‘Küçük Pencereli Evler’ Venedik’te

‘Küçük Pencereli Evler’ Venedik’te

Sinemamızın ‘dışarıdaki’ temsilcilerinden biri olan Bülent Öztürk’ün kısa filmi ‘Küçük Pencereli Evler’, bu yıl 70.si gerçekleştirilecek Venedik Film Festivali’nin ‘Orizzonti Kısa Film Bölümü’ne kabul edildi.Önceki gün başlayan festival 7 Eylül’e kadar d

Sinemamızın ‘dışarıdaki’ temsilcilerinden biri olan Bülent Öztürk’ün kısa filmi ‘Küçük Pencereli Evler’, bu yıl 70.si gerçekleştirilecek Venedik Film Festivali’nin ‘Orizzonti Kısa Film Bölümü’ne kabul edildi.

Önceki gün başlayan festival 7 Eylül’e kadar devam edecek. Film, festivalde yarışacak olmasının yanı sıra ilk kez dünya prömiyeri de yapılacak. ‘Küçük Pencereli Evler’, Türkiye’nin güneydoğusunda Kürt nüfusun yaşadığı kırsal bölgede işlenen bir namus cinayetinin sessiz ama bir o kadar da güçlü bir portresine soyunuyor. Filmde 22 yaşındaki evli bir kadın olan Dilan’ın komşu köydeki genç bir adama duyduğu yasak aşka karşılık ödediği bedel anlatılıyor. Bülent Öztürk ve Mizgin Müjde Arslan’ın senaryosunu birlikte yazdığı ‘Küçük Pencereli Evler’, Joke Schauvliege Flaman Kültür Bakanlığı Sinema Fonu’ndan alınan destekle, Hanne Phlypo’nun Clin d’oeil Films adlı firmasının yapımcılığında çekildi.  

Yönetmen Öztürk, bu ‘sert’ öyküyü anlatmaktaki amacının, Türkiye’de kadınların ‘namus cinayeti’ adı altında öldürülmelerine dikkat çekmek olduğunu belirtiyor. Bu acıyı şiirsel bir dille ele alan yapımda minimalizmin ve ıssızlığın hakim olduğu görüntülerle yaratılan sessizlik, hem bu trajedinin tüm dayanılmazlığı içinde gözler önüne serilmesine, hem de öykünün gerçekliğine katkı sağlıyor.

ÇOCUK EVLİLİKLERİNE DİKKAT ÇEKMEK İSTİYORUM

Öztürk, filme kaynaklık eden gelişmeleri şöyle aktarıyor: “2011 yılında ilk çalışmam ‘Beklemek’ belgeselini çekerken, 13 yaşında Eso adında bir kız çocuğuyla tanıştım. Diğer binlerce insan gibi Türkiye’nin doğusunda yaşanan depremin yarattığı olumsuz etkilerin üstesinden gelmeye çalışıyor, Erciş’te yıkıntıların arasında dolaşıp topladığı demir ve metalleri satıyordu. Çekimlerin üzerinden bir yıldan az bir süre geçmişti ki Eso’nun tanımadığı bir adamla evlendirileceği haberini aldım. Bu haber üzerimde bir çeşit duygusal deprem etkisi yarattı. Çünkü Eso daha bir çocuktu. 60 yıl önce Urfa’da yaşayan annemin başından da benzer şeyler geçmişti. Dört kişilik ekibimle birlikte annemin yaşamıyla ilgili bir belgesel yapmak için köyüme gittim. Çekimlerin beşinci gününe geldiğimizde annem duygusal olarak çok yaralanmıştı, geçmişi yeniden yaşamak ona çok zor geliyordu ve artık devam edemedi. Ben de kalan diğer beş günümüzde annemin öyküsünden esinlenerek öyküyü kurmaca olarak çekmeye karar verdim. ‘Küçük Pencereli Evler’in her yıl dünyada 5 binden fazla kadının ‘namus cinayeti’ adı altında öldürüldüğü ve kız çocuklarının küçük yaşta zorla evlendirildiği gerçeğine dikkat çekmesini umut ediyorum.”
 ‘Beklemek’, Öztürk’ün ilk önemli çıkışı oldu. Kısa filmi ‘Küçük Pencereli Evler’ Venedik’te seyirciyle buluşurken hali hazırda çekmeyi planladığı ve başrollerini Şevval Sam, Turgay Aydın ve Yetkin Dikinciler’in paylaşacağı, görüntü yönetmenliğini ise Barış Özbiçer’in üstleneceği ilk uzun metrajlı filmi “Mavi Sessizlik” için finansman arayışını sürdürüyor. 

KÜÇÜK PENCERELİ EVLER
Yönetmen: Bülent Öztürk
Senaryo: Bülent Öztürk & Mizgin Müjde Arslan
Yapımcı: Hanne Phlypo & Antoine Vermeesch
Görüntü Yönetmeni: Hadewych Cocquyt
Ses Mühendisi: Pol Vanlaer
Orijinal Müzik: Saïd Henareh
Kurgu: Pieter Smet, Jan Hameeuw & Bert Jacobs

(KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net