Gıdanın gladyoları

Gıdanın gladyoları

Bir ülke ki üstünde gökyüzü, oksijeni, güneşi, havası, havasında azotu var, bir ülke ki altında verimli toprakları, suyu var. Bir ülke ki üretebilen köylüsü, çiftçisi, üreticisi var ve bunlar canlı hayvan üretmesini bilirler.Tüm bunlara rağmen canlı hayvan ithalatı yine var olacak ise o &

Çapar Kanat

Tüm bunlara rağmen canlı hayvan ithalatı yine var olacak ise o ülkenin gıda, tarım ve hayvancılığını resmi kurumlar değil gıdaya erişimi, gıdanın birincil üretiminin sürdürülebilirliğini, kendi ithalat kazançları uğruna yürütmek isteyen “gıdanın gladyocuları” yönetiyor demektir. “Gıdanın gladyocuları” sözüm sübjektif bir değerlendirme değildir. Hayvan sahiplerinden canlı hayvanı ucuza satın alıp tüketicilerin önüne eti aralarında anlaşarak pahalı getirerek, Rekabet Kurulu kararı ile maalesef küçük para cezalarına çarptırılanlar hakkında geçmişteki yazılarımı okuyanlar bu değerlendirmemin objektif olduğuna hükmedeceklerini umarım. Şimdi bunlar manipülasyona başladılar. 2010 yılının şubat-mart ayında gazetelerde “at eşek eti kesimi” haberlerini manşete çıkaranlar sınırlı süre ve miktarda Et ve Süt Kurumu (o zamanki adı ETK) kesilmiş et, kasaplık ve besilik canlı hayvan ithalatına başlatmışlardı. 2010 yılının temmuz ayına gelindiğinde et, canlı, hayvan ithalatçılarının yuvalandığı bir SİAD kuruluşunun kurucu başkanı basına yaptığı açıklamada ESK’nin  (EBK) sınırlı tonajda ithalat yapması ile et fiyatlarının düşürülemeyeceğini beyan etmişti. Beyandan öte lobicilik de yapması üzerine 2010 yılı ağustos ayında özel sektöre sınırsız tonajda ithalat yapılmasının yolu açılmıştı. 2013 yılı başlarında ithalatın durdurulduğu açıklanmış ise de gladyo türü oyunlar ile kamuoyu oluşturulup tekrar ithalatın önü şimdilerde açılmak isteniyor. Açılacak ithalatın yine hayvancılığımızı, üreticilerimizi vuracağı biliniyor.

ET İTHALATI GÜNDEMDEN ÇIKARILMALI

Olası ithalat ile ilgili görüşlerini Gıda Mühendisleri Odasına soralım dedik. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Petek Ataman’a “Son günlerde kasaplık canlı hayvan ithalatının başlatılacağı konusunda kamuoyu yaratılmaya çalışılması karşısında; gıdanın birincil üretimi olan canlı hayvan ‘üretimi’nin sürdürülebilirliğinde canlı hayvan ve/veya et ithalatı konusunda Odanızın görüşlerini  tarımsal üreticilere, kamuoyuna duyurmak isterim” şeklindeki sorumuzu yönelttik. “Biz oda olarak daima birincil üretime gereken önemin verilmesi gerektiğini; üreticinin üretimden kopmaması gerektiğini dile getiriyoruz. Gıda maddeleri stratejik ürünlerdir. Üretmek zorundayız. Ülkenin birçok yerine gitme ve bire bir görüşmeler yapma şansım oluyor. Bir zamanlar yoğun üretim yapan birçok yerde insanlar üretimden çekilmiş. Bu çok üzücü ve kabul edilemez bir durum.” “Et, süt gibi temel gıda maddelerini tümüyle serbest piyasa koşullarına mahkum etmek büyük sorunları beraberinde getirmektedir ne yazık ki. Bugüne kadar ithalat neden yapıldı? En önemli gerekçe olarak fiyatlar öne sürüldü. O dönemde de çözümün et ithalatı olmadığını; gerçek çözümün piyasadaki dengeleri oturtmaktan geçtiğini ve müdahale kurumu kurulmasının şart olduğunu söylemiştik. Üstelik bunu sadece ette değil, sütte de yapmak durumundaydık. Şimdi çok yeni de olsa bir müdahale kurumu var. Artık atılması gereken kimi adımları atmak daha kolay olacak. O zaman et ithalatı artık gündemde olmamalı. Tekrar vurgulamak lazım: üretmek ve üreticimizin bu zorlu işi hak ettiği refah içinde yapmasını sağlamak zorundayız. Başkaca bir çözüm yolu olmadığını düşünüyoruz.”

www.evrensel.net