Ya bize vurulan darbe?

Ya bize vurulan darbe?

Ergenekon davasında açıklanan karar, Hükümet tarafından olumlu karşılanırken, “faili meçhul” bırakılan cinayetlerin mağdurları, “ya bize indirilen darbeler” diyor. Ergenekon davasına müdahillik için başvuruda bulunan fakat reddedilen 1992’de öldürülen Kürt yazar Musa Anter’in oğlu Dicle Ante

Şerif Karataş

FIRAT’IN DOĞUSU YOK!

JİTEM davası iddianamesinde bunların ifade edildiğini anlatan Dicle Anter, “Dava başladığında da söylemiştim. Fırat’ın doğusuna dair bir şey yok diye.Yaşadığımız olaylara bakınca Kürtlere karşı suçlar olunca herkes hemfikir oluyor. Ergenekon’daki iddianamede Kürdistan’da işlenen suçlara dair herhangi bir şey yer almadı” dedi.

Hükümetin davayı bir hukuk davası olarak değil, siyasi dava olarak gördüğü sonucu çıktığına dikkat çeken Anter, “28 Şubat mağduru olma durumunu devam ettiriyor. Asıl acı çekenlerin durumuna dair bir şey yok. Kararı bizi tatmin etmedi” dedi.

Rojava’daki gelişmelere de değinen Anter,  medyanın failli meçhuller karşısındaki sessiz tutumununu da eleştirdi.

DERİN DEVLETLE HESAPLAŞMA YOK

Ergenekon’da yargılanan Veli Küçük, Levent Ersöz, Arif Doğan gibi isimlerin JİTEM davası kapsamındaki suçlara karıştıklarına dair belgelerin olduğunu ve iki dava arasında bir bağ olduğunu  söyleyen Elçi, soruşturmanın sadece tek yönlü yapılmasını eleştirdi.

Elçi, “Objektif olmuyor. Halka karşı işlenen bütün suçların eşit bir şekilde kovuşturulması gerekir” dedi.   Hukuk mücadelesini sürdüreceklerini anlatan Elçi, JİTEM davası, Cemal Temizöz, Musa Anter davalarının devam ettiğini hatırlatarak, bu davadaki dosyalara ilişkin gereken dayanışmayı da göstermeye devam edeceklerini belirtti. Sosyal barış için adil ve demokratik bir düzenin olması gerektiğine dikkat çeken Elçi, Fırat’ın batısının Fırat’ın doğusunda yaşananları doğru algılaması gerektiğini söyledi.

Elçi şöyle devam etti:  “Herkesin birbiriyle empati kurması gerekiyor. Diğerinin mağduriyetini hissetmesi ve algılaması gerekir. Burada yaşananlar algılanmadı. Haksızlığa karşı herkesin tepki göstermesi gerekiyor. Yaşananlar adil düzenin günü geldiğinde herkes için gerektiğini gösterdi. Bu dava sonuçlanmıştır. Türkiye bundan sonrası için daha duyarlı olmalı.”

AKP DERİN DEVLETLE ANLAŞTI

Yargılamanın hukuki olmadığını göstermelik bir dava olduğu söyleyen Fincancı, davaya dahillerin ve davanın seyrine bakıldığında cezalandırılanların öne sürülen kurbanlar olduğunu belirtti.

“Asıl suçları işleyen ve emir verilenler dahil edilmedi. Ciddi bir eksiklik vardı. Bizim davaya müdahil olmamızın nedeni de buydu. Fırat’ın doğusu ve batısında işlenen suçların gerçek faillerinin ortaya çıkmasını sağlamak içindi. Ne yazık ki birkaç celsenin sonunda avukatlarımızın soru sormaları da sınırlandırıldı. Biz de müdahillikten çekildik” diyen Fincancı, Ergenekon davasındaki gelişmelerde hukuksuzluğun görüldüğünü söyledi.

Davanın hukuksuzluk nedeniyle adalete olan duyguyu da sarstığını anlatan Fincancı, bunun nedeninin de gerçek sorumluların yargılanmaması olduğunu söyledi. Fincancı, hükümetin derin devletle hesaplaşmadığını derin devletle iş birliğine giderek, yoluna devam ettiğini belirtti. Geçmişte yaşanan failli meçhullerin, gözaltı kayıpları, işkence, insan kaçırma gibi durumlarının yaşanmaması temennisinde bulunan Fincancı, kaygılarını dile getirdi.


90’LI YILLAR SORUŞTURULMADI

Uluslararası Af Örgütü, Ergenekon davasındaki kararın ardından yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Ergenekon davasındaki kararın, arkasında soru işaretleri bıraktığı belirtilerek, ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu bir suç ağının parçası olmakla suçlanan Ergenekon sanıklarının, 1990’larda gerçekleşen insan hakları ihlalleri sebebiyle soruşturulmamış olması eleştirildi.


GEÇMİŞ OLSUN, HAYIRLI OLSUN!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın, Ergenekon davası sonrası yaptığı ‘Herkese geçmiş olsun’ değerlendirmesi, akıllara, Başbakan Erdoğan’ın Madımak Katliam davasının zaman aşımından düşmesi sonrasında yaptığı açıklamayı getirdi. Başbakan Erdoğan “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Arınç da Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında gazetecilerin sorusu üzerine, “Tabii herkese geçmiş olsun, öncelikle bir dava sonuçlandı. Ağır ceza mahkemesinin özel yetkiyle yaptığı soruşturma ve kovuşturmaya dayalı bir karar. Bu karar bir yargı kararı, yargıda anayasamızın ister 61 ister 1982 Anayasası olsun, 3 erkten biri olan yargıya ait bir karar. Bundan sonraki safhalar bildiğiniz gibi Yargıtaydaki temiz safhaları. Bugün verdiği kararla mahkeme dosyayı kapatmış oldu” değerlendirmesinde bulundu.


BAŞVURULAR REDDEDİLMİŞTİ

Ergenekon davasına müdahil olmak için Akın Birdal, Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, Vedat Aydın’ın eşi Şükran Aydın, Silopi’de kaybedilen Ebubekir Deniz ve Serdar Tanış’ın yakınları, Savaş Buldan’ın eşi Pervin Buldan ve Mehmet Sincar’ın eşi Cihan Sincar’ın başvuruları reddedilmişti. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net