BEDAŞ işçilere bayramı zehir etti

BEDAŞ işçilere bayramı zehir etti

Limak Şirketi tarafından 500 işçinin BEDAŞ'tan çıkarılmasının bayrama denk gelmesi işçileri daha da mağdur etti. BEDAŞ'ın bayramı kendilerine zehir ettiğini belirten işçiler, "Bu sermaye politikaları, bir babanın çocuğuyla, eşiyle kucaklaşarak bayramlaşmasını çok görüyor. Bize reva görülen bu mu?&q

Kadri Özkan


Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) Genel Müdürlüğü'nün devredildiği Limak Şirketi, 500 işçiyi 1 Ağustos tarihinden itibaren gerekçesiz bir şekilde işten çıkardı. İşten çıkarılan işçiler çalıştıkları dönemin maaşını dahi alamazken, haklarını geri almak için yaptıkları bir çok demokratik eylem de polis engeline takıldı. Bayram nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı içine girdiklerini belirten işçiler, BEDAŞ'ın bayramı kendilerine zehir ettiğini söylüyor. İşten çıkarılan işçilerden Epilepsi hastası Murat Göçmen ise sürekli kullanmak zorunda olduğu ilaçlarını alamadığı için 6 Ağustos'ta rahatsızlanarak yaşamını yitirdi. BEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından daha önce de sendikalı oldukları gerekçesi ile 110 işçi işten çıkarılmış, 208 gün boyunca BEDAŞ önünde devam ettirdikleri direnişin ardından işe geri alınmıştı.

BİZ HAKKIMIZI İSTEYENLERİZ ONLAR İSE TOMA'LARLA SALDIRDILAR

BEDAŞ'tan çıkarılan 500 işçiden Ali Çakır, BEDAŞ'ın bayramlaşmayı bile kendilerine çok gördüğünü belirterek, "Bu sermaye politikaları, bir babanın çocuğuyla, eşiyle kucaklaşarak bayramlaşmasını çok görüyor. Bize reva görülen bu mu" dedi. 500 işçinin işten atılarak hukukun da çiğnendiğine dikkat çeken Çakır, 7 gündür BEDAŞ'ın önünde haklarını geri almak için seslendiklerini, ancak BEDAŞ yetkililerinin kendilerini muhatap almamak için direttiğini ifade etti. Haklarını almak için geçen günlerde eylem yaptıkları gerekçesi ile polis tarafından müdahaleye uğradıklarını dile getiren Çakır, "Hakkımızı istediğimiz için bize saldırdılar. 11 işçi gözaltına alındı, dört arkadaşımız yaralandı. Bir arkadaşımızın ise ayağı kırıldı. Biz hakkımızı isteyenleriz, onlar ise çevik ve TOMA'larla saldıranlar" diye konuştu. Çakır, hükümetin işçilere olan tavrını eleştirerek, "Bu ülkede işçisine 'ayak takımı', esnafına 'ananı da al git' diyen halkına 'çapulcu' diyen bir başbakan ile karşı karşıyayız. Bu ülkenin hukukla yönetildiği söyleniyor. Biz adalet istiyoruz. Yargının işlemesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. Sistemi değiştirecek olanın işçiler olacağını ifade eden Çakır, işe geri alınıncaya kadar mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

HÜKÜMET SERMAYE İLE İŞÇİ KIYIMI GERÇEKLEŞTİRİYOR

İşten çıkarılan bir diğer işçi Siyabend Tokmak ise Türkiye'de yasaların işlemediğini, hükümetin sermaye ile ortak hareket ettiğinin altını çizerek, "500 işçi bayram arifesinde işten çıkarıldı. Vicdanları olsa bu kadar işçiyi böyle bir dönemde bu hale getirmezler. Haklarımız gasp ediliyor. Hükümet sermayenin arkasında durarak işçi kıyımı gerçekleştiriyor" dedi. Tokmak, direnişlerini sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. Hasan Deniz isimli işçi de kendileri gibi BEDAŞ'tan çıkarılan ve 6 Ağustos günü yaşamını yitiren epilepsi hastası Murat Göçmen'in durumuna dikkat çekerek, "70 TL parası olmadığı için ilaç alamadı ve bunun sonucunda yaşamını yitirdi" dedi. Göçmen'in ölümünden BEDAŞ'ın sorumlu olduğunu ifade eden Deniz, "İşten çıkardılar, çalıştığımız dönemin maaşını bile vermediler. Arkadaşımız parası olmadığı için sürekli kullanmak zorunda olduğu ilacını alamadı. Ölümünden tamamen BEDAŞ sorumludur. Bayramı bizlere zehir ettiler" diye konuştuDemokratikleşme paketi Başbakan'ın programına göre ele alınacak. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net