Cinsel istismara müebbet de gelse hafızalardan silinmeyecek!

Cinsel istismara müebbet de gelse hafızalardan silinmeyecek!

E.A, N.K, G.H... Ardı ardına gelen cinsel istismar vakaları, bakanlık yetkililerini sonunda harekete geçirebildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığının cinsel suçlara ilişkin hazırladığı yeni düzenlemeyle cezaların arttırılması planlanıyor. Fatma Şahin’in Meclis açılır açılmaz uyg

Duygu Ayber / Gülşah İmrek

‘İSTİSMARI YARATAN KOŞULLAR ARAŞTIRILMALI’

İstanbul Barosu Çocuk Koruma Merkezi Avukatı Seda Akço:  

Peki çocuğa yönelik cinsel istismarın önlenmesi için esas olarak  yapılması gerekiyor? Şu anda çocuğa yönelik cinsel istismarı önlemeye yönelik ciddi hiç bir çalışma yok. Öncelikle çocukla çalışan meslek elemanlarının eğitilmesi, çocukların kendilerini koruma becerileri konusunda eğitilmesi, riski fark edecek bir erken uyarı sisteminin kurulması, danışma ve yardım hattı, sığınma evi gibi çocukların kendilerini tehlike altında hissettiklerinde sığınabilecekleri yerlerin oluşturulması gerekiyor.

Çocuğa Erken Tanıma ve Uyarı Sisteminden bahsediliyor...Nasıl bir sistem bu? Basına yansıyan şekli ile ÇETUS erken uyarı sistemi değildir. Belirlenmiş risk gruplarını kaydetmek ve izlemek ancak koruyucu müdahale kapsamında yapılabilecek tekrarları önleyebilecek bir hizmettir. Erken uyarı ise bütün topluma yönelik bir hizmettir. Amacı hakların kullanılmasını sağlamak ve riski gerçekleşmeden fark etmek ve önlemektir. Bu sosyal hizmet ve sosyal refah anlayışına dayalı bir hizmettir. Burada mesele asayiş değildir, dolayısıyla kullanılacak yöntemler de güvenlik ile ilgili değildir. Erken uyarı için en önemli konu çocukla çalışanların ihmal ve istismar konusunda bilgili olmaları, kendilerini sorumlu ve yetkili görmeleri, risk gördüklerinde destek alabilecekleri sosyal hizmet birimlerine ulaşabilir olmalarını sağlamaktır. Bir de çocuğun ailesi yanında korunması için ailenin desteklenmesini talep etme hakkına dayalı olarak eğitim, sağlık, beslenme, bakım vb. tüm ihtiyaçları konusunda ailenin desteklenmesine yönelik hizmetlerin yaygın biçimde (her çocuğa ulaşacak) şekilde sunulması gerekir.


YENİ DÜZENLEME NELER GETİRİYOR?

Cinsel suç cezalarının arttırılmasına ilişkin düzenlemeye göre; Basit taciz suçuna verilen 3 aydan 2 yıla kadar olan ceza, 4.5 aydan 3 yıla kadar artırılıyor. 2 ila 7 yıl aralığında olan cinsel saldırı suçunun cezası ise, 4 yıldan 10 yıla kadar çıkarılıyor. Nitelikli cinsel saldırı suçlarında 7 ile 12 yıl arasında hapis cezası da, 10 ila 20 yıl aralığına yükseltilirken, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçu ise, 3-8 yıl aralığından 6- 10 yıla çekiliyor. Tasarı ile yapılması planlanan diğer düzenlemeler ise şöyle: Çocuklarını zorla evlendiren anne ve babaya 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası geliyor Cezaların infaz oranlarında da değişiklik yapılıyor. Cinsel suç işleyenler aldıkları cezanın 4’te 3’nü yatacak. Cinsel tacizin posta, elektronik posta, İnternet ortamlarında teşhiri ve ya cep telefonu mesajları yoluyla işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılacak.


ÖRNEKLER FARKLI SONUÇ İSE AYNI...

Dünyada taciz, tecavüz ve cinsel istismara oldukça farklı cezalar uygulanıyor. Örneğin İran, Suudi Arabistan ve Mısır gibi islam ülkelerinde, cinsel suçların cezası idamla sonuçlanıyor. Alman Ceza Kanunu’na göre, hapis cezaları azami 15 yıla kadar verilebiliyor. Cinsel taciz ve tecavüz ölümle sonuçlandığı taktirde, ömür boyu hapis cezası veriliyor.    Şiddet, zorlama, tehdit ya da saldırı durumunda yapılan tüm eylemler “tecavüz” olarak tanımlanan Fransa’da, uygulanan ceza 15 yıl. Ağırlaştırıcı sebepler tespit edildiğinde ceza, 20 yıla kadar çıkabiliyor. Tecavüz, mağdurun ölümüne neden olursa 30 yıl hapis cezası verilebiliyor. İtalya’da ise, çocuklara yönelik cinsel istismar 1 ila 5 yıl arasında hapisle cezalandırılıyor. Ağırlaştırıcı sebeplerin varolması halinde ceza, yarı oranında arttırılıyor. Avrupa Birliği, Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hazırladığı ortak raporda İngiltere, İsveç, Yunanistan ve İspanya modelleri de inceleniyor.


ENSEST TANIMI İLK KEZ TCK’DE

Tasarı ile evlenme yasağı bulunan kişilere verilecek cezalar da Türk Ceza Kanunu’nda tanımlandı. Böylece, “ensest” tanımı ilk kez TCK’ye girecek ve enseste verilecek cezalar artırılacak. Cinsel saldırıya maruz kalan mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin rapor da istenmeyerek, mağdurun her seferinde olayı anlatmasından kaynaklanan travmanın sona ermesi öngörülüyor.


BAKAN ŞAHİN 128 DAVAYLA ÖVÜNÜYOR!


CEZAİ YAPTIRIM ÇÖZÜM DEĞİL

Gündem Çocuk Derneği Genel Sekreteri Ezgi Koman: Böyle bir düzenleme genel olarak olumlu elbette. Özellikle de ruh sağlığının bozulması şartının artık aranmayacak olması. Bugüne kadar insan hakları, çocuk ve kadın örgütleri, cinsel şiddetin zaten ruh sağlığını bozduğunu ve buna ilişkin rapora gerek kalmadan, bu yönde karar verilmesi gerekliliğini sık sık dile getirmişti. Cinsel istismarın sadece cezai önlemlerle sona ermesi ne yazık ki mümkün değil. Önleyici politikalara, uygulamalara ve en önemlisi “erkek” zihniyetinin devletin ve toplumun her kesiminde yok olmasına gereksinim var. Devletin milli eğitimcileri, kızlarla erkeklerin aynı merdivenden inmesinden “rahatsız” olduğunu belirttiği yerde, bu tür cezai önlemlerle çok da yol alınabileceğini düşünmüyorum. Çocuğa yönelik cinsel şiddet, toplumsal cinsiyet algısıyla, iktidar-güç ilişkileriyle doğrudan ilgili. Bu temelde çocuk özgürlükleri ve hakları olarak bir birey yerine, yetişkinlerin ya da devletin sahip olduğu bir nesne olarak görüldükçe, cinsel şiddetin sonlanması da ne yazık ki mümkün olmayacaktır. Bu yüzden cezai yaptırımın olması önemli ama, önleyici uygulamalar ve genel bir algı değişikliği olmadan her zaman eksik kalacaktır.


EK CEZALAR NEYİ KAPSIYOR?

Söz konusu düzenlemede getirilen bir başka yenilik ise, cezanın kalabalık içinde işlenen suçları da kapsaması. Buna göre, cinsel saldırı ve cinsel taciz suçunun, insanların bir arada toplu bulunmalarının sağladığı kolaylıktan (miting, yılbaşı kutlamaları, konser vs.) yararlanmaya çalışan bir kişi, cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesi halinde, daha çok hapis cezası alacak. TCK’nin 102. maddesine eklenen bu düzenlemeye göre, verilen cezalar yarı oranında artırılacak. Cinsel taciz, posta, elektronik posta, İnternet ortamlarında teşhir veya cep telefonu mesajları yoluyla işlenmesi durumunda verilecek ceza da, yarı oranında artırılacak. Söz konusu değişiklik için, TCK’nin 105’nci maddesine de cezaların arttırılmasına ilişkin hüküm eklenecek.


BAKANLIĞI NE HAREKETE GEÇİRDİ?


www.evrensel.net