcı zihniyetler her bayramı yas günü ilan ettiler. Biz Roboski aileleri bu bayramı yasımızı ve acımızı bi nebzede olsa geride bırakıp sevdiklerimiz kutlamayı düşünürken her bayram olduğu gibi katliamcı zihniyetler ortaya çıkıp bu bayramı da kana buladılar. Rojava da kadın, çocuk, genç ve yaşlı demeden kendini Müslüman olarak ifade eden fakat Müslümanlığın yanından bile geçmeyen vahşiler tarafından katlediyorlar. Yine biz Kürtlere ölüm, acı ve gözyaşı reva görüyorlar. Daha nereye kadar bu acıları bizlere yaşatacaklar. Daha ne kadar bizler bu vahşete sessiz kalacağız. Daha ne kadar bu vahşeti yapanların yanında duracağız. Daha ne zamana kadar onları besleyen, koruyan, 'Kürtün ölüsü makuldür' mantığı ile hareket eden anlayışları destekleyeceğiz. Bu kadar ölüm ve acı yetmedi mi? Her halk gibi bizimde yaşama hakkımız olmayacak mı? Kendi çıkarlarımız doğrultusunda hareket ederek ölen kardeşlerimizi görmezde gelmeye daha ne zamana kadar devam edeceğiz? El insaf, el vicdan yeter artık." (Şırnak/DİHA)

www.evrensel.net